Muhabirliğe davet


Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


Muhabirimiz olur musun?


Gönüllü Aranıyor!


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Nil'in Güncesi - I

Kadın Kadına | Nil Sorgun

Nil Sorgun. Biraz melankolik ama umut dolu… Şaşkın ama kendini, insanları tanımaya çalışan… Bazen aşkları harcayan, bazen aşkları harcanan… Yirmi yaşında, Ankara’da tek başına yaşayan üniversite öğrencisi, lezbiyenliğiyle barışıyor, güncesinin her sayfasında ve yepyeni bir dünyayla tanışıyor. Nil, korkularından arınabilmek, açılabilmek için yazdığı hayatının iki sayfasını cuma günleri size veriyor.

KAOS GL - 07/09/2007

Nil Sorgun - Ankara

GÜNCE - Sayfa 1

Sözde çok bilgili, kültürlü babam yine beni delirtti. Yolda sakin sakin yürüyoruz, birileri de otobüse yetişmeye çalışıyor. Baktı ve mükemmel cümleyi kurdu; ‘Şuna bak ibne midir nedir?’ İçimde büyüyen sıcaklık, ağzımdan çıktı yine: ‘Ne yaptı o adam sana? Ne zararını gördün? Tek sorun senden farklı yürümesi mi yani?!’ İstediğim tartışmak falan değildi. Sadece bir an düşüncesinde bir kıvrım yaratma isteğiydi, ben geceleri ekşi ve gereksiz korkularımla kıvranırken...

Susuz, ılımlı falan ama evime, Ankara’ya dönmeli artık. Paranoyalarım sıcakla beraber daha çok artıyor burada. Dün gece, açıldığım insanların ellerinin arasına verdiğim, beni yok edebilme yetisini düşündüm. İçlerinden bazıları bunu yapmaya kalkışmasalardı bu korkular hiç olmayacaktı ya da ben doğru insanlara güvenseydim. Soluk, sarı bir kağıda hepsinin ismini yazmalı, sonra tek tek öldürmeli ve son olarak ucu bitmek üzere olan bir kurşun kalemle isimlerin üstünü çizmeli. Korku o zaman biter mi? Ben burada iyi değilim sanırım. Bitmeyen korku beni yalnızlığa sürüklüyor. Düşündükçe, yanlarında cennette gibi hissedeceğim insanların yanlarına gitmeyi, rahatça eğlenebileceğim yerlere gitmeyi erteledikçe erteliyorum. Bu korkular değil mi zaten kadının seni terk etmesinin sebebi?!

Korkak! Çık artık ininden, sokaklarda yürü, yüzleri izle, o aşk gerçekleştiyse, o fikirler de değiştirilebilir. Yalnız olmadığını bile bile bu mahkumluk niye?

GÜNCE - Sayfa 2

Bir yıl önce bugün başlamıştı her şey. Yüksel çıkışından inerken gördüm seni. Herkesi birilerine ve bir yerlere kavuştururken, beni yalnızlığa bıraktığını düşündüğüm Ankara metrosunun yüzlerce yolcusu arasındaydın. Uzun mor atkın yerleri yalayıp geçerken, reklam panolarına baktığını gördüm: ‘ Herkes buraya bakar!’ Tek reklam buydu ama sen herkes miydin? O hüzünlü duruşun, kocaman ela gözlerin ve yamuk yürüyüşünle herkes değildin, benim için. Şimdiye kadar kaç kere aynı kırmızı ışıkta beklemiş, aynı salonda, aynı filmin, aynı karesine gülümsemiş, aynı otobüse binmiş, aynı temsilin, aynı karakterinde kendimizi bulmuş, aynı kişiden Ego almış, onca yemek arasından aynı yemeği seçmişizdir?

Ankaray’ın gelmesini dört dakika boyunca beklerken sen, ben yan yana oturmamız için, olup olmadığını bilmeden, Tanrı’ya yalvarıyordum. Oldu! Küçük kulaklarını dolduran, küçük kulaklığın neler haykırdığını merak ettim. Ve ilk defa o deli kurgularımdan, benim için deli, birini gerçekleştirdim. ‘Ben de dinleyebilir miyim?’ dediğimde gözlerinden yanaklarına yayılan şaşkınlığı, ince dudaklarındaki gülümsemeyi tekrar görmeyi çok isterdim. Kulağımıza haykırılıyor; ‘Gocce di Memoria’. İkinci deli kurgum; başımı omzuna dayayacağım, ellerim titriyor, her yanımda gözenekler dışa dönüyor, soluğum hızlanıyor ve sen başını omzuma dayıyorsun! Saçların göğüslerimi örterken kadın kadına aşk başlıyor.

yeni yorum ekle

keşkelerde kaldı yine dilim...
Submitted by Anonim on Cuma, 7 Aralık, 2007 - 21:11

merhaba duyguların ve cesaretin çok hoş bende ankara da yıllarımı geçirdim kalabalıklar içinde defalarca içimi titretti karşılaşan gözler hep acabalarda zincirlendi sonrası arkasından uzaklaşmasını seyretmek kaldı gözlerimde.

cevapla


yazdıklarında kendimi
Submitted by Anonim on Cuma, 9 Kasım, 2007 - 21:53

yazdıklarında kendimi buldum. ben de hatırlıyorum, otobüste aşık olduğum kızla yan yana otururken başımı omzuna dayasam mı diye düşünüyordum, ki o dayadı. ve uyudu omzumun üzerinde. çok güzeldi.

cevapla


ruhumun aynası sözlerin
Submitted by Anonim on Perşembe, 4 Ekim, 2007 - 14:39

o kadar hoşuma gitti ki yazdıkların, gelip kalemini alıp ömrüme bişeyler yazmak istedim. Çok ortak yönümüz var eşcinselliğimizde. Öncelikle hiçkimse bir eşcinsel kadar hassas ve duygulu olamaz.İki kelimede benden bahsedeyim; delicesine aşığım heteroseksüel bir anadolu erkeğine ve her zamanki gibi olmadı, olmayacakta. Kötü kader şu heteroseksüellere aşık olmak. Bu arada, Babanla geçen dialoğunu okuduğumda, Bende babamın bana, zeki müren gibi kahrol düşman dersin askere gidince diyerek gülüşüne kızgınlığımı hatırladım birden.

cevapla


ankarada ask
Submitted by Anonim on Perşembe, 13 Eylül, 2007 - 01:13

kadın kadına...erkek erkeğe...kadın erkeğe...insansan insan olabilene aşk başlamış kimden kime ne fark eder...böylesine anlatabilmen herşeye değer...

cevapla


süpeerr
Submitted by Anonim on Çarşamba, 12 Eylül, 2007 - 17:42

anlattığın olay çok hoşuma gitti çünkü çoğu yerlerde kendimi buldum ama malesef ben senin kadar cesur değilim seninle tanışmayı gerçekten çok isterim

cevapla


sen gercekmısın ya yada bu
Submitted by Anonim on Pazartesi, 10 Eylül, 2007 - 19:56

sen gerçek misin ya. ya da bu hikayen gerçek mi? bu kadar yalnızken biz hangimiz cesaret edebiliriz böyle apansız bir harekete ben ki bakışlarımı kaçırırken insanlardan sen bole bir şey yapabildin yani helal olsun sana

cevapla


çok güzel
Submitted by Anonim on Pazar, 9 Eylül, 2007 - 14:58

ankara'nın ıssız ve güz diyarları.. her biri diğerine çok uzak ve küçük adaları gibiyiz bu kentte, yeraltı yollarında karşılaşan, uzaklaşan.benim cesaretim yok dinlediği müziği sormaya, çığlıklar atarak kaçar diye.. bildik bir dünyada olmak ne güzel.

cevapla




Duyuru Listesi

Duyuru listesine kaydolmak için email adresinizi girmeniz yeterli.



Kaos GL - 101


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Google Reklam


LGBT Ünlüler


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Dosya: AşK


Açılmak



Linkler



English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim