22/07/2015 | Yazar: Kemal Ördek

Suruç’ta öldürülen, Facebook’ta gülerken çekilmiş fotoğrafı paylaşılan, beni ağlatan birinin mesajı. Yaşadığım şiddet olayı sonrası, benle dayanışmak için atılan mesajın sahibi.

Kemal Ördek | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Kemal Ördek

Dün öğleden beri adım atamıyorum, nefes alamıyorum, kilitleniyorum. Canım acıyor, yüreğim yanıyor ama hissiyatımı yeterince ifade edemiyorum. Yazıyorum, yazıyorum, yazıyorum… Yetmiyor. Kalkıp gidesim geliyor oraya, gidemiyorum.

İki haftadır hapis hayatı yaşıyorum. Kaldığım evden iki adım öteye gidince korku basıyor, kaçar adım eve geri dönüyorum. Psikolojim bozuk zaten. Kendime gelemiyorum. Bazı arkadaşlarım çok güçlüsün sen diyor, kendileri inanıyor, ben inanmıyorum.

Ben güçlüysem, o çocuklar ne? O elini taşın altına koyan, gülerek bombalanmış bir şehirden cennet yaratmaya giden o kocaman yürekli çocuklar?

Sabaha kadar fotoğraflara bakıp durdum. Geçen hafta mesaj kutuma düşen şu mesaj zihnimi yordu, durdu: “İyi ol Kemal. İyi olacaksın. Sen mücadeleci birisin, mücadelen kazanacak. İnan buna yeter ki…”

Suruç’ta öldürülen, Facebook’ta gülerken çekilmiş fotoğrafı paylaşılan, beni ağlatan birinin mesajı. Yaşadığım şiddet olayı sonrası, benle dayanışmak için atılan mesajın sahibi. O gittiğinden beri ben daha kötüyüm. İyi olamıyorum.

Bir başkası, benle dayanışmak için basın açıklamasını okurken poz vermiş, kararlı bakışlarıyla makineye. Bütün gece o fotoğrafa baktım. “Sevgili Kemal’in uğradığı bu saldırıyı yakından takip edeceğimizi buradan tüm Türkiye halklarına ve egemenlere bildirmek isteriz,” diye biten bir basın açıklamasını okuyan bir kocaman yürek. Ciğerim yanıyor.

Bir diğerinden gelen mesaj, “Senle tanışmıyoruz ama mücadelemiz aynı dostum. Neye ihtiyacın olursa yanındayım, bir mesaj atman yeterli.”

Ben şimdi sadece gözyaşı dökebiliyorum. Ne aciz bir durumdayım. Ne işe yaramaz biri oldum ben. Bütün cesaretleri, umutları, adalet ve iyiliğe adanmış emekleri, mücadeleleri ile bir aydınlar grubu gözümüzün önünde yok edildi. Benimle dayanışan, bir başkasıyla kol kola giren, bunu isteyerek yapan, inanarak mücadele eden, korkmayan, her adaletsizliğe ses çıkarabilen koca bir grup genç, çocuk elimizden alındı.

Koca koca insanlar televizyona çıkmış, şimdi akıl veriyorlar Türkiye’nin “Kuzey Suriye” siyasetinin nasıl olması gerektiği ile ilgili… Son derece soğukkanlı bir şekilde reelpolitikten bahsedip duruyorlar gözümüzün içine baka baka. Parmağımı kanatmışım dişlerimle, bu karanlık yüzleri izlerken televizyonda, sinirden. Soğuk dünyalarında siyaset öğretiyorlar bize. Devletin ideologları, o derinliksiz, hissiz, hayatı değil ölümü hatırlatan cümleleriyle yitip giden arkadaşlarımız üzerinden siyaset yapıyor. Malzeme çıktı ya gözünü kan bürümüş leş kargalarına, anaakım siyaset dünyalarında…

Siz çocuklar, siz gençler… Evet canımızı acıttınız, yaktınız yüreklerimizi. Ölüm karşısında ne kadar çaresiz olduğumuzu bir kere daha hatırlattınız. Ama o paylaşılan fotoğraflardaki yardım malzemeleri, oyuncaklar, kitaplar… O güzel yüzlü, aydınlık ruhlu gülüşler… O inancınız, o direnen isyanınız…

Ölümüm hükümranlığını siz bitireceksiniz çocuklar. Bize şimdi daha güçlü direnmek düşer, sizi yaşatmak, hayatı çoğaltmak ve sizin bıraktığınız yerden devam etmek. Sizi siyasete malzeme yapanlara, birkaç gün sonra unutacaklara inat, umutla…

Birinizin en doğru şekilde söylediği gibi, “mücadelemiz aynı” çocuklar.


Etiketler:
Nefret