11/04/2009 | Yazar: Kaos GL

Ankara 7.

Kaos GL | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Kaos GL

Ankara 7. İdare Mahkemesi, "Fuhuşla Mücadele Komisyonu"nun kendisini yasa koyucu olarak gördüğü, kanunsuz suç ve ceza olmayacağına dair kadim ilkenin çiğnendiği gerekçesiyle, uygulamaların iptal edilmesine karar verdi.

Avukat Senem Doğanoğlu, mahkeme kararını ve uygulamaları Kaos GL için değerlendirdi.

2005 yılında yürürlüğe giren ve 2007 yılından bu yana trans bireylere sıklıkla uygulanan Kabahatler Kanunu (KK) dönemi açısından 26 Aralık 2008 tarihi itibariyle yeni bir süreç başlamıştır. Bir adım ileri iki adım geri retoriği ile sürdürülen zorunlu ilişki hem ceza hem de idare hukuku alanlarının kayıtsızca ihlalinin de gösteri alanlarından biri haline gelmiştir.

Kabahatli olmak

Eski Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) yürürlükte olduğu dönemde hafif hapis ya da para cezası gerektiren fiiller yine kabahat olarak değerlendiriliyor ancak bir suçun soruşturulması ve kovuşturulması aşamasında tabi olunan rejim kabahatler için de geçerli oluyordu.
 
Yeni TCK’da bu tip fillere yer verilmemiş ve yeni bir kanun ile bu tip filler belirsizliğe terk edilmiştir. Yasa koyucu yargı makamlarını denetleyecek makam olarak öngörmüş ve aslında yargısal olan bir faaliyeti idari makamlara devretmiştir.
 
Sınırlı sayıda kabahat tipi yaratan kanun Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu aracılığıyla trans bireylerin özel ve kamusal alandaki olası bütün etkinliklerinin yasaklanması, önlenmesi aracına dönüşmüştür.
 
Rahatsızlık vermekten Emre aykırı hareket etmeye

2007 yılında mal ve hizmet satımında çevreye rahatsızlık vermekten cezalandırmaya başlanan translar hakkında 2007 Haziran ayında Fuhuşla Mücadele Komisyonunun aldığı karar gereğince emre aykırı hareket etmekten cezalandırılma dönemi başlamıştı. Karar mealen ‘transların yollarda beklediği bu durumun halk tarafından rahatsızlıkla karşılandığı dolayısıyla görüldükleri yerde KK’nın uygulanması gerektiği’ şeklinde formüle edilmişti.
 
Yasakoyucu gibi davranamazsın!

Bu kararın iptali talebiyle açılan davada Ankara 7. İdare Mahkemesi komisyonun kendisini yasa koyucu olarak gördüğü, kanunsuz suç ve ceza olmayacağına dair kadim ilkenin çiğnendiği gerekçesiyle iptal edilmesine karar vermiştir. 
 
Ankara 7. İdare Mahkemesinin verdiği hukuk dersi komisyonun ve kolluk kuvvetlerinin ya da genel olarak yasa uygulayıcılarının hukuk dünyasına nasıl tesir edeceğini bilmiyoruz ancak halen komisyon kararının uygulanıyor olması da kaygı vericidir.
 
KK’nın idari birimlerin elinde translara yönelik baskı aygıtına dönüşmesine yargı dur dedi ancak keyfi alıkoyma, alıkonma halinde uğranılan psikolojik, fiziksel şiddet, mali cezalandırma sona ermedi. Esasen bu durum varoluşu cezalandırmaktır ve idarenin keyfi muamelesinin önlenmesi hayatidir. Bunun gibi ortak itiraz ile imkânlıdır.
 

Etiketler: yaşam
Nefret