Kaos GL Dergi 101




Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Açılmak



Gönüllü Aranıyor!


Muhabirimiz olur musun?


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dosya: AşK


Linkler



Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Mehmet Bilâl’den ‘Türk Hafif Yazıları’

Müzik

Kitaplığımızın vazgeçilmezlerinden ‘Üçüncü Tekil Şahıs’ ve ‘Adresinde Bulunamadı’nın yazarı Mehmet Bilâl Türk hafif müziği üzerine yazdığı yazıları kitaba dönüştürdü. Altkitap.com’da ücretsiz okuyabileceğiniz kitap için Bilâl, “‘Türk Hafif Yazıları’ sadece ve sadece bir ‘eskici’, dinleyici, hayran gözüyle yazılmış masum yazılardır ve bugünkü Türk popu ya da Türkçe pop üzerine değil, ağırlıklı olarak geçmişe, “hafif müzik” olarak adlandırılan döneme, isimlere ve şarkılara bir bakıştır” diyor.

KAOS GL - 05/06/2007

Kitaplığımıza ‘Üçüncü Tekil Şahıs’ ve ‘Adresinde Bulunamadı’ gibi gelecekte klasiğe dönüşecek iki kitap kazandıran Mehmet Bilâl, şimdi de şarkılarımızı anlatıyor. Ajda Pekkan’dan Seyyal Taner’e kalbinde yer etmiş pek çok şarkıcıya yazılmış bu kitap Altkitap.com’dan ücretsiz indirilip okunabiliyor.

www.birzamanlar.net adlı sitede ve Amerika’da çıkan Mezun Life dergisinde yayınlanmış bu yazılar için Bilâl, “‘Türk Hafif Yazıları’ sadece ve sadece bir ‘eskici’, dinleyici, hayran gözüyle yazılmış masum yazılardır ve bugünkü Türk popu ya da Türkçe pop üzerine değil, ağırlıklı olarak geçmişe, “hafif müzik” olarak adlandırılan döneme, isimlere ve şarkılara bir bakıştır” diyor.

Kitabı okumak için yapmanız gereken tek şey http://www.altkitap.com/kitap.asp?kitapid=37 adresine girmek ve ücretsiz üyeliğinizi yaptırıp ‘Yükle’ tuşuna basmak.

  • Tadımlık

Şarkılarla Dolup Taşan Bir Yazar: Mehmet Bilâl

Naim Dilmener

Edebiyat dünyası Mehmet Bilâl’i çok iyi tanıyor. “Üçüncü Tekil Şahıs” ve “Adresinde Bulunamadı” adlı kitapları, hem radikal tavrı ve üslubu, hem de anlattığı konuların farklılığı ile her türden insanı çarptı.

Televizyon dünyası da çok iyi tanıyor Bilâl’i; kendisi “Aliye”, “Rüya Gibi” ve “Binbir Gece” dizilerinin senaristlerindendir. Hemen hemen herkes, “Bu kanallarla, bu dizilerle nereye varacak sonumuz?” diye kaygılanmaktayken başladı senaryo yazmaya ve hepimiz gördük ki, önemli olan ‘niyet’tir; insan isterse en daralmış, en sıkışıp kalmış alanda bile işin ‘insani’ yanını öne alabilir, yukarıya taşıyabilir.

Böyle yazarlardandır Mehmet Bilâl, insanı insan yapan her türden duyguyu layıkıyla kaleme alır; tarif eder, betimler, gösterir. Üstelik şarkılar eşliğinde yapar bunu.

Yazarın can damarlarından biridir müzik. Çalan (ya da yazarın çalmasını arzu ettiği) şarkı, o sırada olup biten her neyse ona eklenir, onu daha anlaşılır kılar. Anlatılana hem güç hem de berraklık katar Bilâl’in çaldığı şarkılar. Yazılanlar-konuşulanlar duyduğumuz şarkının da etkisiyle yüreğimize dokunur. Bu şarkılar anlatılanlara uysa da uymasa da, kendi maceramızı çağırır, filmin yeniden dönmesine sebep olur.

İçinden şarkılar geçirip duran biridir Mehmet Bilâl.

Böyle birinin müzik üzerine yazı yazıyor olması da, bu nedenle çok anlaşılır, çok olağan. Aynı zamanda biz okurlar ya da müzik tutkunları için de büyük bir şans. Şarkılara tutunmanın, şarkılara bağlanarak yaşamı sürdürmenin nasıl bir şey olduğunu bilenler, Bilâl’in müzik üzerine yazdığı yazılardaki her ‘takıntı’yı, her ‘imge’yi eminim ki sevinç çığlıkları atarak, “Ah evet! Tıpkı benim gibi, aynen benim gibi, benim yaptığım gibi!” diye düşünecek, bir ‘ikiz kardeş’e rastlamış gibi huzur, keyif duyacaklar.

Şarkılar bütün bunları yapmaya muktedir mi gerçekten? Evet öyleler. Aliye’de “Ben Varım” (Ayten Alpman) laf olsun diye dönmedi; o şarkı binlerce sözün anlatamadığını anlattı bize; ya da anlatılanları katladı-güçlendirdi. ‘Duygu’ dediğimiz şey bazen suya yazılmış bir yazı, bazen de yüreği boydan boya biçmiş bir kılıçtır. Mehmet Bilâl, (aradaki diğer renk ve dereceleri de atlamadan) ‘duygu’yu boydan boya kavrıyor, her iki uç arasında ustalıklı bir biçimde gidiyor-geliyor. Bunu yaparken de, fazla değil yalnızca birkaç silahı var: Tanrı vergisi yeteneği, usta dili ve müzik tutkusu.

Şarkılarla dolup taşan bir yazar Mehmet Bilâl; müzik üzerine yazdıklarını okurken bunu net bir biçimde zaten göreceksiniz. Bir de şunu göreceksiniz: O şarkılar kağıttan-ekrandan size de ulaşacak, sizi de sarıp sarmalayacak. Direnmeyin; bırakın kendinizi! Yeniden bir yerlere tutunmak istediğinizde, bunu şarkılarla yapabileceğinizi bilin. Şarkılar kimseyi yarı yolda bırakmamıştır.

  • Konuyla ilgili haberler:

Yeniden ‘Üçüncü Tekil Şahıs’

“Dünyada aşka ve tutkuya yetenekli bir kalpten daha saygıdeğer bir şey yoktur”

yeni yorum ekle



Sanat Atölyesi


İnsan Hakları Eğitimi




Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Google Reklam


Kadın Kadına Öykü


LGBT Ünlüler


Muhabirliğe davet


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



İmza Kampanyası



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


Tatile Davet!


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim