24/03/2009 | Yazar: Kemal Ördek

Akın Birdal: ‘30 Mart sabahı, İstanbul’un erguvan rengine uyanacağız.’

Kemal Ördek | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Kemal Ördek

Akın Birdal: ‘30 Mart sabahı, İstanbul’un erguvan rengine uyanacağız.’

 
29 Mart seçimlerinde sosyalistlerin desteklediği Biz de Varız Platformu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayısınız. Çalışmalarınız nasıl gidiyor?
 
24 siyasi parti, demokratik kitle örgütü, dergi ve çevrenin ortak adayı oldum. Yaklaşık 1 aydır İstanbul kazan biz kepçe her yeri dolaştık. Nerdeyse ayak basmadığımız yer kalmadı. Her gün yaklaşık 5 bin kişi ile görüşüyoruz. Yüz binlerce broşür dağıttık. Kahve toplantıları, esnaf ziyaretleri yapıyoruz. Çok olumlu bir çalışmanın içindeyiz.
 
Seçim sürecinde, İstanbul için AKP’nin adayı Kadir Topbaş ve CHP’nin adayı Kemal Kılıçdaroğlu arasında bir yarış olacağı söyleniyor. Nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Bu seçimleri iki parti arasına AKP ve CHP arasına sıkıştırmak istiyorlar. Oysa üçüncü bir seçenek daha demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü bir seçenek vardır. Ve biz onu temsil ediyoruz. İki adaya, iki partiye indirgenen bir seçimi kabul etmiyoruz. Biz CHP ve AKP’nin ikiz kardeşler olduğunu düşünüyoruz. İkisi de liberal politikaları savunuyor. Kentsel dönüşüm adı altında sürdürülen politikalara CHP’li üyelerin herhangi bir itirazı yoktur. Dolayısıyla bu seçimin bir tarafında CHP ve AKP var, diğer tarafında biz varız. Bir tarafta otoriter, militer, tekçi, kente rant gözüyle yaklaşan, çoğulculuğu reddeden bir anlayış, diğer tarafta özgürlükçü, kardeşlikten yana, barıştan yana, kentin emekçilerinden ‘ötekilerinden’, ‘yok sayılanlarından’ yana politikaları savunan biz.
 
Dün düzenlediğiniz basın toplantısıyla seçim bildirgenizi açıkladınız. İstanbul’un temel sorunları nelerdir? İstanbullular için, diğer adaylarınkinden farklı olarak, projelerinizden kısaca bahseder misiniz?

Yerel yönetimlerde demokratik dönüşümü gerçekleştireceğiz. Halkın doğrudan söz, yetki ve karar sahibi olacağı yerel yönetim örgütlülüğünü oluşturacağız.
Demokratik yerel yönetim programımızın temel amacı:
Temsili demokrasi sınırlarının doğrudan demokrasiyle aşılarak yöneten-yönetilen ikilemenin ve yabancılaşmasının ortadan kaldırılması,
Özgür ve eşit yurttaşların kendi kendini yöneteceği özgür kentlerin yaratılması,
İşçilerin, çalışanların, ezilenlerin, kadınların, gençlerin ve aydınların özne olacağı bir İstanbul yönetiminin yaşama geçirilmesidir.
Göçler ve Zorunlu Göçlerin Mekânı İstanbul’u, Barışın Mekanı Haline Getireceğiz.
Bütçe Demokrasisini Doğrudan Demokrasi Yoluyla Gerçekleştireceğiz.
Yerel Yönetimleri Halkın Özyönetimi Haline Getireceğiz.
Halka kapalı kurumlar haline getirilen ve şirketler gibi yönetilerek piyasa kurumları gibi çalışan belediyeler devri kapanacaktır.
Temel kent hizmetlerini piyasalaştıran, taşeronlaştıran, özelleştiren ve parası olanın hizmet alacağı yerel yönetim anlayışına son verilecektir.
Emekçi mekânlarının, yerlerinden zorla göç ettirilenlerin kentte sürgün hayatının yaşandığı varoşların yerel yönetim bütçesinden hak ettikleri payları alacakları bir dönem başlayacaktır.
İstanbul’u, tarihi ve kültürel kimliğine uygun olarak, emekçilerin İstanbul’u olarak Demokratik Planlama anlayışımızın da bir gereği olarak meslek kuruluşlarının ve İstanbul halkının doğrudan katılımıyla yeniden planlayacağız.
 
İstanbul’un doğal kaynaklarını, ormanlarını, ekosistemlerini tahrip eden; uygarlığı, tarihi, bilimi ve kültürü yok sayan bu yönetim anlayışına son vererek: İstanbul’u haramilerin saltanatından kurtaracağız.
 
İstanbul mekânını bütünlüklü olarak ele alan bir kentleşme politikası izlenecek; tarihsel mirasın, ormanların, su havzalarının yok edilmesinin ve kentin topraklarını sermayenin değişim değeri haline getirmesine son verilecektir.
 
Ulaşım sorununu, bir sistem bütünlüğünde ele alarak, insanların en ucuz ve kolay bir biçimde yer değiştirmelerini sağlayacak ulaşım modelinde, sorunu araçların değil, insanların ulaşımını kolaylaştıran bir anlayış temel alınacaktır. Deniz yolu ve raylı sistemler ağırlıklı ulaşım politikaları uygulamaya konulacaktır.
 
Otomobil kullanımını özendirecek yeni yol, kavşak, köprü yapımları ile her bir tünelin ucunda rant projeleri olan ‘yedi tepe-yedi tünel projesi’ durdurulacaktır.
 
Kenti çirkinleştiren, yaşam alanlarını daraltan, tüm köprülü kavşaklar, battı-çıktı tünellerin yapımından vazgeçilecektir.
 
Bugün başta Taksim Meydanı olmak üzere, Beşiktaş ve Üsküdar meydanları toplantılara kapatılmış ve yasaklı mekânlar haline getirilmiştir. Bizleri meydanlardan dışlayan uygulamalara son vererek, İstanbul’un meydanlarını işçilerin, ezilenlerin, kadınların, gençlerin ve aydınların toplantı ve gösteri mekânları haline getireceğiz.
 
Meydanlarımızı geri alacağız.
 
İstanbul’u depreme hazırlayacak ciddi girişimleri toplumsal ve bilimsel olarak başlatacağız. Bunun için yıkılması gereken yapıların yıkılmasını, yeni yaşam ve çalışma alanlarının oluşturulmasını planlayacak bir toplumsal bir iradeyi ortaya çıkaracağız.
 
Doğrudan demokrasinin gerçekleştirilebilmesi için belli sayıda imzayı toplayan eşit ve özgür yurttaşların, halk inisiyatiflerinin yasa teklifi yapmasına ve seçilenlerin geri çağrılmasını sağlayacak bir demokrasiyi yaşama geçireceğiz.
 
Sosyalistlerin desteğine sahipsiniz. Başka hangi kesimlerin sizi desteklediğini öğrenebilir miyiz? Nasıl tepkiler alıyorsunuz?
 
Kürtler, aleviler, emekçiler, gençler, cinsel yöneliminden dolayı dışlananlar, yoksullar, kısaca tüm ötekilerin desteğini görüyor ve biliyoruz. Bu noktada bu kesimlerin sesi, temsilcisi olmaya adayız. Seçim çalışmalarımızda bu çerçevede sürmektedir. Çok olumlu tepkiler alıyoruz. Yurttaşlarımız kendi sorunlarının dile gelmesinden, sahip çıkılmasından son derece mutlu ve destek veriyorlar
 
Lambdaistanbul aktivisti transeksüel Belgin Çelik, Beyoğlu Kâtip Mustafa Çelebi Mahallesi’nden muhtar adayı oldu ve çalışmaları hızla devam ediyor. Kendisiyle görüştünüz mü? Destekliyor musunuz?
 
Ne yazık ki görüşme olanağım olmadı. Tabi ki arkadaşımızın adaylığını destekliyorum. Olumlu görüyorum.
 
Bir süre önce transseksüel arkadaşımız Ebru Dilan Pirinç evinde öldürüldü. Nefret cinayetleri, şiddet, taciz, tecavüz... Farklı cinsel yönelime sahip (LGBT) bireylerin güvenliği ve huzuru için yerel yönetimde vaatleriniz nelerdir?
 
Bu tür cinayetler ne yazık ki son yıllarda artma eğilimi göstermektedir. Bu cinayet ve saldırıları nefretle kınıyorum. Ne yazık ki otoriter tekçi, milliyetçi zihniyetin geldiği noktadır bu nokta. İnsanları farklı olduğu için, çoğunluk gibi olmadığı için öldürmeye kadar varıyor işin sonu. Bizim yönetimimizde öncelikle bu zihniyetin yıkılmasına yönelik çalışma yapacağız. Daha sonra cinsel yönelimlerinden dolayı dışlanmış yurttaşlarımıza iş olanağı sağlamak, toplumsal yaşamda birey olarak yer almasını sağlayacak koşulları oluşturmak ilk yapacağımız işlerden olacaktır.
 
Önümüzdeki yerel seçimleri Türkiye genelinde nasıl değerlendiriyorsunuz? AKP’nin önceki yerel seçimlerdeki başarısı sizce bu seçimlerde de devam eder mi?
 
Bu seçimin galibi DTP olacaktır. Bu seçimin galibi, ezilenler, yoksullar, dışlananlar, Kürtler olacaktır. AKP bu seçimlerde gerileyecektir. Halkımız AKP’ye dur diyecektir.
 
DTP, AKP’nin Güneydoğu’da Kürtleri artık kandıramayacağı görüşünde. Devlet’in AKP’yle bütünleşerek DTP’ye karşı bir nevi ‘haçlı seferi’ düzenlediği düşünülüyor. Değerlendirebilir misiniz kısaca?
 
22 Temmuzdan bu yana Mecliste temsil edilen DTP’li milletvekilleri yok sayılmaktadır. Halkımız ‘bin umut’ adayları olarak, barajları yıkarak, bağımsız olarak 22 arkadaşımızı Meclise gönderdi. Kürt sorununda muhataplarınız bunlardır dedi. Demokratikleşmede muhataplarınız bunlardır. Ekonomik sorunlarda muhataplarınız bunlardır dedi. Ama siyasi iktidar ısrarla görmezden geldi, yok saydı. DTP için kapatma davası açıldı. Milletvekili arkadaşlarımızın dokunulmazlıklarının kaldırılması söz konusu. Bu seçimlerde alacağımız oy birazda bunun göstergesi olacaktır. Bize verilen her oy DTP’nin kapatılmasını zorlaştıracaktır. Bize verilen her oy demokratikleşme de önemli bir adım atılmasını sağlayacaktır.
 
30 Mart sabahı, sizce nasıl bir İstanbul ve Türkiye’ye uyanacağız?
 
İnanıyorum ki 30 Mart sabahı daha güzel bir İstanbul’da olacağız. Daha güzel bir ülkede olacağız. İstanbul’un erguvan rengi ile uyanacağız. Baharla uyanacağız… 


Etiketler: yaşam, siyaset
Nefret