11/05/2010 | Yazar: Kaos GL

Dünyaca ünlü gey yazar Prof.

Kaos GL | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Kaos GL
Dünyaca ünlü gey yazar Prof. David Halperin, ‘Homofobi Karşıtı Buluşma’ için ülkemizdeydi. Halperin, “İstanbul’da sevgilimi sokakta asla öpmezdim” dedi. “Bizi dışlamayın” çağrısı yaptı...

Prof. David Halperin, akademisyen, yazar, araştırmacı. ‘Toplumsal cinsiyet’, eşcinsellik çalışmalarıyla tanınan dünyaca ünlü bir isim. Tanıdığım ilk eşcinsel profesör. Türkiye’deki eşcinseller ve nasıl bir hayat yaşadıkları hakkında çok şey bilmese de Devlet Bakanı Aliye Kavaf’ın ‘homoseksüelliğin tedavi edilmesi gereken bir hastalık’ olduğuna dair sözleri kulağına gelmiş. “Kimin eşcinsel olduğunu anlamak zor değil” diyorum, çok şaşırıyor. Muhtemelen beni homofobik buluyor. “Bunu ben bile anlayamam” diyor. Halperin’le 5’inci Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma kapsamında Boğaziçi Üniversitesi’nde bir konuşma yapmak üzere geldiği İstanbul’da buluştuk. 

Türkiye’deki eşcinseller ve nasıl bir hayat yaşadıkları hakkında ne biliyorsunuz?
Çok şey bilmesem de, bir Devlet Bakanı’nızın basına ‘homoseksüelliğin tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu’ söylediğini biliyorum. 

Bu sizin için sürpriz oldu mu?
Çok olmadı. Dünyanın her yerinde politikacılar böyle konuşurlar.

Ama eşcinseller de sandığa gidip oy vermiyor mu? Neden bu söylemlere maruz kalıyorlar?
Bu çok karmaşık bir durum, neden homofobik olduklarına dair bir delilimiz yok. İşsiz, az gelirli kesimlere yönelik politikalar üzerine düşünmeyen ve üstelik homofobik beyanlarla insanların dikkatini dağıtan durumu sorgulamak gerekiyor. Sosyalist olduğuna inanılan Barack Obama bile eşcinsel evliliğine karşı. ABD’de ulusal sağlık sigortası olmadığı için HIV-pozitif bir gey ilaçlarını alamayabiliyor. 

Eşcinsellik neden çoğunlukla çok keskin bir şekilde ifade ediliyor, neden hemen anlıyoruz kimin eşcinsel olduğunu?
Öyle mi? Gerçekten anlıyor musunuz? Ben anlar mıyım, bilmiyorum. Belki bu bakış açısıyla ilgilidir. Gey kulüplere gelenlerin hepsi eşcinsel değil. Bakın bu kulüplerde ya da başkalarında bıyıklı adamlar var, muhtemelen evliler de ve biliyor musunuz sadece geceleri o mekanlarda gey hayatı yaşıyorlar!

Peki bir gey için tercihini ortaya koymanın yeri var mı?
Geyler birbirinden her şekilde tamamen farklıdır, farklı hikayeleri ve farklı ifade tarzları vardır. Bu sadece seks demek değildir, yeni bir dünya keşfetmektir, yeni insanlar tanımak demektir. Fakat geyler de üzerlerindeki sosyal baskının farkındalar ve buna göre bir tepki geliştiriyorlar, birçok özgürlüğünden ister istemez vazgeçiyorlar. Ya gizliyorlar, ya da ‘gözünüzün içerisine sokmayı’ tercih ediyorlar. 

Peki ‘eşcinsel olmayanlar’dan ne bekliyorsunuz?
Biz aynı topraklarda ancak bir diasporada yaşıyoruz. Bizi dışlıyorsunuz, kendi evimizde yabancıyız. Her durumda evin yabancısıyız. Bize sadece kişinin cinsel yönelimine bakmaksızın eşitliği sağlayan yasalar istiyoruz, eşit bir ortamda yaşam hakkı istiyoruz, akademik kürsüler ve enstitüler istiyoruz. Bizim istediğimiz “Birlikte olacaksınız, evlenmek zorundasınız” diyen de, “Evlenemezsiniz” diyen baskılardan da uzakta yaşamak.

Eğer İstanbul’a erkek arkadaşınızla gelseydiniz ve yolun ortasında onu öpmek isteseydiniz, yapar mıydınız?
Kesinlikle yapmazdım çünkü bir saldırıdan, tepkiden korkardım. Ama bunu ABD’nin birçok yerinde de yapamam. 20 yıl önce dünyanın birçok yerinde geyler ve lezbiyenler toplum içerisinde el ele tutulaşarak yürüyebiliyordu, öpüşebiliyordu. Ama politik baskılardan dolayı bugün bu özgürlük de ellerinden alındı. Biz artık eşcinsel olarak yaşamanın zorluklarının daha çok farkına vardık. Bugün gençler “Eşcinsellik bir problemdir” bakış açısıyla yetiştiriliyor. 10 yıl önce eşcinsel olduğumuzu belli eden rozetler taşıyorduk ve bize “Niye bunu açıklama gereğini duyuyorsun?” diyene “O zaman sen nikah yüzüğünü niye takıyorsun?” diye soruyorduk. 

Peki “Eşcinseller tercihlerini bu kadar açıkça sergilemesinler, gizli yaşasınlar ne yaşacaklarsa” diyenlere ne söylersiniz?
Olması gereken ne kalabalığın içerisinde yok olmak, ne de kendini çok göstermek. Eşcinseller hakkında en yaygın eleştiri “Bu özel bir alan” noktasından çıkıyor. Kimse bunu bilmemeli mi? Bunun imkanı var mı? Toplum içerisinde yaşayıp nasıl görünmez olabilirsiniz? Eşcinseller böyle isteniyor diye yok olmayacaklar, ortadan uçup gidemezler de. Çünkü “Özel olan her zaman politiktir” ve kamuya çıkmalıdır. 

TEK-YÖN’DE HERKES ÇOK KİBARDI 

Bu Türkiye’ye ilk gelişiniz mi?
10 yıl önce bir kez gelmiştim. 

Değişmiş buldunuz mu İstanbul’u?
Bu kez yenilikleri keşfetmek için yeterli vaktim olmadı. Geçen geldiğimizde gittiğim Tarlabaşı’ndaki Tek-Yön isimli bir eşcinsel kulübe yine gittim. Çok değişmiş, çok modern olmuş.
Çok farklı kesimlerden insanlar vardı. Anadolu’dan TIR şöforleri gelmişti. Sertab Erener ile Tarkan’ı dinledik. Herkes birbirine karşı çok kibardı, iki gece üst üste gittik. 

Avrupa ya da Amerika’dakilerle kıyaslarsak?
10 yıl önce oryantal dans yapılıyordu ve erkek dansöz vardı. Ortadoğu kültürünü anımsatıyordu. Bugün ise dünyanın modern kentlerindeki gey kulüplerinden hiçbir farkı olduğunu düşünmüyorum.


Etiketler: yaşam
Nefret