Haftanın Şugarı

"İnsan hakları meselesi kolay hallolur diye düşünüyorsanız ben de size 'Önce eşcinsellerin problemlerini halletmeliyiz. Hani şu yoklarmış gibi saydıklarımızın' derim. Bana göre asıl bölücü olan eşcinselleri saymayanlar. Bunun başörtüsünden ne farkı var ki! Başörtülüler üniversiteye giremiyor. Eşcinseller ise hiçbir yere. İş bulamıyorlar, onlara yaratık gözüyle bakılıyor, arkadaşlık etmek bile ayıp karşılanıyor"

  • 2 sene öncesinin Hormonlu Domates sahibi Hülya Avşar günah çıkartıyor.

Diğer Şugarlar



Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


Muhabirimiz olur musun?


Gönüllü Aranıyor!


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Homofobi Karşıtı Buluşma-2007


Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Diğer Madiler


  • 2008

“‘Maya’sı belli, hatta değişmiş; üstelik klonlanmış gibi silikonlanmış dönmenin teki, kulvar değiştirip mayasını sergilemiş. Bağıraçağıra dikkat çektiği yerlerde koca avcılığına ara verip vatan için can veren şehitlere dil uzatmış. Başkalaşmış dilini keskin testereye döndürüp milleti doğramaya kalkışmış. Onun gibi ne dönekler, liboşlar, hainler ve kuyrukçular gördük biz. Akşam yatarken delikanlı sandığımız niceleri sabah kalktıklarında tanınmaz hale gelmişti! Ama, gücümüze giden asıl şey; silikonlu bir tencerenin kendisine bu kadar çok kapak bulabilmesi! Hani meşhur hikayedir: Adam, kafayı biraz bulunca şehrin en işlek meydanında haykırmış: - Ulan i...neler! Gelen geçenlerin tamamına yakını, ister istemez irkilerek bakmak zorunda kalınca da "Yahu, sandığımızdan da çokmuş be..." demiş. Bizimki de aynı hesap. Bir silikonlu nonoş eskisi konuştu, ne kadar godoş varsa avukatlığına soyundu. Allah hepsini ıslah eylesin. Daha ne diyelim!”

  • Eski MHP milletvekili Nazif Okumuş Takvim gazetesindeki köşesinde Bülent Ersoy'a saldırıyor… Biz yayımlamaya utandık, yazan kalem ne olmuştur…

“Bazı batı hayranları, bu çarpık ve sapık medeniyetin sadece maslahatını (iyi taraflarını, getirdiği iyilikleri) görmekte, kötülüklerine karşı hiçbir reaksiyon göstermemektedir. ‘Batı’nın, onun medeniyetinin bellibaşlı kötülükleri nelerdir? Bunları maddeler halinde çok açık ve seçik olarak sıralamak istiyorum. (…) (9) İffet denilen faziletin pabucunu dama atmıştır, eşcinselleri kiliselerde evlendirecek kadar pusulayı şaşırmıştır.”

  • Milli Gazete yazarlarından Mehmet Şevket Eygi, “Batı Medeniyetinin Otuz Dört Kötülüğü ve Ahlâksızlığı” başlıklı yazısından…

"İnsanların talepleri bitmez. Ama, devlet yönetiminde insanların her talebinin karşılanması mümkün olamaz. Anayasa değişikliği çalışmaları sırasında eşcinsellerin de talepleri oldu. Halen de geliyor. İstiyorlar diye verecek miyiz? Şu anki koşullarda mümkün değil, kamuoyu buna hazır değil."

  • AKP Milletvekili Burhan Kuzu’nun incileri de dökül dökül bitmiyor.
  • 2007

“İyi bir yönetmen olduğu sürece benim için oyunculukta sınır yok. Öpüşme sahnesiymiş, sevişme sahnesiymiş, tecavüzmüş farketmez. Sadece lezbiyeni oynayamam. O da ‘Biz söylemiştik’ demesinler diye.”

  • Eyşan Özhim sinemada da sınır tanımıyor!

"Bazı şeyleri ayırt edelim. Küpe kadınlar içindir. Erkek dediğin küpe takmaz. Kadınların süslenmek için kullandığı takıların erkeklerin kulaklarında ne işi var."

  • Yılların ekitemediği madisi Oktay Kaynarca.

"Erkeklerin çapkınlığı sizce normal değil mi? Çevrede o kadar çok rahat kız var ki. Erkekler için bu durum elinin kiri, erkek adam yapar durumu... Sonuçta insanlar gerçek aşkı yaşayana kadar bu mübah. Yapmalı demiyorum ama gelene de hayır diyen bir erkeğe gay derler. Ben biraz bu konularda tutucuyum, kendimi evleneceğim erkeğe saklıyorum. Ama başkaları benim gibi düşünmüyor diye de yargılamam."

  • Muhabirin “Emre Kütük gibi ünlü bir playboy ile birliktesin. Korkuların olmadı mı?” sorusuna sunucu, dizi oyuncusu, designer (vallahi kendi tanımı) Bade İşçil bu yanıtı veriyor. İşçil söyleşide “Ben biraz feministim galiba. Bunları konuşurken bile domates gibi kızarıyorum” da diyor!..

"Öyle bir tercihim olsaydı tabi ki söylemezdim. Ama lezbiyen olanlar zaten bellidir. İnsanlar seçimlerini bir şekilde ortaya koyup, gösteriyor. Bunun için çıkıp bağırman gerekmiyor. Benim hayatımda bir erkek arkadaşım var ve daha önce de evliydim. Zaten lezbiyenlerin tipi bellidir. Davranışları, giyimleriyle kendilerini belli ederler. Yanlarında ’sevgilim’diye karşı cinsten birini göstermezler. Ayrıca insan hayatta ne zaman nerede nasıl yaşayacağını bilemez. Bir anda katil de olabiliriz, lezbiyen de... Sen şimdi o gazeteye “Ben lezbiyen değilim” diye yazarsan yanlış olur. “Ben lezbiyenim” diye yazarsan da yanlış olur. O bir bayrak açmadır. 1 saat sonra ne olacağımız belli değil. (“Şimdi erkeklerden hoşlanıyorum ama ileride ne olacağı belli olmaz” mı diyorsunuz? sorusuna ise) Evet, her an karşıma çok hoş bir kadın çıkabilir. Ben Mevlana’ya Sofizim’e inanıyorum. Aşk her şeyin içindedir. Platonik olarak bir çocuğa, bir lambaya, bir çiçeğe aşık olup haftalarca onu düşünebilirim. Bir gün bir kadına aşık olabilirim ama lezbiyen olmam.

  • Lezbiyen olmaktan ödü kopan manken Eyşan Özhim.

"Ali Poyrazoğlu'nun oyunları genelde eşcinsellik üzerine, hatta eşcinsellik propagandası yapan oyunlardır. Poyrazoğlu 'Oğlum çiçek açtı' diye bir oyun oynuyordu ve 'Salondaki üç kişiden birisi eşcinseldir' deyince salon ayaklanıyordu. 'Çılgınlar Kulübü' gibi gene eşcinsellik kokan oyunlar oynadı. İki de bir kadın rolünde oynaması, bu kadınlığı sokaklara hatta saygın bir ödül törenine taşıyor olması onun meseleye nasıl yaklaştığını gösteriyor."

  • Levent Kırca tiyatroyu pornografiyle karıştırmaya devam ediyor.

“Tuğba farklı bir klip çekmek istediğini söyleyince kabul ettim. Bu iş için de tek kuruş almadım. Ayrıca birçok oyuncu bu rolleri canlandırıyor. Özel hayatımda lezbiyen değilim. Ama tek korkum klipten sonra lezbiyenlerin bana yönelmesi”

  • Tuğba Ekinci'nin 'Boynuz' klibinde "lezbiyeni oynayan" Nazlı Tanrıkulu. Ne diyelim, korku ruhu kemirir.

"Perşembe gecesi saat 23.45’te televizyon kanalları arasında dolaşıyordum ki, kulağıma gelen garip cümlelerle kalakaldım. Tv8’de yayınlanan Kusursuz adlı filmde bir travesti; kapısına dayandığı bir erkekten arsızca aşk dileniyordu. Şöyle yap, bunu hissettir türünden sözcüklerle, size iletemeyeceğim cümlelerle... Saat erken değildi ama cümleler korkunçtu, erotik ötesi porno filmlerde rastlanacak türdendi. Böyle konuşmalar filmlerde olabilir ama televizyon farklıdır, çoluk çocuk ekran başına geçip film izler, hele Türkiye sıcaktan yanarken, insanları uyku tutmazken... Sansür kavramına hep karşı çıktım ama bu filme bakarken geçmişte TRT’nin uyguladığı denetimleri düşündüm, meğer gerekliymiş. Televizyonlar kendilerini kontrol edemeyince devreye RTÜK girmeli ama hangi RTÜK? Denetimden geçtim, o cümleler yayınlanırken “bip” sesi de mi konamazdı, konsaydı Robert De Niro’nun filmine leke mi sürülecekti?"

  • Tercüman gazetesinden Tuna Serim.

"Yumuşak G. Ki kendileri, Türkiye'nin en çok tartışılan konularından birisidir. Ne zaman hak, hukuk, adalet olsa herkes bu yumuşak kesimin desteğidir. Alfabeyi ezbere bimeyenler bile bu konu üzerinde bol bol düşünmüş, söyleyecek sözlerini biriktirmiştir... Zaten önceki gün Beyoğlu'nda düzenlenen Eşcinseller Yürüyüşü'ne, şehitler için yapılan mitinglerden daha fazla katılım olması da milletin hangi konuda daha çok kafa yorduğunun göstergesidir."

  • Takvim gazetesinden Hilal Bayraktar.

“Durduk yere bana ‘Kadınsı görünüme sahip oldu’ demeye başladılar. Bu ne demek? Bana direkt gey mi demek istiyorsun? O zaman sensin gey... Yürekli ol, açık açık yaz ya da aç bana sor. Beni küçük düşürmeye ne hakkın var? Geçen sene beni yerden yere vurdular. Göz torbalarımı, yağlarımı aldırmışım. Ben it gibi spor salonlarında çalışıyorum. Bu kadar ağır yazıları hak etmiyorum ya!”

  • Özcan Deniz. Susma hakkımızı kullanmak istiyoruz.

"Eşcinsel modacılar kadının güzel olmasına dayanamıyor, kadını kadınlıktan çıkarıyor."

  • Türkiye'de manken Eylem Şenkal.

"Bir doktor olarak onları anlıyorum. Bu bir hastalıktır. Sanat adına eşcinselliği meşrulaştırmak doğru değil. Bu halk böyle şeyler istemez. 100 kişiye sorsanız belki içinden bir kişi olumlu bakabilir."

  • Dünyayı kurtaran adam Cüneyt Arkın.

“Meclis'te eşcinsel olmadığı ne malum? Nereden bileceksiniz bunu. Bu tip şeyler çok gözönünde yaşanmaz. Şarkıcıdan, artiste, işadamına kadar cinsel tercihi farklı olup da bunu kendi içinde yaşayan bir sürü insan var... Neden Meclis'te de böyle insanlar olmasın ki... O insanların özel hayatını nereden bileceksiniz?.. Ayrıca bunun gizli kalması daha iyi... Bizim vekiller sadece ve sadece erkek olmalı. Kadını kadın, erkeği erkek olmalı. Eşcinsel olanlar da saklamalı. Çünkü biz toplum olarak Amerika ve Avrupa'dan çok farklıyız. Onlar bu konularda çok rahat davranabiliyorlar. Biz bir takım duyguları bastıran bir toplumuz böyle olması bence daha iyi."

  • Tuğba Özay. Türkiye’de Manken.

“Dünya Bankası başkanları sık sık gezmezler ama Wolfowitz sürekli Türkiye'ye geliyor. Mutlaka homoseksüeldir demek istemiyorum ama Dünya Bankası kalkınma örgütü, kalkınmaya yardım eder. Ülkelerin sanayisine barajına yardım eder. İstanbul dünya homoseksüel krallığına göre yıldız bir homoseksüel kent oluyormuş, onun için mi buraya geliyor diyoruz. Gazeteci varsa dünyada ve Dünya Bankası Türkiye'deki homoseksüellere yardım ediyorsa ve ikide bir Türkiye'ye geliyorsa bilgi kabilinden vermeleri gerekir.”

  • Prof. Yalçın Küçük, Dünya Bankası'nın KAOS GL Derneği’ne maddi yardım yapması haberini kendince yorumluyor. Küçük, Wolfowitz’i niye bu kadar yakından izliyor, merak ediyor insan. Yoksa o ….? paronaya monamor!!!

"Kimse kusura bakmasın, "Diva-miva" anlamam! Bülent Ersoy'u ekranda görmeye midem dayanmıyor. Sanki bir "yaratık" seyrediyormuşum gibi geliyor? Ekranda "gay"imsi şarkıcı adaylarıyla aşk yaşamaya çalışıyor. Bütün Türkiye bunu seyrediyor! Kavgalar ediyor, ağzından kaçanların sınırı yok! "Hadi RTÜK göreve, yasakla bu yaratığı" naraları atacak değilim. Yasaklara karşıyım! Ama o zaman ekrandan yasaklanan Safiye Soyman ile Faik'in günahı neydi? Semra Hanım'ın günahı neydi? Ahu Tuğba'nın günahı neydi? Gelin sorumun yanıtını verin: Bülent Ersoy, yukarıdaki isimlerden daha mı az zararlı?"

  • Hakan Aygün, Bugün gazetesindeki köşesinden sesleniyor. İyi ki yasağa karşıyız biz de. Yoksa ‘birisi yasaklasa bu yaratığı’ naraları atabilirdik.

“Bülent Hanım evleniyormuş; hayırlı olsun. Ancak toplumumuza aykırı bir ilişki. Ben kendi oğlum olsa bunu istemem. Anne olarak taraf kalamıyorsun bu konuda!”

  • Toplumun ahlaklı gülü ve bülbülü Hülya Avşar

"Bir okurum diyor ki: ‘Ben 25 yaşında bir erkeğim. Ama kendi cinsimden hoşlanıyorum. Bu durumdan kurtulmak için ne yapmalıyım.’ Cevabım şu: Kendi cinsinle yaşamak edepsizlik ve Lutçuluktur. Lut kavmi, bu yüzden helâk olmuştur. Bu kavmin öyküsünü Kur'ân'dan oku. İçinden gelen dürtüye engel olabilirsin. İnsan dünyaya ruhunu geliştirmek için geldi. Ruhu geliştirecek olan da sadece ibadettir.”

  • Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof. Dr. Süleyman Ateş’i kim dürttüyse buraya geleeee?
  • 2006

"Bana konser boyunca eşlik edebilirsiniz. Ama sahneye eşlik etmek için sadece kadınlar çıksın. Çünkü cinsel tercihimle ilgili spekülasyonlar var. Erkekler sahneye çıkarsa dedikodulara neden olabiliriz."

  • Özcan Deniz 6. hissini konuşturuyor yine: "Ay siii gey pipılllll"

"Bülent Bey, assalar sana 'hanım' demem! Ben Allah'ın yarattığı şekliyle seslenirim, Allah erkek dünyaya getirmiş öyle gidecektir!"

  • Mustafa Topaloğlu, Bülent Ersoy’a uzaydan sesleniyor. Mars’ta bile su bulundu ama…

"Bir zamanlar her aktörün yolu Arzu Yanardağ'dan geçiyordu. Benim de geçmiştir"

  • 'Oyuncu' Tolga Karel.

"Sanki ben çok ünlü bir yapımcıymışım da yatağıma girmeyen oyuncu kalmamış. Niye böyle bir iddiada bulunuyor anlamadım. Tolga Karel zaten gey bir insan. Zaten kadınlarla ilişkiye girmiyor. Bu şekilde geyliğini örtmeye çalışıyor. Normal bir erkek değil. Hatta erkek değil. Sanırım cinsel tercihinden dolayı kendini kötü hissetmiş, belki yaptıklarından utanmış."

  • Tolga Karel'in tüyler ürperten sözüne yanıt veren Arzu Yanardağ da başka türlü irkiltiyor.

"Özcan'la 1-2 senedir görüşmüyoruz ama daha önceden çok iyi arkadaş olduğumuz için öyle bir şey söz konusu olamaz. Aslında kadının dedikleri ilginç. Senin 3–4 tane sevgilin olacak ve bakireyim diyeceksin. Eğer o bakire ise bende bakirim."

  • Tüm zamanların madisi Alişan 'biseksüel Özcan' tartışmasına noktayı koyuyor.

“Benim biriyle ahbaplık etmemin şartı dürüstlüktür. Eşcinsellerle ahbaplığı sevmem. Orasını burasını kestirip E-5'e çıkanları kast ediyorum.”

  • Seyfi Dursunoğlu; nam-ı diğer Huysuz Virjin “dürüstçe" konuşursa...

"Bursa evliyalar ve padişahlar şehridir. Böyle toplum dışı insanların yürüyüşlerine sahne olacak kadar adının kirleneceği ve kirlenmeyi hak ettiği bir şehir değildir. Kesinlikle engel olacağız. Bu yürüyüş için kanuni yönden belki bir şey yapılamamıştır. Ama toplumsal açıdan bizler bunun karşısında olacağız ve gerçekleşmesini engelleyeceğiz. Bursa böyle kimliği belirsiz lanet insanların cirit atacağı bir şehir değildir.”

  • Bursasporlu Esnaf ve Sanatkarlar Derneğinin Başkanı Fevzinur Dündar'a "Padişahım çok yaşa" demek istiyoruz!

"Arkadaşlarla birlikte bir çıplaklar plajına gittik. Aramızda kızlar da vardı, ancak onlar karenin dışında kaldı. Her halde Türkiye'de böyle şeylerden hoşlanırlar, bilmem... Resimler yayınlandıktan sonra hemen basın toplantısı düzenleyip 'tamam, homoseksüelim, madem ki böyle hoşunuza gidiyorsa' dedim. Homoseksüeller, çocuklukta yaşadıkları sorunlar yüzünden öyleler ama bu insanlar psikanalizle kendilerini düzeltebilirler."

  • Tarkan, psikanalizden sonra bu kadar ‘düzelebildi’.

"Geçenlerde Hemingway'in İhtiyar Balıkçı ve Deniz'i izledim. Adam büyük bir kılıç balığı yakalıyor ama sahile getirinceye kadar köpekbalıkları yakaladığı balığı yiyorlar, iskeleti kalıyor. Başarı böyle bir şey. Büyük balığı yakalarsanız, hiç işi olmayan başka balıklar siz işin tadını çıkaramadan başarınızı yemeye başlarlar. Sizin de elinizde balığın kılçığı kalır. O yüzden ben eleştirilere alıştım artık."

  • Özcan Deniz, "başarısını kıskanıp" ona eşcinsel diyenlerin hasedini Hemingway'in özlü kitabıyla, pardon, filmiyle açıklamaya çalışıyor.

"Ben de hazır değilim, Türkiye de benim küpeme hazır değil." (Gülüyor)

  • Özcan Deniz "Niye takmadınız?" sorusuna yanıt veriyor. Deniz'in küpe takmasına hangi ülke hazır olabilir ki!

"Ben o konuyu cevaplamaya çalıştıkça, konu saçma sapan büyüyor. Bunu ispatlamak mümkün mü? Ortaya bir iddia atıyorlar o kadar. Bir de hassas bir konu iki ucu şekerli değnek. Gay'lerin de rencide olmayacağı bir cevap vermek lazım, çıkıp maço bir laf edeceğim garip olacak. Hadi herkes memnun olacaksa buradan cevap vereyim "Ben eşcinsel değilim" Daha ötesinde ne diyebilirim?"

  • Özcan Deniz "Sizin için eşcinsel dedikoduları da yapıldı. Var mı aslı astarı?" sorusuna yanıt veriyor. Deniz'i tanıdığımıza biz de çok memnun olduk.

“Dünya’da uyuşturucu, esrar gibi maddelerin kullanımı hızla yayılıyor. Aile değerleri yok ediliyor. Fuhuş, artık normal bir şey gibi gösteriliyor. Türkiye’de bile zina serbest hale getirildi. Aile kurumu çökmektedir. Özellikle AB’de boşanma oranı 70’in üzerindedir. Evlilik artık bir sözleşme gibi yapılmaktadır. Yine AB’de gay ve lez evlilikler serbest hale geldi. AB, bu hükümet zamanında bu evliliklerin serbest hale getirilmesini isteyecektir. Bütün dünya insanları büyük bir buhranın içerisindedir. Birçok insani temeller unutuldu”

  • Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı “Prof. Dr.” Numan Kurtulmuş

Kültür Bakanlığı Film Sansür Kurulu

  • Pedro Almodovar'ın yönettiği 'La Ley Del Deseo / Arzunun Kanunu' filminin DVD'de yayımlanmasına izin vermediği ve 'Bad Education / Kötü Eğitim' filmindeki oral seks sahnesini DVD'de yasakladığı için. Peki şimdi sırada ne var? DVD oynatıcıların toplatılması mı?

“Yok, böyle bir şey duymadım. Bizim yakın çerçevede bayanlarla kampımız veya beraberliğimiz olmadı. Bu yüzden, böyle bir atmosferi yaşamadık. Bu tarz ciddi bulgular varsa, devletin belli kanalları bunun cezasını verecektir. Bakanlık ve Genel Müdürlük buna asla müsaade etmez. Spora gölge düşürmek amaçlı hareket yapmanın da mantığı yok”

  • Milli güreşçi Hamza Yelikaya, Haftalık dergisinin "Siz çevrenizde güreşte lezbiyenlik yaşandığı hakkında dedikodular duydunuz mu?" sorusuna şaşkınlıkla yanıt veriyor.

“Kadın kılığında gezen eşcinsel erkekler biliriz. Ben vaktiyle, kolunda çantasıyla böyle bir köy delikanlısı görmüştüm tünelde. İrkildiğimi hatırlıyorum. Huysuz Virjin'in çok duyarlı, zeki, büyükşehirli tavrı, daha ilk gördüğümüzde, aramızda bir mesafe bırakmayacak kadar bildik, tanıdık gelmiş olmalı. Onu hemen hiç yadırgamadık. Bağdaşmakta ne Seyfi Bey, ne biz seyircileri güçlük çektik.”

  • 'Televizyon Makinası' starı Hakkı Devrim’in irkilten yorumu.

“Sen kırık mısın? Cinsel tercihin ne?”

  • Atilla Taş'ı başımıza musallat eden Popstar jürisi Doktor Erol Köse canlı yayında yarışmacıya soruyor.)

“Böyle bir film gösterime girdiği takdirde ‘önüne konulan her şeyi entelektüellik ve sanat adına kabullenen’ cici bir çocuk olmayacağım. Aksine, bu sayfada kitlesel protestoları bizzat yönlendirip organize edeceğim. Dünya bu denli kirli bir yer haline gelmişken, benim için ‘sanat’ da ‘sinema’ da bir yere kadar var.”

  • (Yeni Şafak gazetesinin ‘sinema yazarı’(!) Ali Murat Güven, Brokeback Dağı’na karşı!)

“Sonuçta, bir düzine kadar insana verdiği dehşetengiz zararların yanı sıra, kendisini de ömrünü çaldığı partnerini de adım adım mahvediyor Jack. Film ise onu bu tutumundan dolayı bir an için bile ‘yargılamıyor’. Varsa yoksa ‘sevgililerin kavuşamaması’ sorunsalından beslenen, ahlaki temelleri çürük bir hüzün duygusuna oynama çabası...”

  • Yeni Şafak gazetesinin ‘sinema yazarı’(!) Ali Murat Güven hala Brokeback Dağı’nı anlatıyor!)

“Rahmetli Baki, Türk basınının kalemi en kuvvetli adamlarından biriydi ve evinde cinsel partneri tarafından paramparça edilmiş vaziyette bulundu. Oysa daha sağlıklı bir cinsel tercihe sahip olsaydı, bizler de onu bu sarmalın içinde yalnız bırakmasaydık, gelecekte birbirinden güzel yazılar kaleme alıyor olacaktı. Ama yapamadık. Yitip gidişini izlemekle yetindik ve o da sonunda yitip gitti.”

  • (Ali Murat Güven, eski dostu Baki Koşar’ın ruhunu şad ediyor!)

“Daha henüz normal düzlemde bir cinselliği bile doğru düzgün yaşama fırsatı bulamamış sorunlu bir topluma böylesine kışkırtıcı bir filmi sunmanın vebalini, inanın ki sırtınızdan öyle kolay kolay atamazsınız.”

  • (Ali Murat Güven’in Warner Bros’a ikinci seslenişi!)

“Bu insanların ruhsal dünyalarında dehşetli bir trajedi yaşadığına hiç kuşku yok. İçinde yüzdükleri o kirli hayat tarzı karşısında derin bir tiksinti ve tepki duymamız, insan ve Müslüman olarak bu trajediyi kabullenmemize bir engel teşkil etmiyor. Hele de onlara hem müşteri olmaya kalkışıp hem de fiyatta anlaşamadığı için sonradan para öderken oyunbozanlık yapan ikiyüzlü çakalların tarafını asla tutacak değilim. Al birini, vur ötekine.”

  • (Biz Ali Murat Güven’i alıp kimlere vursak acaba?)

“Bir tek genç insanı bile anasından doğduğu anki özgün ruhsal kimliğine kavuşturmayı başaran uzmanların kalbimde birer din bilgesi kadar yüksek değerleri var. Çünkü o insanlar, attıkları bu adımla gelecekte yaşanması muhtemel öylesine çok sayıda kötülüğü engelliyorlar ki!”

  • (İmza: Ali Murat Güven!)

“Bu ‘özgür’ toplum, Avrupa kıtasında ‘porno’yu ve eşcinsel evlilikleri yasalarla serbest bırakan ilk ülke olmanın kirli onurunu da taşır aynı zamanda. Mahremiyetin her türüne savaş açmış bir sistemden farklı bir tutum da beklenemezdi zaten.”

  • (Ali Murat Güven’in Danimarka Maceraları-2)

“Hele de ülkedeki homo ve lezbiyen sayısının boyutlarına şöyle bir göz atınca, Kopenhag yönetiminin muhtemel bir ‘İslam göçü’nden neden bu denli korktuğunu anlamak için müneccim olmaya hiç gerek yok.”

  • (Ali Murat Güven’in Danimarka Maceraları-3)

“ETS Tur ortaklığı Atlasjet Yunan adaları Mikanos ve San Torini’ye doğrudan sefere başlama kararı almış. Mikanos’a ilk uçuş geçen haftaydı. Büyük merak içinde kalktım gittim. Nasıl merak etmem! Yıllardır Mikanos ‘Akdeniz’deki eşcinsel başkenti’ olarak pazarlanıyor. Hemen yanlış anlamayın. Ne eşcinsellikle, ne de eşcinsellerle ilgili büyük bir merakım var. Hiçbir ayrımcılık yapmadan her cinsle konuşur, görüşür, iletişim kurarım. Büyük merakım işin pazarlama yanı. ‘Mikanos’un havasında, suyunda, toprağında ne var eşcinselleri çeken?’ gibi sorular...”

  • Ali Atıf Bir’i yanlış anlamayın. Onunkisi meraktan...

“Bu ödülü vermeyi onların gözü yer ama bu ödülü almayı benim gözüm yemez!”

  • Erman Toroğlu, Lambdaistanbul’un kendisine layık gördüğü Hormonlu Domates Ödülü karşısında duygulanarak…

'Milli sporumuzun onursuz bir şekilde anılmasına dayanamıyorum, 'gay' tartışmalarıyla da onurumuzla oynanıyor.''

  • Kırkpınar başpehlivanlarından Korkutelili Cengiz Elbeye, 645'inci Tarihi Kırkpınar Güreşleri'nde Fatih Ürek'in 'Ağalığa aday olması'na tepki gösterdi.

"644. Kırkpınar Şenlikleri bu sene, 20- 26 Haziran tarihinde yine yapılacak. Türkiye'nin dört bir yanından pehlivanlar gelecek, er meydanında güreşecek. Sevgili okurlar, pehlivan, önemli bir kelimedir. Kökeni Farsça olup yürekli, cesur anlamındadır. Selçuklular zamanında da kahramanlık gösteren savaşçılara pehlivan denirmiş. Türk halkı da pehlivanlara, yiğitlikleri ve karakterleri için saygı gösterir el üstünde tutar. Pehlivan deyince, aklımıza, Kurtdereli Halil'ler, Kel Aliço'lar, Koca Yusuf'lar, Atçalı Kel Mehmet'ler ve daha niceleri gelir. O yiğitler kulampara ve oğlancı mıydı ki, şimdi Fatih Ürek Kırkpınar Ağalığı'na soyundu?"

  • Meriç Köyatası

“Benim oyunculukta kurallarım var. Asla bu tür rolleri oynamam ama yapanı da eleştirmem. Benim annem, babam kızkardeşim, bir karım ve çocuğum var. Ben ailemi zor duruma düşürmem. Neden onlara böyle bir acı yaşatayam ki. Neden o tür resimleri gazetede görüp üzülsünler. Onların yetişme tarzı bu değil. Türkiye'nin bakış acısı da böyle değil, ülkemiz henüz öyle bir sanatsal bakış açısına erişmedi. Türkiye'de hala cinsel açlık var. Benim ailem ve karımın ailesi böyle bir durumu kaldıramaz, ailemin ve çevremin kaldıramadığı bir şeyi ben de kaldıramam. Bu tarz rolleri kaldırabilen varsa yapsın, yapanı da takdir ederim. Garsonu oynayayayım, kedi köpek oynayayım ama asla bir gay'i bana kimse oynatamaz.”

  • "Köpek" adlı dizinin oyuncusu Erkan Petekkaya kimseye ‘acı yaşatmak’ istemiyor.

“Tabii ki olur, çünkü benim de kurallarım var. Mesela ben etek giymem, asla bir eşcinsel rolünde olmam. Bana ters gelir ama yapanlara da saygım sonsuz.”

  • “Oyunculuğa ısınırsanız, oynama dediğiniz bir rol olur mu?” sorusuna ‘oyuncu’ Doğuş’un verdiği yanıt.

yeni yorum ekle

REZİLLİK BAŞKA BİŞİ DİĞİLLLL
Submitted by Anonim on Salı, 18 Mart, 2008 - 02:43

BU SİTEYİ RASTLANTI OLARAK GÖRDÜM. ÇOK DİKKATIMI CEKTİ...BU YORUMLARI YAZAN KİŞİLERİN KASTEDDİĞİ ANTİ GAY YORUMLAR..RESMEN REZİLLİK..BU MU SİZİN ÜNLÜ VE KÜLTÜRLÜ DEDİĞİNİZ İNSANLARIN DURUMU. TÜRKİYEDE BU KİŞİLERİ SOKAKTA GÖRSEM SURATLARINA BİLE BAKMAM...BUNLAR TR DE ÜNLÜ DIŞARDA BUNLARIN SURATLARINA BAKMAZLAR..BEN SİZİN ÇOK ÜNLÜ DEDİĞİNİZ Bİ POP SANATÇINIZIN ARKASINDA 5 GAZETECİYLE UK DE GEZERKEN GÖRDÜM. MILLET SURATINA BAKMIOO..GUYA UK ÇIKARTMASI DİE GASTELERE ÇIKMIŞ...BU ADAMLAR EĞİTİMSİZ...

cevapla


genç kız hülya avşar
Submitted by Anonim on Çarşamba, 26 Eylül, 2007 - 03:23

hala türkiyenin en güzeli olduğunu sanan, kocasını ele kaptırınca konserlerinde ve tv proğramlarında emre aydın'ın yapma dokunma kim dokunduysa sana (.....) şarkılarını avaz avaz çığırırken itinayla kulaklarımızı paslandıran hatun ufkunu genişlet. dünyada siyah ile beyaz yok sadece.... yok ise de kime ne milletin yorganının altından. yılın madisi...

cevapla


huysuz virjin
Submitted by Anonim on Çarşamba, 26 Eylül, 2007 - 03:18

ay huysuz virjin gay mısın travesti misin, hatta geylikle travestilik arasındaki çizgideyken bunları konuşman hemcinslerinden çok kendine olan saygına AYIP.

cevapla


SACMA SAPAN SANATCI GOZUKENLERE INAT SANKI O
Submitted by Anonim on Çarşamba, 31 Ocak, 2007 - 19:14

Arkadaşlar sanat, o aşk denılen ulvi kelimeyi estetik bir tarzla nağmelere döküp yüreğinin sesi ile birleştirip karşıdaki insana haz aldırmaktır. ERSIN FAIKZADE NIN SESINI COK TAKDIR ETTIM.KULTURLU BIR GENC. 2 KELIMEYI BIR ARAYA GETIREMEYEN ESCINSELLIGE,GEYLIGE TAKILI KALAN BU SANATCI GORUNUMLU KISILERDEN COK SIKILDIM ARTIK. http://youtube.com/watch?v=yiB7GYDBGrY

cevapla


...
Submitted by Anonim on Çarşamba, 22 Ağustos, 2007 - 15:54

merhaba arkadaslar, hepsi birbirinden madi tabi ki ama beni en cok üzen ve sinirlendiren sevgili büyükkk oyuncu dogusun ki oldu. hem escinsellige hem oyunculuga... oyunculuk öyle bişey ki sahnede baslar hayat boyu ilk anki heyecanla devam eder... bunu bılmeyen sanatcı kimligi altında ve bu sözüde bu kadar degerini düşürecek sekılde üstünde tasıyan tiplerle ugrasmak zorunda kalıoruz...

cevapla


tarkan
Submitted by Anonim on Cumartesi, 5 Nisan, 2008 - 00:13

tarkan neden böyle saçma bi açıklama yapmış yaa :( valla acayip üzüldüm her zaman onun bu ülkede bizim için çook iyi şeyler yaptığını birazda olsa bakış açısını değiştirdiğini düşünüyordum gerçekten saçmalamış. yanlız analizden sonra böyle oldu yorumuna BAYILDIM hatta YARILDIM gülmektennnn tarkannnn görünen köy kılavuz istemez arkadaşım aydın seni çoook seviyo selamı varr :)

cevapla


AMG
Submitted by tukaosgl on Pazar, 4 Haziran, 2006 - 18:04

Vay be bu adam duayen olsa gerek (olayın özünü emen zat-ı şeriflerdir bunlar..birgün mantıklarının reddettiği miğferli nöronlar karşısında kendilerine "ama.." ile başlayan bir soru sorarlar, ne duayenlik kalır, ne citroen, ne de slx 1). Sayın Ali bey (!) hayatı çözmüş, aslında bu adam için yorum yapmak bile gereksiz ama neyse... İnanın bu adamdan tiksinemiyorum bile, bunlardan daha çok var. Bu aklındakileri kaleme alanlardan.

1. http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=duayen
Hepinize sevgiler

cevapla


Algısızlığın böylesi
Submitted by thesappho on Pazartesi, 22 Mayıs, 2006 - 14:26

Kesinlikle en büyük önyargılar kendini entellektüel olarak adlandıran, bu kisveye sığınarak hertürlü dengesizliği yapmayı kendine hak gören insanlarda. Dileyelim ki geniş kitleler onlardan etkilenmesin.

cevapla


sayın (!) ali murat
Submitted by orkantalgu on Cumartesi, 20 Mayıs, 2006 - 23:11

sayın(!) ali murat özgüvenin düşüncelerine ne yorum yapabilirim ki.. sayın beyefendi biraz da hayatın gerçeklerine karışsa iyi olur toplumsal anlamda erkeklik denilen şey bireysel tercih ve yönelimleri aşağılamak ve bireyleri bu tercih ve yönelimlerinden dolayı marjinalleştirmekse, bu, özgüven'in de içinde bulunduğu toplumun idealize edilmiş delikanlınlığına ne hacet...

cevapla


Buluşma 2008



Google Reklam




Kaos GL - 100


Dergi Satış Noktaları


Haftanın Madisi

“Kadına bakış açısı artık çok ib..leşti. Kadına erkekçe bakan kalmadı. Bu yeni bakış açısı kadının güzelliğini gölgeliyor, azaltıyor. Ve bu yeni bakış açısına ben ‘ib..ce bakış açısı’ diyorum. (Öğrencilerden birinin “Neden geyce değil?” sorusuna) Ben gey demek istemiyorum. Çünkü geyce demek kavram kargaşasına neden oluyor. Gey dendiği zaman ‘Ay ne şeker’ diyorlar. ‘Arkadaşın gey mi?’ diye soruyorsunuz ‘Aa evet’ cevabı geliyor. ‘Arkadaşın homoseksüel mi?’ sorusuna burun kıvırıyorlar. ‘Arkadaşın ib.. mi?’ diye soruyorsun ‘Asla’ diye bağırıyorlar. Üçü de aynı yere çıkıyor. Ama kavramların içi boş. Ben ib..ce diyerek, bu bakış açısının kadını çirkinleştirdiğine daha iyi vurgu yapıyorum.”

  • Gülümseyin lütfen… Okan Bayülgen fotoğraf çekiyor.

Diğer Madiler



Makale


Kampüs Ağı


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


LGBT Söyleşi


LGBT Ünlüler


Duyuru Listesi

Duyuru listesine kaydolmak için email adresinizi girmeniz yeterli.



Dosya: AşK


Açılmak



Linkler



English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim