Kaos GL Dergi 103




Kullanıcı girişi


Dergi Satış Noktaları


Haftanın Şugarı

"İnsan hakları meselesi kolay hallolur diye düşünüyorsanız ben de size 'Önce eşcinsellerin problemlerini halletmeliyiz. Hani şu yoklarmış gibi saydıklarımızın' derim. Bana göre asıl bölücü olan eşcinselleri saymayanlar. Bunun başörtüsünden ne farkı var ki! Başörtülüler üniversiteye giremiyor. Eşcinseller ise hiçbir yere. İş bulamıyorlar, onlara yaratık gözüyle bakılıyor, arkadaşlık etmek bile ayıp karşılanıyor"

  • 2 sene öncesinin Hormonlu Domates sahibi Hülya Avşar günah çıkartıyor.

Diğer Şugarlar



Bize yazın!


Danışma Hattı




Hukuk Hattı


Kaos GL Kitaplığı


İşçi Ağı


Açılmak



Dernek Üyeliği


Gönüllü Aranıyor!


Kadın Kadına Öykü


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Cahit Külebi ve “Hikâye”si

Aşk

“Heteroseksüel bir aşk şiirinin öyküsünü radyoda canlı bile haykırabilirsin, ama bir erkekseniz ve başka bir erkek için birkaç güzel sözcük dizmişseniz, açıklayacak cesareti ancak ölüm döşeğinde bulabiliyorsunuz. Olsun varsın, her şeye rağmen Cahit Külebi’yi seviyorum ve hatta şimdi daha çok seviyorum. Sevgilime onun dizeleriyle sesleniyorum.”

KAOS GL

İbrahim

90’lı yıllarda Türk Edebiyatının ulu çınarlarından birini, Cahit Külebi’yi 90 küsur yaşında kaybettik. Yaşamlarının son demlerine yaklaşan insanları dinlemek, okumak hep ilgimi çekmiştir. Çok daha açık sözlü oluyorlar bu yaşlarda. Korkacakları, çekinecekleri, hesap verecekleri kalmıyor. Aziz Nesin ve “Bir Dinozorun Anıları”nın yazarı Minâ Urgan’ı hatırlayın. Hasta yatağındaki Cahit Külebi’yi doğrudan görüp dinleme imkânım olmadıysa da çok yakın dostum, bir fizyoterapist, Şair’in son günlerdeki tedavi programında görev almış ve karşılıklı hasbıhalleri olmuştu.

Büyük ozanın sevilen şiiri “Hikâye”nin pek bilinmeyen öyküsünü öğrendim böylece. Anımsayan birçok arkadaşımız çıkacaktır eminim.

Senin dudakların pembe

Ellerin beyaz,

Al tut ellerimi bebek

Tut biraz!

Benim doğduğum köylerde

Ceviz ağaçları yoktu,

Ben bu yüzden serinliğe

Hasretim

Okşa biraz!

Benim doğduğum köylerde

Buğday tarlaları yoktu,

Dağıt saçlarını bebek

Savur biraz!

…………

Benim doğduğum köylerde

Kuzey rüzgârları eserdi

Hep bu yüzden dudaklarım

Çatlaktır

Öp biraz!

…………

Kim bilir kaç heteroseksüel aşık derin derin düşünmüştür; hangi kadına, hangi kıza yazılmıştır bu dizeler diye.

Fizyoterapist kadın arkadaşım da böyle düşünmüş olmalı ki sorar şairimize: “Kimdi bu şanslı kadın, nasıl bir duygu tufanıdır bu satırları savuran?”. Külebi, içtenlikle yanıtlar: “Zannettiğin gibi değil kızım. Askerde bir arkadaşım köydeki nişanlısına yazdığı mektup için birkaç kıta istedi benden. Ben de yazdım işte biraz uzak köyleri, biraz da arkadaşımın dudaklarını düşünerek!”

Tabii ki tek örnek değil “Hikâye” şiiri. Heteroseksüel bir aşk şiirinin öyküsünü radyoda canlı bile haykırabilirsin, ama bir erkekseniz ve başka bir erkek için birkaç güzel sözcük dizmişseniz, açıklayacak cesareti ancak ölüm döşeğinde bulabiliyorsunuz.

Olsun varsın, her şeye rağmen Cahit Külebi’yi seviyorum ve hatta şimdi daha çok seviyorum. Sevgilime onun dizeleriyle sesleniyorum.

Söz Külebi’den açılmışken “Hasret” şiirinden iki kıtayı da tüm gey arkadaşlarımla paylaşmak istiyorum. Hem de küçük bir şirinlikle birlikte. Şiirin Özbekçesiyle birlikte. İspanya’nın Bask bölgesinden gelen bir gey turistin İstanbul’da Mefisto Kitabevi’nde Kaos GL’ye ulaştığını ve şu anda benimle mektup arkadaşı olduğunu düşünürsek sesimizin Özbekistan’a kadar gideceğini beklemek de abartılı olmaz. Kiril alfabesinden Latin alfabesine transkripsiyon tarafımdan yapılmıştır. Ancak Özbekçe’de dokuz ünlü ses için sadece beş harf kullanıldığından ünlü seslerin Türkçe’ye transferinde problem oluşmaktadır. Bu nedenle daha kolay anlaşılabilmesi için Farsça’ya daha yakın ve standart Özbekçe’nin temelini oluşturan Taşkent ağzı değil de Türkiye Türkçe’sine daha yatkın olan “Harezm” bölgesi ağzı esas alındı.

Cahit Külebi’nin “Hasret” şiiri. Türkçe ve Latin alfabesine transkripte edilmiş Özbekçe’siyle:

HASRET

Şimdi tarlalarda güneş vardır,

Karlar donmuştur otların ucunda,

Artık akşamları dinlenemem

Başım avuçlarında

Endi dalalarda kuyaş peydâ

Korlar yetmiştir otlarıng uçlarıda

Endi akşamları tinikmesmen men

Başım havuçlarıngda.

İçi korku dolu kış gecesi

Hiç yatağın yok mu sıcak!

Dağları dolduran kır çiçeği

Hangi rüzgârlar seni koklayacak!

İçi korkuv tolı kış kiçesi

Issık cayıng yokmu yatır!

Tağlarnı tuldırgan kır çeçeği

Kaysı şamallar seni oyğatar!

	

Kaynak: Kaos GL, Mayıs 1999, Sayı 57

yeni yorum ekle

Anket - Dergi&Web



Sağlık Çalışanları Anketi


KKM - Kasım 08




50/50 Eşitlik



Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Google Reklam


LGBT Ünlüler


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



Kampüs Ağı


Radyo Programı


Dosya: AşK


Dernek Tüzüğü


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim