07/04/2012 | Yazar: Halil Kandok

"Katillerin çoğu nefret suçunun ne olduğunu bilmiyorlar bile belki de. Bildikleri tek şey eşcinsellerin toplum tarafından kabul edilmediği ve onlara her türlü muameleyi yapabileceklerine dair öğrenilmiş inançlarından aldıkları cesaret."

Halil Kandok | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Halil Kandok
Bir insan kaç kez öldürülür? Eşcinselsen, travestiysen defalarca öldürülebilir, öldükten sonra bile öldürülebilirsin. Nasıl mı?

Bir kere toplumsal cinsiyetle uyumlu halde olabilmesi için çocukluktan itibaren cinsel yönelim ve cinsiyetinin baskılanmasıyla kendini bir türlü gerçekleştirme fırsatı bulamadığın için tam olarak doğmuş sayılmazsın.

Eşcinselliğin öğrenildikten sonra  önce evlatlıktan silinerek öldürülürsün.

Sonra toplum tarafından dışlanarak, aşağılanarak, her türlü ayrımcılığa maruz kalarak, şiddete uğrayarak öldürülürsün. Çünkü her şeyden mahrum olarak yaşamak, yaşamak değildir zaten.

Aç ve işsiz kalınca fuhuş yapmak zorunda kalırsın ve ahlaksız olarak ilan edilerek en ağır şekilde öldürülürsün.

Devlet tarafından da öldürülürsün hasta ilan edilip sahip çıkılmayarak, güvenliğin sağlanmayarak.

En son olarak da toplumun uzantısı olan ve seni bir pislik olarak gören kişiler tarafından bıçaklanarak veya silahla vurularak öldürülürsün.

Bir darbe yetmez ve ölün bile defalarca bıçaklanarak nefret yüklü darbelerle sayısız kere de öldürülürsün.

Yetmez gene de ve seni dünyaya getiren ana-baba ve ailen tarafından cenazene bile sahip çıkılmayarak son kez öldürüldüğünü zannedersin ama hâlâ sona ermemiştir öldürülmen.

Devlet seni öldürene hak ettiği cezayı vermez ve katile tahrik indirimi uygulayarak, adalet adını verdiği yargısıyla adaletsizlik yaparak, senin aracılığınla eşcinselliğe de darbeyi indirir.

Medya da öldürmekten geri kalmaz. Öldürülen eşcinsellerin, travestilerin adları açık yazılır bir suçlu gibi, katiller baş harfleriyle gizlenmeye çalışılır sanki masummuş gibi. Nasıl olsa yaşamayacaktır artık “onlar”. Yaşarken bir anlamları yoktu, ölünce mi eşit davranılacak, saygı görecekler?

Yaşaması ayrı bir dert, öldürülmesi meşakkatlidir eşcinselin, travestinin. Bir de devletin birimlerini güvenlik olsun, yargı olsun, aile olsun hep meşgul ediyor değil mi? İşte o yüzden eşcinselliği yok sayıyor Devlet. Kabul etse heteroseksizmin koltuğu sallanabilir. İki ucu boklu değnek yani. Olan bu arada eşcinsellere, travestilere, diğer LGBT’lere oluyor tabi ama kimin umurunda ki.

Kuşadası’nda öldürülen travestinin katili yakalanmış. Katilin savunuları benzer şekilde gene. Travesti buna bıçak çekmiş, bu da bıçağı elinden almış ama bıçağı saplayıp-saplamadığını hatırlamıyormuş. Öldüğünü ertesi gün haberlerde öğrenmiş. 

Nedense hep eşcinsel tarafı tahrik ediyor karşı tarafı. E sen parasını almak istersen, darp etmek istersen ne yapsın insanlar? Tabii ki de karşılık verecekler. Ama herkesin gözünde eşcinseller birer pislik, birer kurban oldukları için her türlü kötülüğü hak ederler ve bu yüzden de katiller amaçlarına ulaşmakta zorluk çekince onları öldürmekten hiç çekinmezler.

Katillerin çoğu nefret suçunun ne olduğunu bilmiyorlar bile belki de. Bildikleri tek şey eşcinsellerin toplum tarafından kabul edilmediği ve onlara her türlü muameleyi yapabileceklerine dair öğrenilmiş inançlarından aldıkları cesaret.

Devletimiz de katillerle aynı kafada olduğu için eşcinselleri şiddete karşı korumaya bile layık görmüyor ki, nefret suçları kapsamına cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğini de alsın!

Biliyorum heteroseksist toplum nefret suçları yaptırımıyla yüzleşene kadar zaman geçecektir ama Devlet eşcinseller gibi farklılıklara karşı koruyucu yasa çıkarıp bir başlangıç yapmadıktan sonra nefret suçları bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde devam edecektir. Devlet bunu mu istiyor acaba? 
 
Fotoğraf: Gülistan Aydoğdu / Kaos GL

Etiketler: insan hakları, nefret suçları
Nefret