21/08/2007 | Yazar: Kaos GL

19 Ağustos’ta gazetelere ‘MSN cinayeti’, "Chat'le gelen vahşet" gibi başlıklarla yansıyan haberd

Kaos GL | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Kaos GL
19 Ağustos’ta gazetelere ‘MSN cinayeti’, "Chat'le gelen vahşet" gibi başlıklarla yansıyan haberde Abdullah adlı bir üniversite öğrencisinin MSN’den tanıştığı Yasin Ayaş ve Gökhan Açıkel tarafından ‘para gerekçesiyle öldürüldüğü’ yazıyordu. Ankara’dan okurumuz Tolga K., MSN’den tanıştığı Abdullah’ın cinayet haberi karşısındaki duygularını anlatıyor.

Her sabah yaptığım iş yerindeki bilgisayarımın başına geçip oturmuştum 20 Ağustos 2007 sabahı. Hafta başıydı. Pazartesi sendromu hiç yaşamamıştım, yaşayanları da anlamam. İşe başlamadan haber sitelerini dolaşan insanlardan değilim. Genellikle öğlene doğru bakarım, ne olup ne bittiğine. Tonla da yorum yazılmıştır haberlerin altına. Biraz da onları okuyabilmek için. Fakat o sabah bir şey dürttü beni sanki içten içe. Yapmadığım bir şey yaptım ve açıp haberleri okumaya başladım.

Bir cinayet haberi takıldı gözüme, "Chat'le gelen vahşet" diye. Tıkladım okuyacaklarımdan bihaber. Okumaya başlayalı 10 saniye olmamıştı ki Abdullah'ın ismini gördüm. Durdum o an, okumayı bıraktım, ‘yok’ dedim içimden, ‘isim benzerliğidir,’ ama tutamadım kendimi ve soluk almadan okudum haberin devamını. Evet, o Abdullah'tı, 20 yaşındaydı, üniversite öğrencisiydi, gençti, heyecanlıydı ve insandı ama öldürülmüştü. İki kişi tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü. Bir anda boğazım kurudu, ellerim titremeye başladı ve gözlerim doldu. Kaldım koltuğumda, Abdullah öldürülmüştü. Haberi tekrar okudum. Sanki tekrar okuyunca yanılacakmışım gibi ama yanılmıyordum. Her şeyiyle bilgileri örtüşüyordu. İsmi, yaşı, okuduğu okul ve diğerleri... Abdullah öldürülmüştü hem de bıçaklanarak boğazından ve kasığından.

Ben Abdullah'ı hiç görmedim, sadece yazıştık. İnternet üzerinden tesadüfen bulduk birbirimizi ve belki toplasak 6 saati geçmedi sohbetimiz. Ama çok iyi anlaştık çünkü aynı dili konuşuyorduk. Aynı taraftaydık, azınlıktık, ötekiydik, eşcinseldik...

Abdullah gençti henüz, seveceği ve onu sevecek birini bulmaktı amacı ama gizli gizli sevmeliydi aşık olacağı insanı. Çünkü aşkını açık etme şansı yoktu. Konya'da yaşıyordu, bir ara belki Kenya'da yaşam daha farklı olurdu demişti. Haklıydı belki daha farklı olurdu ama bunu bilme şansımız yoktu artık.

Abdullah sevecen bir insandı, espriliydi, onunla sohbet etmek zevkliydi. Kısa zamanda ısınmıştık ve anılarımızı paylaşmıştık onunla. Kendiyle ilgili sorunları yoktu. Sevilen birisiydi anlattıklarından anladığım kadarıyla ama ‘eğer eşcinsel olduğum bilinse sevilmezdim’ diyordu. Özellikle ailesinin onu sevmeyeceğini düşünüyordu. Onu en çok sıkan da buydu. Keşke daha farklı olabilse diyordu.

Abdullah birileriyle tanışmayı, yüz yüze konuşmayı istiyordu hep, kendi gibi olan birileriyle, aşık olmak istiyordu, sevmek istiyordu birilerini, delicesine sevmek ama yaşadığı yerde bu imkansız gibiydi ama yine de o umutluydu. Okulu bitirdikten sonra yapmak istedikleri vardı. Daha büyük bir şehirde, kendi gibi yaşamak istiyordu, ondan olması beklendiği gibi değil.

Yaşadığı ilişkiler olmuştu çevresindekilerle ama hiç konuşmamıştık ayrıntısını. Pek sevmiyordu konunun ilişkilerine gelmesini çünkü sevgi dolu değildi onlar. Zorunluluk gibi bahsediyordu onlardan bahsederken. Mecburen yemek yemek ya da su içmek gibi. Olmazsa olmuyor diyordu. Haklıydı bu anlamda. Her genç gibi onun da istekleri ve arzuları vardı.

Son konuşmamızda lafı Baki Koşar'a getirmişti. Sevdiği bir insandı ve çok üzmüştü onun ölümü Abdullah'ı. Öfkeliydi ona yapılan konusunda. Ona yapılanların karşılıksız kalmasına. Haklıydı da pek çok konuda olduğu gibi, bu konuda da ve nerden bilebilirdi ki sonunun onunkine benzeyeceğini. Onun sonu böyle olmamalı demişti ve kendi sonu da onunki gibi olmuştu.

Ve Abdullah artık yok. Abdullah hırsız değildi, tecavüzcü değildi, kalpazan değildi, katil, sahtekar, yasadışı çete üyesi değildi. Abdullah gençti, hayat doluydu, sevecendi, iyi niyetliydi, anlayışlıydı, anlattıklarından anladığım kadarıyla yardım severdi ve eşcinseldi. Kanunen, sahip olduğu özellikler/vasıflar suç değildi ama birileri tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

Ben Abdullah ile tanışamayacağım artık. Onu tanıdığım bir kaç saatin anısı kaldı geriye. Bir genç soldu aptalca bir öfkenin hedefi olup. Haber oldu bir yerlerde. Ailesinin ve sevenlerinin yüreği yandı ve gitti bu dünyadan.

Konya’da nefret cinayeti

Gazetelere 19 Ağustos’ta haber olan olay Konya’da gerçekleşti. Üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Abdullah K. internette tanıştığı lise mezunu ve işsiz 18 yaşındaki Yasin Ayaş ve aynı yaştaki Gökhan Açıkel tarafından öldürüldü. Polisin MSN kayıtlarından ulaştığı katiller, Abdullah’ı 20 YTL için öldürdüklerini söylediler. Abdullah’ın cesedi öldürüldükten 3 gün sonra bulundu.

Tolga K. - Ankara


Etiketler: insan hakları, nefret suçları
Nefret