Kaos GL Dergi 104




Kullanıcı girişi


Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Haftanın Şugarı

"Eşcinsellere bu toplumda sürekli bi önyargı var. Ben bir eşcinsel arkadaşımla markette dolaşırken yanımızdan geçen insanların aşağılayıcı bakışlarına katlanamıyorum. Birşeyleri belli etmemeye, saklamaya zorluyorlar. Hâlbuki birşeyler saklandığında daha büyük zararlar sonradan ortaya çıkmıyor mu? İnsanlar eşcinsel olduğunu anladığı kişiye uzaylı gibi bakmasa, eşcinseller de herşeyini gizli kapaklı yaşamak zorunda kalmasa herkes için daha iyi olmaz mı?"

  • Popstar Alaturka yarışması birincisi Mehtap, Pelin Batu ve Harun Tekin'in sunduğu Kısa Devre programında isyanını dile getiriyor.

Diğer Şugarlar



Hukuk Hattı


Kaos GL Kitaplığı


İşçi Ağı


Açılmak



Dernek Üyeliği


Gönüllü Aranıyor!


Bülent Ersoy'la yaşamak

Müzik | Yorum

“Kendisi söylüyor, diyor ki, 'sekiz yıl oturmaktan altımdaki koltuk çöktü.' Bu garip durumun nedenini şimdiki kuşaklar bilmez. Sebebi Bülent Ersoy'un 1981'de geçirdiği cinsiyet değiştirme ameliyatıydı. O sırada Türkiye'de faşizan bir askeri rejim vardı.” Hasan Bülent Kahraman’ın kaleminden.

KAOS GL

Hasan Bülent Kahraman

Kendisi söylüyor, diyor ki, 'sekiz yıl oturmaktan altımdaki koltuk çöktü.' Bu garip durumun nedenini şimdiki kuşaklar bilmez. Sebebi Bülent Ersoy'un 1981'de geçirdiği cinsiyet değiştirme ameliyatıydı. O sırada Türkiye'de faşizan bir askeri rejim vardı.

Bir rejime direnmek

Tüm benzerleri gibi koyu, katı ve orta malı bir ahlak anlayışına dayanan, erkeksi bir kültürü toplumda egemen hale getirmeye çalışan 12 Eylül yönetimi Ersoy'un erkeklikten kadınlığa geçişini kabul etmedi. Onun kendi özgür iradesiyle seçtiği yeni cinsiyetini tanımadı. Yetinmedi, Ersoy'un sahneye çıkmasını engelledi. Bunun Türk toplumunun ahlakını bozacağına inandı.

Ersoy hakkını mahkemelerde aradı. 1988'de Medeni Kanun değişene kadar bir sonuç elde edemedi. O dönemde daha çok Almanya'da yaşadı. Nihayet yasa değişikliğiyle birlikte yeni nüfus cüzdanını edindi, Türkiye'ye döndü ve yeniden sahnelere çıkmaya başladı. Neredeyse otuz sene sonra bir kez daha Bülent Ersoy belli çevreler tarafından, bırakınız yargılanmayı, mahkum ediliyor. Bu, aradan bir kuşak geçse de bizim toplumumuzun ve toplumsal bilincimizin düzeyini göstermesi bakımından ilginçtir.

Zeki Müren-Bülent Ersoy

Bülent Ersoy'un 'devrimci' bir yanı olduğunu her zaman söyledim. ‘Kitle Kültürü Kitlelerin Afyonu’ isimli kitabımda onu Zeki Müren'le mukayese etmiştim. Zeki Müren, müziğin bu eşsiz sesi ve hanendesi, her zaman toplumdaki egemen, ikiyüzlü, ortalama ahlakın bir parçası olmayı benimsedi.

Zeki Müren bir eşcinseldi. Bir travestiydi. Ölene kadar kadın kılığında yaşadı. Fakat kendini erkek diye sunmaktan kaçınmadı. Toplum da aynı iki yüzlülükle onu 'paşa' diye tanımladı. Ölürken dahi bütün mirasını TSK (veya Mehmetçik) Vakfı'na bağışladı.

Oysa Bülent Ersoy kendi gerçeğini kabul etmenin ötesinde toplumun önüne serdi. Belki de en önemli 'devrim' olan insanın bedenine müdahalesini en uç noktaya götürdü. Cinsiyetini değiştirdi. Zeki Müren Çankaya'da Kenan Evren'in önünde eğilirken o, 12 Eylül'ün askeri rejimiyle didişmekten kaçınmadı. 1995'te yaptığı bir albümde Ezan okudu. Bu defa katı Müslümanların tepkisini topladı. Bir kadın olarak defalarca evlendi. Toplumun temel kabullerine zıt bir biçimde kendinden çok genç insanları eş olarak seçti. Ama onların ihanetini affetmedi. Ersoy'un bu davranışlarındaki dikkafalılık ve dik duruş bana göre bir erdemdir.

Zeki Müren güneşin altında pırıl pırıl parlayan Yunan (daha çok onun tekrarına ve taklidine dayalı Roma) sanatını çağrıştırıyor bana. Bizans ahlakıydı Zeki Müren. Bülent Ersoy ise her zaman karanlığı, meşum olanı, ölümü çağrıştıran, kediler, dehlizler, labirentler, mumyalar ile iç içe Mısır sanatı.

Ama şunu da belirteyim ki aynı Bülent Ersoy bir başka yanıyla toplumu 'okşamaktan' kaçınmadı. Yapmacık, ağdalı, yapay ve yanlış bir 'teşrifat dili'ni kullanıyor, örneğin. Müslümanlığını sürekli olarak vurguluyor. Popüler kültürün 'kiç' ile iç içe olan yanından kaçınmıyor. Aksine onu tahrik ediyor.

Nihayet bugün

Buna rağmen Ersoy bugün bir kez daha kimsenin edemediği bir sözü ediyor. 'Ölüm değil çözüm istiyorum' diyorum. Askerlik konusunda samimi fikrini dile getiriyor. Bütün bunlardan sonra Türkiye'de bir kesim onu mahkum, o da buna isyan ediyor. İsyanında onu haklı buluyorum. Onun bizatihi askere, askerliğe karşı olduğunu düşünenlere herhalde kargalar bile güler.

Sadece bu son olay değil; Ersoy'un hayatı boyunca yaşadığı ve toplumun gözlerinin önüne serdiği bunca hadiseden sonra söylenecek bir tek şey var: Türkiye onu değil, onun kimliğinde, kişiliğinde kendini yargılıyor. Ona kızıyormuş gibi görünüyor ama öfkesi kendine. Zeki Müren'in ikiyüzlü ahlakına alışmış bir toplum Ersoy'un aykırı ve doğru tutumu karşısında, sakladığı bir gerçek yüzüne vurulduğu için rahatsızlık hissediyor.

Ama ne yapalım, bazen bir toplumun vicdanı en ummadığınız bir kişidir.

Kaynak: Sabah, 1 Mart 2008

  • Konuyla ilgili haberler:

Bülent Ersoy TCK 318'lik Olunca

Bülent Ersoy cesur, Hüsrev Kutlu transfobik

Sürprizlerin divası! - Asu Maro

Mustafa Topaloğlu, Bülent Ersoy’dan özür dilemeli!

'Michael Jackson ne kadar siyahsa Bülent Ersoy o kadar transeksüel'

Bülent Ersoy, Baykal'a tazminat ödeyecek

Bülent Ersoy bebeğin geliri Kaos GL'ye

'Bülent Gelin'e de demokrasi gerek!

Alışmak... - Bekir Coşkun

yeni yorum ekle

PembeMor Haftasonu


Kadın Kadına Öykü


Kültür Merkezi Etkinlikleri - Ocak 09


Sağlık Çalışanları Anketi




50/50 Eşitlik



Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



LGBT Ünlüler


Madiledik!

"İnsanlığı homoseksüel davranışlardan kurtarmak yağmur ormanlarını kurtarmak kadar önemli"

  • Bir Noel konuşmasında eşcinsellere karşı şiddet uygulamayı meşrulaştıran Papa 16. Benediktus inançlı eşcinsel yok mu sanıyor acaba?

Diğer Madiler



LGBT Söyleşi


Kampüs Ağı


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Radyo Programı


Dosya: AşK


Linkler



Dernek Tüzüğü


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim