21/01/2009 | Yazar: Fatma Hacıoğlu

Dünya nüfusunun yarısı 25 yaşının altında.

Fatma Hacıoğlu | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Fatma Hacıoğlu

Dünya nüfusunun yarısı 25 yaşının altında. Dünya, 10-24 yaş arasında 1.8 milyar kişi ile tarihindeki en büyük ‘genç kuşağı’ barındırıyor. Ülkemizde de nüfusun %27’si 10 – 24 yaş arası yaklaşık 19 milyon genç oluşturuyor.(*)



Genç nüfusun sayısı herkes için farklı anlamlara geliyor olabilir ve hatta ‘yarının büyükleri’ olarak da görülüyor olabilir. Gençler, bugün de vardır ve kendilerini etkileyen konular başta olmak üzere karar aşamalarına da dahil olmalılardır. Cinsel sağlık ve üreme sağlığı konuları gençlerin ertelenemez ve görmezlikten gelinemez ihtiyaçları ve haklarıdır.

Peki bahsettiğimiz cinsel sağlık, üreme sağlığı hakları (CSÜS-H) nedir, nereden gelmiştir, neden böyle bir terime ihtiyaç duyduk?

CSÜS-H özellikle de gençler alanından baktığımızda göz önünde bulundurulmayan, önemsenilmeyen bir konuydu ki birçoğumuz için hala da öyle. Temel insan haklarının uygulama alanlarına baktığımızda sadece belli grubun belirli ihtiyaçlarına hizmet ettiğini ve diğerlerini dışarıda bıraktığını görürüz. Kadının insan hakları ve gençlerin CSÜS-H yaklaşımı da buradan temellenir. Bahsettiğimiz CSÜS-H, temel insan haklarından farklı olmamakla birlikte, onun cinsel sağlık açısından yeniden yorumlanması olarak değerlendirilebilir.

Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Haklarımız(**)

I. Yaşama Hakkı

II. Özgürlük Hakkı

III. Eşitlik Hakkı

IV. Mahremiyet Hakkı

V. Düşünce Özgürlüğü Hakkı

VI. Bilgilenme ve Eğitim Hakkı

VII. Evlenme ve Aile Kurma Konularında Seçim Yapma Hakkı

VIII. Çocuk Sahibi Olup Olmamaya Karar Verme Hakkı

IX. Sağlık Bakımı Alma ve Sağlığın Korunması Hakkı

X. Bilimsel Gelişmelerden Yararlanma Hakkı

XI. Toplanma Özgürlüğü ve Siyasete Katılma Hakkı

XII. İşkence ve Kötü Muameleden Özgür Olma Hakkı

Şeklinde kısaca özetlenebilecek olan bu haklar, tabi ki de bir günde oluşturulmadı. İnsan Hakları Dünya Konferansı (Viyana, 1993), Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı (Kahire,1994), Sosyal Kalkınma Dünya Zirvesi (Kopenhag,1995) ve Dördüncü Dünya Kadın Konferansı’nın da (Pekin,1995) dahil olduğu bir seri önemli Birleşmiş Milletler Konferansı’ndan elde edilen başarılı sonuçlar, genel olarak insan hakları, sürdürülebilir kalkınmaya ilişkin diğer sosyal sorunlar, özellikle cinsel ve üreme hakları ve sağlığı konularında uluslararası düzeyde anlamlı taahhütlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Haklar, bunlar gibi konferans ve sözleşmeler ile şekillendi ve devletlerin bağlılıklarını gösterdiği bu konfrerans ve sözleşmelerle sayesinde de bir bakıma da güvence altına alındı.

Uluslararası Aile Planlaması Federasyonu (IPPF) tarafından bir bildiri şeklinde yayınlanan bu haklar, gençlerin CSÜS-H alanında çalışan aktivistler tarafından her platformda savunulmaktadır. Ancak hepimiz biliyoruz ki her genç bu haklarından eşit şekilde yararlanamıyor.

CSÜS-H konusunda bahsederken pekçok insanın içinde ‘haklar’ geçtiğinden midir nedir biraz donuk dinlediğini sezer gibi oluyorum ya da bilmiyorum ‘sexy’ gelmiyordur. O nedenle son zamanlarda karşılaştığım pekçok insana onlar için, cinsel sağlık üreme sağlığı haklarının ne ifade ettiğini soruyorum.

CSÜS-H benim için ne ifade ediyor?

Bedenimden, cinselliğimden zevk almam anlamına geliyor. Hepimiz birer cinsel bireyiz ve bedenimizi tanımak, sevmek en doğal hakkımız. İşte bu haklar bana ilk önce bunu ifade ediyor.

Çünkü, ülkemizde 10 gençten sadece dördü bebeğin geliştiği organı (rahim) doğru olarak bilmektedir. Bunun yanısıra her dört kadından biri, kadın üreme organlarının isimlerini bilmediklerini ifade etmişlerdir. Yine aynı araştırmada gebelik oluşma zamanına dair bilgisi olduğunu belirten her dört gençten sadece biri doğru bilgiye sahiptir. Buna ek olarak her dört gençten biri tek bir cinsel ilişki ile gebelik oluşmayacağını düşünmektedir.(***)

Bedenine böylesi yabancı olan birey, kendisini nasıl sevebilir, kendisiyle barışık olabilir?

Yukarıdaki rakamlardan olayı doğuma indirgediğimi düşünenler çıkmaz sanırım. Bu rakamları daha çok, ‘her kadın en az üç çocuk yapsın’ diyen zihniyete verilebilecek cevaplardan sadece biri olarak görmek daha güzel olur.

Biz gençlerin, bedenlerimizi tanıdığımız, kontrolün yalnızca bizim elimizde olduğu, cinsel sağlık ve üreme sağlığı haklarımızdan tam ve özgürce faydalanabildiğimiz bir dünya istiyorum. Sayımız artarsa neden olmasın?

Cinsel sağlık, üreme sağlığı hakları senin için ne ifade ediyor?

(*)UNFPA, Dünya Nüfus Günü Gençlik Basın Bülteni, 2008

(**)Bildiri, IPPF Üreme Hakları ve Cinsel Haklar Bildirgesi, Vizyon 2000, Uluslararası Federasyonu - 1996, (Türkiye Aile Planlaması Derneği tarafından Türkçe’ye tercüme edilmiştir.) Türkiye Aile Planlaması Derneği Yayınları, No. 54, 1997.

(***)Türkiye Gençlerde Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Araştırması, 2007, UNFPA Türkiye ve Nüfusbilim Derneği, özet rapor için; www.birgenclikhikayesi.com

Etiketler: insan hakları, sağlık
Nefret