03/09/2012 | Yazar: Halil Kandok

Bu mahalle baskısı dedikleri Devletin ta kendisi olmasaydı, nefret cinayetleri işlenip de ört-bas edilebilir miydi? Ondan önce Devlet eşcinselleri tanıyıp dolaylı da olsa suça iştirak etmese, bu cinayetler bu kadar rahat işlenebilir miydi? Yasalarımız bu kadar gevşek olmasaydı bir baba evladına 14 kurşun sıkabilir miydi?

Halil Kandok | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Halil Kandok
Eşcinsellere sıkılan ilk kurşun, eşcinsellerin Anayasa’da tanımlanmamasıdır? Sonraki sıkılan kurşunlar bu ilk kurşundan alınan cesaretle sıkılan kurşunlardır.
 
17 yaşındaki eşcinselin öldürülme sebebi mahalle baskısıymış. Mahalle dedikleri sanki başka bir idare-yönetim şekli. Bu ülkenin, bu Devletin, bu Hükümetin, bu yönetimin, bu yönetilenin, bu toplumun, bu kültürün, muhafazakâr ve ahlakçı zihniyetin, cinsiyetçi yapının, heteroseksizmin ta kendisi ve her türlü caniliği yapan baskı sisteminin işin içinden sıyrılma bahanesi mahalle dedikleri.

Hadi siz mahalle baskısı bahanesiyle işin içinden sıyrılıyorsunuz, peki her türlü ve herkesin baskısına maruz kalan eşcinseller ne yapsınlar? Ölsünler değil mi? Ölüyorlar, öldürülüyorlar zaten.

Bu mahalle baskısı dedikleri Devletin ta kendisi olmasaydı, nefret cinayetleri işlenip de ört-bas edilebilir miydi? Ondan önce Devlet eşcinselleri tanıyıp dolaylı da olsa suça iştirak etmese, bu cinayetler bu kadar rahat işlenebilir miydi? Yasalarımız bu kadar gevşek olmasaydı bir baba evladına 14 kurşun sıkabilir miydi?

"Hukuk önünde herkes eşit" deniyor. Eşitse neden bu eşitliğe eşcinseller açıkça dahil edilmiyorlar? Babalar çocuklarını katletsin diye mi? Size göre ahlaksız da olsa, sapık da olsa, bir insanın bir insanı katletme hakkı mı vardır? Yoksa neden eşcinseller açıkça korunmuyor? İnsanlar sırf eşcinsel oldukları için öldürülüyorlar, hem de babaları tarafından, daha ne zamana kadar eşcinsellik gerçeği görmezlikten, duymazlıktan gelinecek? Eşcinsellerin toplu bir soykırıma mı maruz kalmaları gerekiyor Hitler dönemindeki gibi açık-açık.

Zaten eşcinsellere yapılanlar bir soykırımdır. Çünkü cinsel yönelimlerinden dolayı nefretle öldürülüyorlar. 14 kurşun ne demektir? Bir insanın ölmesi için tek kurşun yetmez mi? Hadi yetmedi diyelim? İki, üç, dört.... Ve bu soykırıma Devlet sessiz kalıyor, suça ortak oluyor. Daha ne diyebiliriz ki, derdimizi nasıl anlatabiliriz ki haklarımızın ve canımızın yasal güvence altına alınabilmesi için? Ölüyoruz, öldürülüyoruz, bundan ötesi var mı?

"Ahlaksızlık" diyorlar, "Sapıklık" diyorlar, "Hastalık" diyorlar, "Mahalle baskısı" diyorlar, bahaneleri o kadar çok ki. Bunların hiçbirisi eşcinsellerin öldürülmesi için gerekçe sayılamaz. Artık yeter! Cinsiyetçi nefretinizi çekin üzerimizden ve gasp ettiğinizi yasal haklarımızı iade edin.

Bilinen eşcinsel töre cinayeti bir idi iki oldu. Her iki eşcinsel de açık eşcinsel oldukları ve eşcinselliklerini inkâr etmedikleri, heteroseksist yapıya boyun eğmedikleri için öldürüldü. Bir anlamda mahalle baskısı bahanesiyle heteroseksist yapıya karşı eşcinsel direnci kırma mücadelesi bu katliamlar. Muhafazakâr kültürle Devletin hükmedici yapısı ne kadar örtüşüyor birbiriyle farkında mısınız? Devletin ideali eşcinsel nefretini körüklemek diyebilir miyiz bir anlamda herkesi kendine benzetmeye çalışarak, kendine benzemeyenleri korumayarak?

Eşcinsellere sıkılan ilk kurşun, eşcinsellerin Anayasa’da tanımlanmamasıdır? Sonraki sıkılan kurşunlar bu ilk kurşundan alınan cesaretle sıkılan kurşunlardır. Eşcinseller resmi olarak tanımlansa, sonraki gelecek kurşunlar eşcinsellere işlemez. Çünkü o zaman korunacağız, korunmasak bile kendi-kendimizi korumaya çalışacağız yasalardan aldığımız cesaretle. Devlet biz eşcinselleri sanki başka dünyanın insanlarıymışız gibi yok sayarak, can güvenliği konusunda sahipsiz ve cesaretsiz bırakıyor.

Etiketler: insan hakları, nefret suçları
Nefret