13/07/2020 | Yazar: Aslı Alpar

Şiddet temalı bir karikatür yarışması yaptığınızda mizahın şiddeti değil, şiddetin yöneldiği özneyi güçlendirmesi gerekiyor.

Bir karikatür yarışması ve TERF karşıtı bir karikatür Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Aslı Alpar | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Aslı Alpar

Heteropatriyarkal, iki cinsiyetli bir karikatür dünyasının içinden güzel bir haberle döndüm.

Erdoğan Karayel’in yayımladığı Uluslararası E-Mizah Dergisi Don Quichotte ile İstanbul Düşünce ve Eğitim Derneği tarafından düzenlenen “Kadına Yönelik Şiddete Hayır!” konulu uluslararası karikatür yarışmasından bahsediyorum. Bu yarışmanın ön seçici kurulunda yer aldığım için biraz yarışmadan biraz da bu yarışmanın karikatür dünyasına getirisinden bahsetmek istiyorum.

62 ülkeden, 394 karikatüristin toplam 1040 eserle katıldığı bu yarışmanın tüm seçici kurul üyelerinin ve teknik ekibinin kadınlardan oluştuğunu söyleyeyim.

Karikatürleri seçerken karikatürün tekniği, orijinal bir fikre ve komiğe sahip olması önemliydi. Bunların dışında yarışmaya gelen karikatürlere şu soruyu sorduk: “Bu karikatür kadınları güçlendiriyor mu?”

Bu soru önemli çünkü şiddet temalı bir yarışma yaptığınızda mizahın şiddeti değil, şiddetin yöneldiği özneyi güçlendirmesi gerekiyor. Çünkü ancak mizah o zaman tarihsel görevini yerine getiriyor ve şaşırtıcılığını, güldürüsünü de oradan çıkarıyor.

Gelen karikatürler arasında yalnızca şiddet sahneleri olanlar vardı. Bu çalışmalar Türkiye’de de karikatür dergilerinin 8 Mart ve 25 Kasım’larda sık sık yaptığı gibi gözü morarmış kadın karikatürlerinin benzerleriydi.

Yine de bu akımdan sıyrılan işlerin öne çıktığını söyleyelim. Yarışmanın birinciliğini paylaşan iki karikatürü es geçiyorum ve özel ödül alan 2 karikatürü sizler için betimlemek istiyorum.

İlki, Brezilya’dan Neltair Abreu’nun Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin özel ödüle layık görülen çalışması. Karikatürde yüzlerce kadın örgütlenmiş ve “erkeklik kalesi” diye adlandırabileceğimiz bir kalenin kapısına gelmiş. Ellerindeki dev femina ile bu kapıyı kırmak üzereler.

 bir-karikatur-yarismasi-ve-terf-karsiti-bir-karikatur-1

Bir diğer eser Metropol Fm özel ödülünü alan Endonezya’dan Didie Sri Widiyanto’nun çalışması. Erkek şiddetine maruz bırakılan kadın, faili yere sermiş ve sosyal medya ağları ile onu yere sabitlemiş, muhtemelen polisi arıyor.

bir-karikatur-yarismasi-ve-terf-karsiti-bir-karikatur-2

Bu iki güçlendirici çalışmanın ardından TERF karşıtı mücadelenin içinden bir çizimle yazımı bitirmek istiyorum. TERF’lere dair daha önce de birçok yazı yayımladık ancak yine de ilk defa karşılaşmış olabilecekler için kısaca bahsedeyim. TERF, trans karşıtı radikal feminizm anlamına geliyor.

Neden bizim gündemimizde diye sorarsanız, Türkiye’de trans karşıtı radikal feministler 2019’dan beri yoğun bir şekilde sosyal medyada, ısrarla transların beyanlarını hiçe sayan paylaşımlar yapıyor.

Bununla yetinmiyor ve trans ergenlerdeki yüksek intihar oranlarını oldukça düşürdüğü bilimsel olarak saptanan ve ergene hiçbir zararı olmayan hormon bloklayıcı terapilerin hiçbir bilimsel kaynakları olmadığı halde “zararlı” olduğunu ileri sürüyorlar ve aslında bu anlamda trans ergenlerin hayatı ile oynuyorlar. Bu terapilerin erken regl olan kız çocuklarında da kullanıldığını hatırlatalım.

Bu gündemi aslında tam olarak TERF’lere borçluyuz diyebiliriz. Terflerin Türkiye’deki paylaşımları daha çok Avrupa’daki trans karşıtı muhafazakâr Hristiyanların sözümona “bilimsel” iddialarına dayanıyor. 

Karikatür de tam durması gereken yerde duruyor ve transların hayatını savunan bir yerde esprisini yapıyor.

Barry Deutsch imzalı çizim de iki kişi konuşuyor.

bir-karikatur-yarismasi-ve-terf-karsiti-bir-karikatur-3

İlk karedeki kişi diğerine şöyle diyor: “Pardon siz telefonda konuşurken kulak misafiri oldum ve size tamamen katılıyorum trans demek kadın demek değildir.”

Kişi yanıtlıyor: “Aa teşekkür ederim. Kadın olmanın saldırıya uğradığını düşünüyorum.”

İkinci karede ilk kişi yanıt verir: “Ya kesinlikleee… Bir kıyafet giyip bir estetik ameliyat olmaktan çok daha fazlasıdır kadın olmak.”

Diğeri yanıtlar “Evet evet, bir şey var erkeklerin sadece ameliyatlarla elde edemeyeceği bir öz vardır kadın olmakta.”

Üçüncü karede diyalog şöyle devam eder: “Biliyor musun neyden nefret ediyorum; transfobik kelimesinden.”

Diğeri yanıtlar, “Bendeee aslında bu kelime bir taktik trans gündemine katılmayan desteklemeyen insanları korkutmanın bir taktiği.”

Dördüncü karede, “Yaa bu çok hoş bir başka radikal feministle tanıştığıma çok memnun oldum.”

Yanıt verir: “Radikal feminist mi? Şaka mı yapıyorsun? Ben muhafazakar bir hristiyanım”

Son karede kişi diyor ki “Bu biz arkadaş olamayız anlamına mı geliyor?”

Karikatür dünyasından keyifli haberlerde görüşmek üzere.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.



Etiketler: kültür sanat
Nefret