"İnsan hakları meselesi kolay hallolur diye düşünüyorsanız ben de size 'Önce eşcinsellerin problemlerini halletmeliyiz. Hani şu yoklarmış gibi saydıklarımızın' derim. Bana göre asıl bölücü olan eşcinselleri saymayanlar. Bunun başörtüsünden ne farkı var ki! Başörtülüler üniversiteye giremiyor. Eşcinseller ise hiçbir yere. İş bulamıyorlar, onlara yaratık gözüyle bakılıyor, arkadaşlık etmek bile ayıp karşılanıyor"
2 sene öncesinin Hormonlu Domates sahibi Hülya Avşar günah çıkartıyor.
"Homoseksüeller, çocuklukta yaşadıkları sorunlar yüzünden öyleler ama bu insanlar psikanalizle kendilerini düzeltebilirler.” Tarkan'ın 'talihsizlik' olduğunu düşündüğümüz açıklamalarına yorumlarınızı bekliyoruz.
KAOS GL
Uzatılan bütün mikrofonlara "eşcinsel değilim" feryatlarını savuran Tarkan, Bulgaristan'da çıkan "Eva" adlı dergiye verdiği röportajda hakarete varan açıklamalarda bulundu.
Bir kaç yıl önce basına da yansıyan 'plaj hatırası' fotoğraflarıyla "görünen köy kılavuz istemez" dedirten ve sonrasında kameralar karşısına çıkıp "yaşadıklarım kimseyi ilgilendirmez" diyerek hayranlığımızı kazanan Tarkan, yıllar sonra "'Arkadaşlarla birlikte bir çıplaklar plajına gittik. Aramızda kızlar da vardı, ancak onlar karenin dışında kaldı. Her halde Türkiye'de böyle şeylerden hoşlanırlar, bilmem... Resimler yayınlandıktan sonra hemen basın toplantısı düzenleyip 'tamam, homoseksüelim, madem ki böyle hoşunuza gidiyorsa' dedim." diyebilen bir Tarkan'a dönüşüyor.
Ama Tarkan'a bu da yetmiyor ve korkusunu dindirmek için "Homoseksüeller, çocuklukta yaşadıkları sorunlar yüzünden öyleler ama bu insanlar psikanalizle kendilerini düzeltebilirler” gibisinden hakarete varan açıklamalarda bulunuyor.
On yılı aşkın bir süredir özgüveni gasp edilmiş eşcinsellerin kendileri ile barışmaları ve özgüvenlerini geri almaları için mücadele eden Kaos GL Derneği olarak Tarkan’ın bu sözlerini kınıyoruz.
Tarkan eşcinsel olmayabilir. Eşcinsel olsa bile "açılmak" zorunda da değil. Ama şunu da bilmeli ki, eşcinselliğe ve başkalarının eşcinselliğine dair bir türlü kurtulamadığı homofobisiyle dil uzatması da gerekmiyor. Çok mu zor "Ben eşcinsel değilim, ama eşcinsel kadın ve erkekler de kendi cinsel yönelimlerini özgürce ve inkar etmek zorunda kalmadan yaşayabilmeliler” diyebilmek?
Okuyucularımızdan Tarkan'ı sözleriyle ilgili yorumlarını bekliyoruz. Dilerseniz bu sayfada dilerseniz Tarkan'ın resmi web sitesinde bulunan "Ziyaretçi Defteri" köşesine duygu düşüncelerinizi yazabilirsiniz.
“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”
Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!
“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”
Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?