11/04/2009 | Yazar: Kemal Ördek

Yine bir cinayet. Edindiğimiz bilgilere göre transeksüel arkadaşımız Melek, bugün sabah saat 03.00 sularında, Ankara’daki evinde bıçaklanarak öldürüldü.

Kemal Ördek | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Kemal Ördek

Yine bir cinayet. Edindiğimiz bilgilere göre transeksüel arkadaşımız Melek, bugün sabah saat 03.00 sularında, Ankara’daki evinde bıçaklanarak öldürüldü.

Dilimizde tüy bitti derdimizi anlatmaktan. ‘Arkadaşlarımız gözlerimizin önünde öldürülüyor, ne olur artık sesimizi duyun’ demekten hal kalmadı. Bu işlenen kaçıncı cinayet? Bu kaçıncı cinayet sonrası sessizlik? Daha ne yapmalıyız sizleri harekete geçirmek için, ey devletimin ‘her işi bilen’ yetkilileri?
 
Feryadımızı gereksiz görmeyin. Bu ‘kendini bilmez birkaç serseri’nin işi değil, bunu çok iyi biliyoruz. Sizlerin de bunu çok iyi anlamanızı istiyoruz.
 
Bu cinayetler, artık münferit olaylar olmaktan çıkmıştır. Bu kaçıncı ‘münferit’ hadise vuku bulan? Daha kaç gün sabah uyandığımızda, arkadaşlarımızın vahşice katledildiği haberini alacağız? Ne kadar gözyaşı daha dökmemiz lazım, bu vurdumduymazlığınızdan sizleri vazgeçirebilmek için?
 
Daha kaç Ülker Sokak, kaç Eryaman yaşanmalı, bu ülkede transeksüellere yönelik şiddetin farkına varmanız için? Dileklerin, Ebruların, Meleklerin katledilmesine daha ne kadar seyirci kalmalıyız, insanların yaşama haklarının ellerinden alındığını size ispatlayabilmek için?
 
Nerede sizin o ‘hoşgörü’ diyarı memleketiniz? Bilmek istiyoruz, yoksa bizler mi kör olduk da göremiyoruz? Hani nerde eşitlik, adalet vaatleriniz?
 
Açık konuşmanın zamanı geldi de geçiyor. Artık vaatleriniz değil, yaptıklarınız bizim için referans olacaktır. Bu saatten sonra da bizden anlayış beklemeyin. Zira artık sizin bizleri anlamanızın vakti gelmiştir.
 
Arkadaşlarımızı katleden zihniyeti sorgulamadıkça, katilleri bulup yargıya teslim etmedikçe, hukuksuz ‘tahrik’ indirimleriyle suçluları ödüllendirmekten vazgeçmedikçe, yaşanan cinayetlerin ‘münferit’ olaylar olduğuna kimseyi inandıramazsınız.
 
Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığı, TCK ile suç olarak kabul edilmediği sürece, yeni hazırlanacak anayasada LGBT bireylerin de diğer bireylerle kanun önünde eşitlik ilkesinden faydalanması sağlanmadıkça, ‘teşhircilik’ ya da ‘kamu ahlakı/genel ahlak’ gibi muğlâk ifadeler yasalardan çıkarılmadıkça, transeksüellere seks işçiliği dışındaki sektörlerde çalışma hakkı sağlanmadıkça, yaşam hakkımıza saygı duyduğunuza inanmayacağız.
 
Öldürülen arkadaşlarımızın failleri, yaşanan cinayetleri ‘nefret suçları’ kapsamında değerlendirmeyenlerdir. Yetkililer gereken yasal/fiili önlemleri almadıkça, bu cinayetlere sessiz kalıp, ‘su testisi su yolunda kırılır’ gibi tehlikeli yaklaşımlarını sürdürdükçe, ataerkil ve heteroseksist zihniyetlerini daha açık edip suça iştirak ediyorlar.
 
Türkiye LGBT toplumunun, bu adaletsizliklere, eşitsizliklere ve yaşam hakkına yönelik gerçekleştirilen saldırılara tahammülü kalmamıştır. Yaşanan cinayetlerin önü alınmadıkça, yaşananların birinci aşamadaki sorumlusu, ‘insan hakları’ ve ‘adalet’ denince kendilerine toz kondurmayan devletimin yetkilileridir.
 
Yetkililere sesleniyoruz: Her geçen saniye ve alınmayan her önlem, bir başka nefret cinayetine davetiye çıkarmaktadır. Bundan sonra işlenecek her bir cinayetteki suçluluk payınız, bir öncekinden daha fazla olacaktır.
 
Unutmayın, hayatlarımız değerli ve hayatlarımızın ellerimizden umarsızca çekilip alınmasına sessiz kalmayacağız. İsteğimiz, yaşam hakkımıza yönelik saldırıların yoğunlaştığı bir ‘nefret’ cumhuriyeti değil, haklarımızın ‘münferit’ durumlarca gasp edilmediği bir ‘insan hakları’ düzenidir. 


Etiketler: insan hakları, nefret suçları
Nefret