13/08/2011 | Yazar: Osman Bulugil

Şenol Güneş Türkiye liginde futbolun başka bir tarafını oynatmaya çalışıyor. Tabi ki Ferguson gibi kendi özkaynaklarını üretecek zamana sahip değil. Fakat onun gibi bir oyun felsefesine sahip ve üç büyüklere göre sıradan sayılabilecek oyuncularla (ya da onların dışladığı oyuncularla) farklı bir oyun oynayan takım izlettirmeyi başardı Şenol Güneş.

Osman Bulugil | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Osman Bulugil
Yazının başlığından belki de aklınıza ilk olarak Trabzonsporlu Alanzinho’nun Fenerbahçeli Alex’e benzerliğiyle ilgili bir içerik gelebilir. Fakat yazının konusu başka bir yere işaret ediyor: Alex Ferguson ve Şenol Güneş.
 
Öncelikle biraz Ferguson’a değinerek başlayalım. 20 yılı aşkın süredir Manchester United’ın başında ve birçok kupa kazanmış bir teknik adam. Ferguson’un başarı istatistiklerini ortaya dökmekten ziyade sahip olduğu oyun felsefesini açıklamaya çalışacağım.
 
Ferguson’un oyun karakterini biraz açalım: Alex’in takımı öncelikle güçlü bir orta sahaya sahip olmasıyla öne çıkıyor ve rakibi sinir eden bir oyun anlayışına sahipler. Orta sahada mücadele gücü yüksek, süratli oynayan bir takımda zaman zaman topu rakibe vererek fakat onun oyun oynayabileceği sınırı da çizerek rakibi sinir eden bir oyun oynuyorlar. Rakibe topu verirken aynı zamanda onlara gol atamayacağı hissini de veriyorlar. Bu noktadan sonra top rakipte ama oyunun kontrolü Ferguson’un takımında oluyor. Ferguson’un takımında yapabileceği en iyi şey de bu aslında. Oyuncular bu oyunu üretirken, bu oyun felsefesi de oyuncuları üretiyor. Orta sahada kullandığı oyuncular, oyunu sete çevirerek pas yapabilecek özelikte değil. Daha çok mücadele gücü yüksek ve hızla atağa çıkabilen oyunculardan oluşan bir takım.
 
Bu açıdan zaman zaman rakibe göre topu ona verip, onun oynayacağı sınırı çizmek ve bunu yaparken oyun disiplininden hiç kopmamak Ferguson’un en önemli katıklarından biri olsa gerek. Ferguson bu oyunu oynatırken de sıradan sayılabilecek oyunculara daha yetenekli oyuncuları harmanlıyor. Bu oyun bir tarafıyla da bize futboldaki yaratıcılığını gösteriyor Ferguson’un.
Şenol Güneş’le de burada buluşuyorlar. Ferguson’un yaptığına benzer bir harmanı Şenol Güneş’in takımında da görebiliyoruz.
Türkiye liginde, lig içinde bir değerlendirme yaptığımıza yıldız olarak öne çıkan oyunculara üç büyükler sahip olduğu aşikâr. Aynı zamanda yabancı oyuncu transferinde Trabzonspor’a göre çok daha avantajlılar. Yani ligin tekeli onların elinde. Trabzonspor da dördüncü büyük olarak atfediliyor. Onlar gibi bütçeye ve olanaklara sahip değil. Bu açıdan, coğrafi koşullarından tutun da kentin sosyo-ekonomik durumuna kadar birçok faktör Trabzonspor için özkaynaklarına yönelmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Bu yapıyı kurabilmenin temel taşını da Şenol Güneş oluşturuyor. Şenol Güneş Türkiye liginde futbolun başka bir tarafını oynatmaya çalışıyor. Tabi ki Ferguson gibi kendi özkaynaklarını üretecek zamana sahip değil. Fakat onun gibi bir oyun felsefesine sahip ve üç büyüklere göre sıradan sayılabilecek oyuncularla (ya da onların dışladığı oyuncularla) farklı bir oyun oynayan takım izlettirmeyi başardı Şenol Güneş.
 
Trabzonspor’da temel etkiyi Şenol Güneş yapıyor. Trabzonspor bu yıl şampiyonluk için önemli bir mücadele örneği sergiledi. Oyun felsefesi öncelikle, oyun olmaktan çıkarılan futbolda hâlâ oyun oynamayı inatla sürdürmeyi gösteriyor. Şenol Güneş’in takımı tabi ki Ferguson’un takımı gibi oynamıyor. Fakat, hem topa sahipken, hem de rakipteyken, oyunu yönlendirmeye çalışan, ne yaptığını bilen, orta sahada mücadele gücü yüksek, hızla hücuma çıkabilen, savunmada konsantrasyonu yüksek tutmaya çalışan (yapabildikleri kadarıyla) bir takımı var Şenol Güneş’in. Onların oyunu bize oynattığı oyunculardan da okunabilir. Örneğin Burak Yılmaz daha önceki performansını herkes hatırlayacaktır. Bir de bu yılki performansını koyduğumuzda bu takımda başka bir şey olduğunu görebiliyoruz. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Önümüzdeki yıl da önemli oyuncularını kaybetse de Trabzon’da Şenol Güneş kaldığı sürece, bu oyunu yine izleyeceğiz. Sahada oyuncuların ismi değişecek, fakat yine aynı oyunun bir parçası olarak bir başka oyuncularla başka bir futbolu oynamaya devam edecek Şenol Güneş’in takımı. 

Etiketler: yaşam, spor
Nefret