13/12/2019 | Yazar: Neşe Tamer

Çocukları önce kendilerine açılan kadınlar çocuklarının yanında durabiliyor mu?

“Biz LGBTİ+ çocukları olan anneler artık ‘elalem ne der’ dehşetini üstümüzden atıyoruz” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Neşe  Tamer | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Neşe Tamer

KaosGL.org’da yayımlanan “Neye mal olursa olsun çocuğumu asla kaybetmeyeceğim” haberine göre Hindistan’da Mamta isimli bir kadının eşcinsel oğlunu kabul etmeyen eşinden ayrılarak, çocuğunun yanında duruyor.

Bu haber “Peki, ya Türkiye’deki anneler” sorusunu sorduruyor. Çocukları önce kendilerine açılan kadınlar çocuklarının yanında durabiliyor mu?

“Yanlış ve yalnız olmadığımız başka bir dünya kurduk”

Aydın’da yaşayan LGBTİ+ çocuğu olan Yıldız, “Biri hayat arkadaşı olarak seçtiğimdi. Biri de canımdan parçam, oğlumdu. Seçim yapmam gerekmiyordu ama taraf tutmam gerekiyordu. Ben de çocuğumun tarafındaydım çünkü onun bana, ailesine en çok ihtiyacı olduğu zamanlardı. Yoksa aile olmamızın ne anlamı vardı” diyor.

Muğla’dan Duygu ise yolculuğunu şöyle anlatıyor: “Eşim öğrendiğinde bir şey demedi. Yok saydı. Sessiz kaldı. Onun sessizliği içimde çığlığa dönüştü. Çocuğum üniversiteye başlamak için yuvadan uçarken ben de kanatlandım, onunla birlikte uçtuk. Yanlış ve yalnız olmadığımız başka bir dünya kurduk.”

Muhafazakâr ve ataerkil bir toplumda yaşayan biz LGBTİ+ çocukları olan anneler, çocuklarımızı homofobik ve/veya transfobik kurumlardan, kişilerden ve ne yazık ki en çok da en yakınımızdakinden, hayat arkadaşımızdan, eşimizden korumak zorunda bırakılıyoruz.

“Mücadelemiz, çocuklarımızın özgürlüğü kadar kendi özgürlüğümüz ve mutluluğumuz için”

İçinde yaşadığımız erkek egemen toplumda, kadınların LGBTİ+ olan çocuklarının yanında durması eşi görülmemiş bir başkaldırı. Biz anneler artık toplumsal çevremizin beklentilerinden kendimizi arındırıyor, elalemin hakkımızda neler düşüneceğinin dehşetini üstümüzden atıyoruz.

Kayıp duygusunu fazlasıyla yaşamış olan bizler, çocuklarımızı bir daha kaybetmeyeceğiz. Mücadelemiz, çocuklarımızın özgürlüğü kadar kendi özgürlüğümüz ve mutluluğumuz için…

Çıkar ilişkilerine dayalı, sevgisiz, ahlakçı aile yapısına son veriyor, “tehdit görülmenin” zevkine varıyoruz. Koşulsuz sevdikçe mutlu ediyor, mutlu oluyoruz. Peki, o zaman soruyorum sizlere, aile olmanın tanımı bu değildir de nedir?

Tek değiliz, kocalar olmasa da yalnız değiliz, çünkü biz, BAŞKA BİR AİLEYİZ.

 

 


Etiketler: yaşam, aile
Nefret