20/07/2020 | Yazar: Semih Özkarakaş

Ayşegül Aldinç, Bendeniz, Emel Müftüoğlu, Emrah, Ferdi Tayfur, Cem Adrian, Orhan Atasoy, Tarkan, Bedük, Nazan Öncel ve dahası… Semih Özkarakaş kliplerdeki LGBTİ+ temsillerini didik didik etti.

Fadime’nin düğününden güvendiğimiz dağlara yağan karlara: Kliplerde LGBTİ+’lar Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Semih Özkarakaş | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Semih Özkarakaş

Son yıllarda Türkiye’de filmlerde, dizilerde ve video kliplerde LGBTİ+ temsilleri ya da görünürlükleri sansürleniyor. Özellikle RTÜK üzerinden gerçekleşen denetlemeler ve yasaklamalar yüzünden müzik kanallarında LGBTİ+ temsili olan klipler ya montajlanarak yayınlandı ya da hiç yayınlanmadı. Bu sansürcü ve LGBTİ+’ların görünürlüğünden rahatsız olunduğu yıllarda Türkiye’de çekilmiş LGBTİ+ temsilli klipleri merak edip araştırdım. Ortaya 20 klip zar zor çıktı ve bu klipler de niyet okumalı, çok yanlış temsilli, iyi bir şey yapmak isterken eline yüzüne bulaştırmış, ömür törpüsü stereotiplerle dolu temsillerin olduğu ve bazıları da içimi ısıtan cinstendi. 90’lar döneminde çocukluğunu yaşamış ve büyümüş bir lubunya olarak kliplerin hepsini hatırlıyorum neredeyse. Mutlaka atladığım, unuttuğum klipler olmuştur ama özellikle seçmeye çalıştığım klipler bir stream olarak youtube gibi yerlerden erişilebilirdi. Ana akım kliplerdi ya da ana akım kişiler tarafından icra edilmişlerdi. Değerlendirdiğim klipleri kısaca tanıtıp sonra bazı başlıklar altında gevezelik edeceğim.

Ayşegül Aldınç – “Yanlışsın”: 90’ların çok karizmatik idollerinden biri olan Ayşegül Aldinç’in Mustafa Sandal tarafından yazılıp bestelenmiş şarkısının klibinin birkaç saniyelik bir kesiti bi+ bir manzaraya göz kırpıyor. Kişiler sanki birbirlerine kafa tutuyormuş gibi okunabilecek sahne aslında buram buram bir homoerotizm barındırıyor.

Bendeniz – Güvendiğim Dağlara Kar Yağdı: Bendeniz’in beraber olduğu erkeği Bendeniz’i hem cinsiyle aldatırken görüyoruz.

Emel Müftüoğlu – Korkuyorum: Emel’i bir kadınla beraber cennetten bir köşede izliyoruz. Klip pastoral bir ortamda ve romantizm, dram dozu epey yüksek. Şarkının sözleri ve taşıdığı acıyla şarkı tam bir lubunya şarkısı. Emel daha sonra bu klipte bir kadın oyuncuyla oynamasının sebebini erkek oyuncunun gelmemesi olarak açıklamıştı.

Emrah – Dura Dura: Emrah bu şarkısında obsesif bir şekilde bir kadını arıyor ve Emrah’ı sürekli kadının peşinde izliyoruz. Kadın klipte bir femme fatale ve kılıktan kılığa giren bir ajan olarak Emrah’ın kalbini çalmış. Klibin en temsiliyet sahnesi de Emrah’ın kadını aramak için girdiği tuvalette kadının benzerlerinin traş olması.

Ferdi Tayfur – Fadime’nin Düğünü: Yıllardır anonim bir eser sandığım şarkının söz ve müziği Ferdi Tayfur’a ait. Klip Ferdi Tayfur’un şehirden sevdiği kadını ve memleketlilerini alıp köye dönmesini konu alıyor. Hem şarkıda hem de klipte köyden kente göçü ve şehirlileşme serüvenini sosyolojik bir toplumcu hevesle ele alan Tayfur, Fadime’yi ararken yolda gördüğü trans kadına (bence köylüsü) merhamet edip onu babacanlıkla affediyor ve köyüne götürüp Fadime’nin düğününde de halay çektiriyor.

Orhan Atasoy- Gemiler: Tek bir planla, getto bir yerde (muhtemelen liman) kendi başına dertli dertli yürüyen bir kadını ve onun etrafında toplumsal olarak ayıplanan, yasaklanan, günah olarak tanımlanan tüm  kişi ve performansları izliyoruz .

Nazan Öncel – A Bu Hayat: Klip kentin çok dışında terk edilmiş bir bina ya da bir araba çöplüğünde geçiyor. Daha çok stüdyovari bir atmosfer yaratılan klipte Nazanı ve bir sürü başka asi, punk kadını görüyoruz. Hayatın böyle olmasına dair isyankar ve kederli şarkı sözleriyle klibin sadece kadınlardan oluşması klibin LGBTİ+ klibi ve şarkısı olarak okunmasına yol açıyor.

Rüya – Ünlü: Bir otel odasında akşamdan kalma adam yatağın kenarında oturmuş ve kendisine gelmeye çalışıyor. Muhtemelen akşam neler yaşandığını düşünüyor ve tuvalete gittiğinde aynanın karşısında traş olan bir kadın görüyor. Kadın daha sonra peruğunu çıkarıp adama kahkaha adıyor ve adam kaçarak uzaklaşıyor.

Emel Müftüoğlu – Hovarda: Seray Sever’in mahallenin şuh ve ka kadını olarak, Emel Müftüoğlu’nun ise ‘sokak çocuğu’ olduğu klipte Emel Müftüoğlu’nun Seray Sever ile flörtünü izliyoruz ya da diğer farklı okuma Emel Müftüoğlu’nun Seray Sever gibi hiper feminen bi kadın olmak istemesini sonrada olmasını izliyoruz.

Bedük – Koyver Kendini: Klipte oynayan kişi işteyken telefondan bir şarkı açıyor ve bir anda kendini çevresinde kadınların olduğu bir spor kompleksinde buluyor. Kadınlara yükselirken bir anda erkekleri görmeye başlıyor ve manasız bir şekilde Bi+ arzularıyla boğuşup hep erkekleri arzulamaya başladığında onlardan kaçıp kadınları bulmaya çalışıyor.

Cem Adrian – Yalnızlık: Klipte Cem Adrian ve onun da dışında 3 farklı yerde 3 kişi var. Biri trans kadın, biri alkol içip obsesif bir şekilde mutfağı temizleyen cis kadın diğeri ise mastürbasyon yapan cis bir erkek.

Ceylan Ertem – Ne Olursan Ol Gelme: Klip pastoral bir ortamda geçiyor ve Ceylan Ertem kadın partneriyle dağ bayır dolaşırken terk edilmiş bir eve akşamı geçirmek için giriyor. Gece onları ayırıp, bağlayıp yakmak isteyen maskeli bir grup tarafından şiddete maruz bırakılıyorlar. Ceylan saldırganlardan birinin maskesini indirince hepsinin maskesi iniyor ve bir şekilde güçsüz kalıp kendileri evde yanıyor. Ceylan ve partneri kurtuluyor.

İzel – Aşk Hakları: Klip bir eğlence mekanında geçiyor, herkes mekanda eğlenirken İzel mutsuz bir şekilde mekanda takılıyor ve mekandaki bir drag queen’i hem eğlenirken hem de makyajını silerken kuliste mutsuz olarak görüyoruz.

Kargo – Arabic Fahişe: Birkaç farklı mekanda seks işçilerini ve müşterilerini görüyoruz şarkı boyunca.

Kenan Doğulu – Tencere Kapak: Şarkı boyunca hetero, lezbiyen ve gey çiftlerin gün içerisinde birbirlerinden farklı anlarının ‘romantizm dolu’ kesitlerini görüyoruz.

Tarkan – Şıkıdım: Tarkan bir arabada uyuya kalmış ve hayranları onu fark ediyor ve bi zombi istilası gibi Tarkan’ın etrafını sarıyorlar.

Emel Müftüoğlu – Deli Et Beni: Bir stüdyoda geçen klipte Emel bir kadın bir erkek 2  dansçısının arasında şarkı söylüyor.

Aylin Yeşilova – Zehir Gibi: Aylin Yeşilova ve kadın partneri klip boyunca dolu dolu lezbiyen bir arzuyla romantizm ve erotizm yaşıyorlar.

Athena – Ses Etme: Bir kişinin arkadaşlarıyla sabahtan akşama kadar makyaj yapıp hazırlanmasını, taksiyle çarka (benim yorumum) gitmelerini ve gece bir barda performans sergileyip eğlenmelerini, günün sonunda da aralarından birinin eve dönerken birkaç kişi tarafından saldırıya uğrayıp bir kadın tarafından kurtulmasını anlatıyor.

Bunlar dışında Ece Dorsay, Ramadan ve Harun Nuri Ateş ile başlayan Gaye Su Akyol ile devam eden, Burakbey’in, çıktığı klipler de var. Ama bunu başka bir yazı konusu olarak ele almak istiyorum. Gelelim başlıklara;

Peruk çıkarma ve tıraş olma fetişizmi:

Türkiye’de arabesk müzikten rock müziğe poptan dans şarkılarına kadar trans temsiller yer etmiş durumda. Ferdi Tayfur’un “Fadime’nin Düğünü” şarkısındaki trans kişi köyden Fadime’sini bulmaya gelen Ferdi Tayfur’la karşılaşır. Yüzüne bakamaz, mahcuptur ama Ferdi Tayfur yüce gönüllükle merhamet eder ve köye beraber dönerler. Klipte mutlu son Fadime’nin düğününün gerçekleşmesi ve o düğünde halay çekilmesidir. Halay sahnesinin sonunda trans kadın karakter çalıların oraya giderek ayakta işer. Muhtemelen bir komedi unsuru olarak sıkıştırılmış bu sahne aslında başka bir klipte de transların tuvalet ihtiyaçlarında ifşa etme fantezini gösteriyor. Emrah’ın Dura Dura klibi erkeğin kalbini çalan bir kadını femme fatale olarak gösteriliyor. Kılıktan kılığa giren kişinin peşinde olan Emrah onu aramak için girdiği kadınlar tuvaletinde aradığı kadının benzerlerinin hepsini tıraş olurken görüyor. Trans kadın karakterlere yönelik tuvalette ya da tuvalet ihtiyacında “erkek” olduklarını “gizleyemedikleri” transfobik bir sanrılar silsilesi bu. Bunun dışında da Cem Adrian’ın Yalnızlık klibinde yalnızlık buhranı yaşayan trans kadın karakter de şarkının sonlarına doğru peruğunu çıkarıyor. Orhan Atasoy’un Gemiler klibinde dertli dertli yürüyen kişinin kıyafetlerini çıkardıklarından sonra kendisi de peruğu çıkarıp atıyor, Kargo Arabic Fahişe klibinde elinde mavi kimliğini tutup ağlayan bir karakter daha sonra küpesini ve peruğunu çıkarıyor. İzel’in Aşk Hakları’da çok iddialı bir şarkı adıyla çok önemli değerli bir konuya değinecekmiş gibi dururken ikili partner ilişkileri üzerine durup gece hayatında sadece eğlence ve performans için birini gösteriyor ve o da peruğunu çıkarıyor. Maalesef Türkçe kliplerdeki trans temsillerinin peruk çıkarmaları Ru Paul Drag Race’den elenmelerine sebebiyet verecek kadar kötü ve sadece izleyici şaşırtmak, şoke etmek için yapılmış sahneler. Bu anların zayıflaştırıcı ve yanlış olan kısmı daha çok transları peruk ile eşitlemek ve hepsinin günün sonunda oldukları kişi olduklarından dolayı pişman olması. Fetiş haline getirilen peruklar başka bir fetiş haline getirilen trans stereotipleri olarak gösteriyor.

Erkekliğe zeval getirmeme bahanesi; kadın sandım erkek çıktı:

Türkçe video klipler arasında en çok korkunç ve transfobik klip bana göre Ünlü’nün Rüya şarkısı. Bu klip trans kadınları kriminalize eden, öcüleştiren ve ekstradan da yılların nefret suçu bahanesi “kadın sandım erkek çıktı”yı kurguluyor. Hatta sözlü halde de ifade ediyor. Şarkı sarhoşken bir kadın ile beraber olan erkeğin kadının trans olduğunu anlamasıyla kopardığı yaygarayı sözde travma olarak anlatıyor. Şarkıdaki bazı problematik sözlere örnek vereyim ‘’Dün gece severken bu sabah çok korktum’’ ve  “Gözümü açtım gördüğüme inanmadım / Gözümü açtım gördüğüme inanmadım / Sanki bir kötü rüya korkarım aman allah”. Muhtemelen hepimiz biliyoruz hayatının en güzel gecesi ve seksini yaşadı ama erkekliğe ve onun toplumsal taşıyıcılarına zeval getirmemek için alkollü olduğunu, gözüne inanamadığını ve korktuğunu şarkı sözlerinde ifade ediyor. Toksik erkeklik ve onun transfobisi klibe de yansıyor. Klip bir otel odasında hunharca akşamdan kalma bir şekilde uyanan ‘masum’ erkeğimizin tuvalete gittiğinde arkadan gördüğü kadının aniden dönüp tıraş olduğunu ve yine peruğunu çıkardığını görüyoruz. Ama burada trans karakter “nasıl da seni kandırdım ama” şeklinde ‘masum’ erkeğimize kahkahalar atıyor ve erkek karakterimiz bir ‘kurban’ olarak kaçıp gidiyor. Kadın sandım erkek çıktı sözünü kliple de pekiştiren ünlü grubu transları potansiyel fail, yalancı olarak gösterip klibi noktalıyor.

2 enteresan ve üzerinde durulması nokta Ünlü grubunun yaptığı müzik türü post punk ve pop rock ın aslında hiç de protest olmadığını ve aksine transfobik olduğunu ifşa etmesi. Diğeri de bu şarkıyı zamanında Kaos GL dergisinin kamuoyuna sunduğu bir anketle gay ikonu olarak seçilen Hande Yener’in tekrardan söylemesi ve şarkıyı meşhur etmesi.

Kendince Eve Gidecekti Ne Olur Yani Ne Olur Şiddet Pornografisini Göstermeden Klip Bitseydi

Trans varoluşlar üzerine en bilindik ve yakın tarihli olan son klibimiz Athena’nın Ses Etme şarkısına yaptığı klip. Klip sinematografi ve trans ya da drag temsili olarak çok başarılı. Sabah uyanıp hazırlanan 3 kız görüyoruz. Çarka çıkıyorlar ya da geziyorlar. Akşamında eğlenip günün sonunda biri eve dönüyor ve kendisi şiddete maruz kalıyor. O son sahneye kadar bana göre hiçbir sorun, hiçbir sıkıntı yoktu. Ama şunu çok merak ediyorum “neden translara mutlu sonu çok görüyoruz?”. “Neden mutlu sonlu bir kurgu oluşturamıyoruz?” Transları insandışılaştırmak ve şiddeti onların kaderi olarak göstermek çok yanlış ve öğrenilmiş bir şiddet arzusu. Hayır translar artık günün sonunda sağ salim ve mutlu bir şekilde eve gidebilmeli. Bir şiddet sahnesi illa gösterilmek isteniyorsa (şarkının draması yüzünden) şöyle kurgulamak çok mu zor olurdu: eve dönerken bir trans birkaç kişinin tarafından saldırmak için pusuya düşürülür.  Tam bu sırada mahallede yaşayan kadınlar Sin City’deki gibi adamları hacamat etseydi ve dayanışma kazanmış olsaydı. Sonuçta kendince eve gidecekti ne olur yani ne olur? mutlu son göstererek klip bitseydi, ne olurdu bir trans karakterin peruğu başında kalsaydı? Eğer öyle olsaydı klip en güzel temsil ve güçlendirici örnek olurdu. İnşallah başka örneklere.

Zamanına Göre Başarılı ama Zamanında Hapsolan bir Çalışma: Gemiler

Orhan Atasoy’un gemiler klibi tek plan sekans çekilmiş ve galiba MTV’de gösterilen ilk Türkçe klip olmuş. Klip dönemine göre düşünüldüğünde çok başarılı. Hemcinsiyle homoerotik arzunun, efendi köle, role playing, kinky arzular Almadovar ve Lynch vari bir atmosferle ve yalnızlık, hüzün, acı dolu bir şarkıyla işleniyor. Zamanına göre çok başarılı ama zamanın ötesinde maalesef değil. Yine bir trans kadının kostümler, ayakkabılar ve peruktan soyutlandığı başkasının arzusunu izliyoruz. Klipte bu kişiye yönelik herhangi şiddeti görmemek, yürüyüşü boyunca bir sürü farklı arzuyu öcüleştirmeden görmek ve şarkının vermiş olduğu kederden ötürü çok sevilebilir.

Trans temsillerin olduğu kliplerin hepsine baktığımızda ortak özellikleri trans var oluşlardan ve politikalardan çok fazla uzaktan kliplerin kurgulanmaları. Gerçeklikten uzakta ve en önemlisi de hiç tartışılmayan bir alan olarak trans kimliklerin çeşitliliğinin çok az olması ve steriotipleştirmelerle kurgulanması. İyi örneğin olmaması yüzünden de ilerde üretilecek doğru klipler üzerine bir kılavuzun olmaması.

Bi+’lar 

Bi+’ların görünürlüğünün oran olarak fazla olduğu klip örneklerimiz maalesef ki Bi+’lara yönelik ayrımcı tutumları stereotiplestiriyor. Bendeniz ve Bedük ile biseksüel görünürlüğü işlenirken bu görünürlükler Ayşegül Aldinç, Tarkan ile de saniyelik sahneler ile biseksüel sahneleri okuyabilirken Emel Mütfüoğlu Deli Et Beni erotik biseksüel arzuyu aralarında en iyi gösteriyor. Ayşegül’ün şarkısında bir sahnelik an var o da partneri ile giderken yanından geçen kişiyle partneri yakınlaşıyor ve öpüşeyazıyorlar. Şarkıda da Ayşegül Aldinç partnerinin çapkınlığını belki şarkıda “sen kendi derdini kendinle hallet” ve “boş yere kendimi kandırmam her güzele kendimi kaptırmam yanlışsın yanlışsın” diyor. Böylelikle biseksüelliğin yanlış, kendini kandıran gizli geyler, olduğu var sayımı ortaya çıkıyor. Bendeniz’in klibindeyse beraber olduğu adamın hemcinsiyle kendisini aldattığını ve bunun sitemini görüyoruz. Ayşegül’ün aksine Bendeniz unutmuyor ve biseksüellere güvenilmez sizi aldatırlar mitini işliyor. Bedük’ün klibi ise bambaşka bir yerden bi+ temsilini komedileştirerek oluşturuyor. Karakter kadınları arzularken arzusuna dahil olan erkeklerden, hayalinden kaçıyor. Gereksiz bir kovalamaca görüyoruz. Evet belki klip biseksüelliğini keşfederken şoka giren birini anlatıyor ama temsil olarak biseksüelliğin kadınlardan da erkeklerden de hoşlanıyorum ama kadınları seçtim diye bitmemesi gerekiyor.

Tarkan’ın “şıkıdım” şarkısının klibini başlangıcı tarkan mitini britney spears İf You Seek Amy şarkısında ki gibi kurguluyor: “ But all of the boys and all of the girls are begging to if you seek Amy“. Tarkan’ın cazibesi kadınların ve erkeklerin baş edemeyeceği bir cazibe olarak kurguluyor. Aralarındaki en eğlenceli bi+ okumada bu olsa gerek.

Lezbiyenler

Lezbiyen temsili ve görünürlüğü kliplerde çok başarılı işlenmiş diyebiliriz. Özellikle 1 yıl önce çıkmış olan Aylin Yeşilova klibinde ayrılık yaşadığı partneriyle romantik, duygusal ve erotik anlarını bütün klipler arasında eyvallahsızca görüyoruz. Yastık savaşı gibi klişe bir sahne olsa da lezbiyenlerin arzu dolu ve gayet lubunya kesitleri en güçlendirici kısım. Şarkıdaki dram da sadece yaşadıkları ayrılık ve Aylin Yeşilova’nın hissettiği özlem.

Diğer başarılı temsil Kenan Doğulu’nun klibindeki lezbiyen çiftimiz. Daha çok Love Wins coşkusu ve Katy Perry Firework soslu temsil sevimli, nefes alan ve izleyenleri iyi hissettirme çabasında.

Nazan Öncel’i bir kadınla duygusal, erotik, romantik bir yakınlık yaşarken klipte görmüyoruz. Lakin şarkı sözlerinde iki kişinin aşkı başkalarının onayından geçmediği için engelleniyor. İçimiz rahat bir şekilde sözlerin iki kadın arasındaki aşka yazıldığını ifade edebiliriz. Ayrıca klipte erkek bir figürün olmaması da sadece kadın sosyalleşmesi yüzünden eşcinsel kadın aşkına atıfta bulunuyor diyebiliriz.

Ceylan Ertem de güçlü bir temsil ve kurguya yer veriyor klibinde. Klipte iki kadının başına kötü bir şey gelecek sanırken, Ceylan mücadele ederken ona saldıran maskeli kişinin maskesini aşağıya indiriyor ve bütün saldırganlar savunmasızlaşıyor ve Ceylan ile partneri maskeli saldırganları (aslında nefreti, kötülüğü) yeniyorlar. ;

Bir Hayal Kırıklığı ama Hâlâ Kadın Kadına Aşkın Temsili

Gel gelelim Emel Müftüoğlu’nun iki klibi: Korkuyorum ve Hovarda’ya. Korkuyorum’da Emel, hemcinsine karşı hissettiği aşkı toplumsal zorluk ve engeller yüzünden ya da hemcine karşı güçlü duygular hissetmeye hazır olmadığı için aşık olmak istemediğini görüyoruz. İki kadını cennetten bir köşede, bir arada, güçlü hallerde ve doğru temsillerle görüyoruz. Hovarda’yı ise Hiperfeminen bir kadına buch bir kadının duyduğu arzu, hayranlık ya da aşkı olarak okuyabilirken bir yandan Emel’in Seray gibi bir kadın olma arzusunu da görüyoruz (Emel’in Seray’ın göğüslerinden sonra kendi göğüslerini ellemesi). Fakat şarkının bazı kısımları günümüzde LGBTİ+’ların sahiplendiği en güçlü sloganlardan;

“Yine de aşk boyun eğmez yasaklarla” ve “Sevmeyelim de taşa mı dönelim?” Tartışmaya ve yoruma açık klibinden sonra tekrardan yorumladığı günümüz versiyonunda da artık ortada bir tartışma yok. Klip heteroseksüel bir yerden kurgulanıp ayrıca ilk klipteki gibi eve istediğini alan, sevişirken kimse rahatsız etmesin diye telefonu meşgule alan  ve sokakta elinde şarabıyla dans eden sürtük bir Seray Sever’de yok. 2 farklı hayal kırıklığından da bahsetmek gerekir. İlk Korkuyorum klibi için erkek oyuncunun gelmemesi üzerine hemen yanındaki arkadaşından oynaması için yardım istemesini anlatmıştı. Sonra ise Hovarda klibinin yıllar sonra yeniden çekilmesinde aynı hüsranı yaşıyoruz. Şimdilik Emel’in tartışmalı bir şekilde elimizde ve bi+ temsil okuması yapabileceğimiz Deli Et Beni klibi kalıyor. Onu da ilerde başka bir hayal kırıklığı olarak ‘düzeltir’.

Elde Avuçta Bişey Kalmıyor

Üzerinden incelip ele alınan klipleri düşündüğümüzde LGBTİ+’lara yönelik bir tektipleştirme ve insandışılaştırma olmadığı için dudak kenarı iyi örnek diyebileceğimiz bir elin 5 parmağını geçmeyecek klip elimizde kalıyor. Hande Yener’in “Acele Etme” şarkısının klibini bir gay barda geçtiği belli ve ama klipte geyler Hande’nin hayranları ve dansçıları gibi gözükmekten öteye gidemiyor. Mercan’ın enteresan “hepsi gay” şarkısına yaptığı klip ufak bütçeli bir apokoliptik evrenle temsilin görünmez kılındığı durumda. Mabel Matiz’in “alaimisema” şarkısında gökkuşağı bayrağına göndermeler renklerden yeşilin turkuazla yer değiştirdiğini görüyoruz. Bunun dışında Aleyna Tilki ”nasılsın aşkta” klibinin bir sahnesinin arka planında gökkuşağı bayrağını görüyoruz. Gzone’nun Atiye ve İrem derici ile yaptığı cover şarkılarda LGBTİ+ temsillerinin çok fazla arka plana atıldığını görüyoruz. Belki iyi örneklerden biri Gaye su akyol ve Aleyna tilki gibi ana akım sanatçıların kliplerinde queer, trans modellerin oynuyor olması. Bir yandan da LGBTİ+ sanatçıların ortaya çıkması, anaakımlaşması, üretmesi ve kendi kurallarını sanatına koyması. 

Yazının sonunda LGBTİ+ kimliklerin bir kurguda gerçek ve doğru temsili için iyi örneklerin artık ortaya çıkmasını dilemekle bitiriyorum. Gün gelecek Türkçe şarkıların klipleri LGBTİ+’ları güçlendirecek kurgularla oluşacak, inanmak istiyorum.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: kültür sanat
Nefret