29/08/2014 | Yazar: Giray Poyraz

Doğu Türkistan’da yapılan katliamlar için Kemalist; Gazze’de yapılan katliamlar için muhafazakar; Rojava’da yapılan katliamları dile getirmek için de illa Kürt olmak gerekmiyor!

Giray Poyraz | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Giray Poyraz
Sürekli olarak kadın bedeni üzerinden siyaset yürüten AKP hükümeti ne kadar cinsiyetçiyse onlara kadın bedeni üzerinden karşılık veren muhalif kesimler en az onun kadar cinsiyetçidir.
 
Sporla ilgilenen ve sporcu insanları sevmeme rağmen çocukluğumdan beri futbol ile aram hiç iyi olmadı. Maç esnasında taraftarların kendinden geçmesine hiç anlam veremediğimi ekleyerek bunu belirtmeliyim.
 
Spor yapmak, spor ile ilgilenmek cidden çok güzeldir; fakat, bunu hayatının merkezi noktasına taşımak yozlaşmaktır. ’Yozlaşmak’ diyorum; çünkü asıl olan şu ki, sporun bütün güzelliği ’kavgaların ve cinsiyetçi küfürlerin’ gölgesinde kalıyor. Toplumsal olarak bu durumun ne kadar farkındayız? Bilmiyorum, ama ben bu durumdan ciddi şekilde rahatsızım. Gezi direnişi sürecinde dahi bu tür cinsiyetçi küfürlerle çok sık karşılaştık. Gezi direnişinin başlama süreci bir parkın yok edilmesi ve ağaçların kesilmesi olarak başladı; ama aslında bu direniş  cinsiyetçi, tekçi, muhafazakar bir diktatöre karşı halkın taşan sabrıydı.
 
Sürekli olarak kadın bedeni üzerinden siyaset yürüten AKP hükümeti ne kadar cinsiyetçiyse onlara kadın bedeni üzerinden karşılık veren muhalif kesimler en az onun kadar cinsiyetçidir. O direnişte yer alan her kesim nasıl kendi hakkı için mücadele veriyorduysa, bir kadın ve bir LGBTİ bireyi de aynı şekilde mücadele veriyordu.
 
Kendi ezilmişliğini bir başkasını ezerek dile getirmenin var olduğu bir dünya yok... 
 
Beni bu denli rahatsız eden konuları dile getirmişken, yazımı son yaşadığım bir olayla bitirmek istiyorum.
 
Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda düzenlenen ’Barış İçin Kadın Girişimi Forumu’na LGBTİ aktivisti olarak ben de katıldım. ’’Gazze’den Rojava’ya savaş bize ne kadar uzak, barış ne kadar yakın?’’ konularını içeren bir forumdu. Kadıköy İskele’den başlayan yürüyüş alkışlarla ve desteklerle Yoğurtçu Parkı’na kadar devam etti. Yoğurtçu Parkı’na geldiğimizde Fenerbahçe taraftarlarının orada olduğunu gördük. Gezi’de direnen kadınlar, bu defa yoğurtçu parkında alay edilircesine gülüşlerle karşılandı. Forum başlamak üzereyken, yakınımızda olan bir grup taraftar, konuşmacı olan arkadaşı sloganlarla taciz etmeye başladı. Kadın arkadaşların uyarısına rağmen bu terbiyesizlik devam etti. Filistin’den gelen bir kadın arkadaş yaşadıklarını anlatırken, yoz holiganlarla cinsiyetçi bir şekilde AKP karşıtı sloganlar atılmaya başlandı. Çünkü, yapılan forumun AKP tarafından düzenlendiğini düşündüler. Doğu Türkistan’da yapılan katliamlar için Kemalist; Gazze’de yapılan katliamlar için muhafazakar; Rojava’da yapılan katliamları dile getirmek için de illa Kürt olmak gerekmiyor! Acıları ve katliamları bir ideolojiye bağlamak koskoca bir ’VİCDANSIZLIK’tır!
 
Filistin’den gelen kadın arkadaş zor koşullarda konuşmasını bitirmeye çalışırken, yapılan bu terbiyesizlik nedeniyle anlatacağı çoğu şey yarım kaldı ve konuşmasını bitirdi. Ardından Rojava’dan gelen diğer kadın arkadaş konuşmaya başladığında, Kürtçe sloganlarla destek verildi. Tekçi zihniyete rahatsızlık veren Kürtçe sloganlara karşılık, tekçi sloganlarla Rojavalı kadın arkadaşın konuşması yine kesildi. Bu forumdan bir verim alamadık. Belki evlerine gittiğinde bu yaşanan olayı gülerek anlattılar. Ama biz de her defasında bu terbiyesizliği teşhir etmeye devam edeceğiz.
 
Ortadoğu’da yaşanan bu vahşetin üzerini ’’Mustafa Kemal’in askerleriyiz’’ diyerek örtemezsiniz.
 
Bugün Ortadoğu’da binlerce insan acımasızca katlediliyor. Bu savaşlar kadınların bedenleri ve çocuklar üzerinden yürütülüyor; Dünya’nın neresinde olursa olsun bu böyle sürdürülüyor. Savaş, kadınları ve çocukları tecavüzlere maruz bırakır ve köle eder. Barışın çağrısını yapan kadınların sesi ise savaşın egemeni olan erkekler tarafından susturulmaya çalışılır. Yoğurtçu Parkı’nda buna bir kez daha şahit olduk. Dileğim şu dur ki; ideolojisi, kimliği, inancı ne olursa olsun bu savaşın barış çığlığını atanlar kadınlar olacaktır. Bunu Fenerbahçe holiganları tarafından dile getirmem, diğer takımlar için aynı düşünmediğim anlamına gelmez.
 
Kahrolsun tekçi, yozlaşmış ve cinsiyetçi zihniyetiniz! (DemokratHaber) 

Etiketler:
Nefret