09/08/2009 | Yazar: Kaos GL

Britanya’da eşcinsel topluluk, ‘politik duruşunu kaybeden’ Londra Onur Etkinlikleri nedeniyle ikiye bölündü.

Kaos GL | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Kaos GL

Britanya’da eşcinsel topluluk, ‘politik duruşunu kaybeden’ Londra Onur Etkinlikleri nedeniyle ikiye bölündü.

Eşcinsel özgürlük hareketi, 1969 Haziran’ında bir New York barının eşcinsel müşterilerinin polis tacizlerine karşı ayaklanmasıyla ateşlendi. Fakat Stonewall ayaklanmalarından 40 yıl sonra, Britanya’daki eşcinsel topluluk, önce siyasetin mi eğlencenin mi gelmesi gerektiği tartışmasıyla ikiye bölündü.
 
Binlerce insan geleneksel olarak Amerikan ayaklanmasının anıldığı Eşcinsel Onur Yürüyüşü için Britanya başkentinin sokaklarına akın ederken Londra Onur Etkinlikleri’nde (Pride London) etkinliğin politik duruşunu kaybettiği ve yazılı yayınlarda ya da internet sayfalarında tarihi arka planıyla bağlantı kuramadığı yönünde eleştiriler patlak verdi.
 
Pride London’ın destekçilerinden olan LGBT insan hakları grubu OutRage üyesi Peter Tatchell, bu senenin sloganı olan ‘Gel ve Oyna’yı ‘tamamen yatıştırıcı’ olarak gördüğünü belirtti ve eşcinsel topluluğu ‘duyarsız ve umursamaz’ olmakla suçladı.
 
Tatchell, ‘Pride London’ın internet sitesinde ve dergisinde Stonewall ayaklanmalarından bu kadar az bahsetmesine çok şaşırdım. İçerik çoğunlukla eğlence ve partilerden oluşuyor. Bu önemli yıldönümünü umursamamak ve küçümsemek, büyük özgürlük mücadelemizi başlatan gazilere hakarettir.’ dedi.
 
Manchester’da geçen sene homofobik nefret cinayetlerinin % 63 arttığını gösteren bir polis raporu ve ‘Öğretmenler ve Okutmanlar Birliği’nin hazırladığı, ‘gey’in hâlâ okullarda hakaret amacıyla en çok kullanılan sözcük olduğunu gösteren bir belgeden alıntılar yapan Tatchell, ‘Çoğu insan eşitliği elde ettiğimizi ve her şeyin yolunda olduğunu varsayıyor. Fakat LGBT eşitliği için yapılan savaş, kazanılmaktan bir hayli uzakta. Eşcinsel evlilikler ve eşcinsel ya da biseksüel bireylerin kan bağışı yapmaları yasaklandı. LGBT mülteciler sıklıkla Uganda ve Nijerya gibi zulme maruz bırakıldıkları homofobik ülkelere geri gönderiliyorlar. Polis, LGBT bireylerin öldürülmesine açıkça destek veren köktenci din adamlarını ya da reggae şarkıcılarını cezalandırmayı reddediyor. Hükümetin güncel eşitlik politikası, bütün diğer zeminlerdeki hak ihlallerine karşı olmasına rağmen cinsel yönelimi kapsamıyor.’ diye konuştu.
 
Tatchell’in açıklamasına benzer bir şekilde, Birleşik Krallık Lezbiyen ve Gey Göç Grubu direktörü Anise de Jong, ‘Onur Etkinlikleri (Gay Pride), görünürlüğe dayanan ve kendi içinde politik bir durum barındıran LGBT mücadelesi tarihiyle aynı doğrultuda bir politik alan sağlamalıdır. Bütün bu Pride meselesi, sadece kimliğimizi kutlamakla ilgili değil, ayrıca kimliğimiz hakkında politik bir duruş belirtmek ve adaletsizlikleri ortaya koymakla alakalı.’ açıklamasını yaptı.
 
GT dergisi (eski Gay Times) editörü Joseph Galliano, yürüyüşün kutlamaya dair taraflarıyla bir sorunu olmadığını fakat tarihsel mirasını kaybetmesinden endişe duyduğunu belirtti.
Galliano, ‘Bu konuda duygusuz gibi görünmek istemem fakat bu kutlamalar büyük fedakârlılar yapan insanların omuzlarında yükseliyor ve o insanlar da anılmalıdırlar.’ diye konuştu.
Pride London’dan Paul Birrell, Stonewall ayaklanmalarından internet sayfalarında bahsedilmemesini savundu fakat yürüyüşten sonra Trafalgar Meydanı’nda yapılan mitingde bu konuya değinilmesi gerektiğini söyledi.
 
Birrell ayrıca, ‘Onur Etkinlikleri’nde Stonewall ayaklanmalarını anmaktan çok, Stonewall’ın yıldönümünün ana akım medyada büyük yer alması gerektiğine karar verdik ki bu konuda Pride’ın yapabileceği çok şey yok. Bu konuyu günü geldiğinde sahnede konuşacağız.’ diye belirtti.
Bunun yanında Londra’daki yürüyüşün Britanya’daki az sayıda Pride’dan biri olduğunu ve kampanyalar için sürdürülmesi gerektiğini söyledi, fakat son yıllarda daha çok insana ulaşmak için odağının değiştiğini de itiraf etti.
 
‘Hâlihazırda politik duruşu olan LGBT’ler için yürüyüş yapmanın bir anlamı yok – boşa kürek çekmiş olursunuz.’ diyen Birrell, ‘Kampanya yürütmek için hitap edecek bir kitleye ihtiyacınız var, bunun için de işi eğlenceli kılmalısınız. 2004 yılında yürüyüşe sadece 10,000 kişi katıldı fakat geçen yıl bu sayı 823,000’di. Önceki Mardi Gras karnavalı daha agresif bir zeminde yürütüldü fakat karnavala ilgi olmadı. 2003’te de sona erdi zaten.’ açıklamasını yaptı.
 
Birrell, bu seneki kampanyanın eşcinsel erkeklerin kan bağışlamasına getirilen yasağın protesto edilmesi şeklinde belirlendiğini söyledi, fakat diğer konuşmacıların yanı sıra, İşçi Partisi vekil başkanı Harriet Harmen’in ayrımcılığa karşı yürütülen Single Equality Act (bütün ayrımcılıkların tek bir yasa maddesinde kapsanması için yürütülen kampanya) gibi konular üzerine ‘önemli ama sıkıcı’ konuşmalar yapabileceğini de belirtti.
 
Yürüyüşün mesajının seçilmesinde sponsorluğun bir etken olup olmadığı sorulduğunda ise Birrell şu şekilde yanıtladı: ‘Bir dereceye kadar. Eğer güçlü bir politik duruşumuz olsaydı, Oxford ya da Regents Caddesi’nde (alışveriş merkezlerinin yoğunlukta olduğu caddeler) yürümemiz mümkün değildi. Meclis üzerinde önemli bir etkisi olan esnaf da bunu istemezdi, ama yürüyüşün şehre insanları çektiğinin farkında oldukları sürece onlar da memnun.’
 
Soho Onur Etkinlikleri’nde sponsor yetersizliği nedeniyle bu seneki etkinliklerini iptal etti. Bunun yanında Doncaster valisi Peter Davies, politik doğruluk için savaşmak vaadinin bir parçası olarak kentin Onur Etkinlikleri finansmanını kesmekle tehdit etti.(AE)
 
Çeviren: Arman Güneş


Etiketler: yaşam, dünyadan
Nefret