07/05/2020 | Yazar: Dilara Gürcü

Muhafazakârları rahatsız etmeden kuir olmanın bir yolu yok ama beraber güçlü olmanın ve destek almanın bir yolu var!

Muhafazakârları rahatsız etmeden kuir olunabilir mi? Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Dilara Gürcü | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Dilara Gürcü

İllüstrasyon: Carrie Leigh Hobson

2008 yılından beri her 26 Nisan’da Lezbiyen Görünürlük Günü kutlanıyor. Bugünün amacı adı üzerinde lezbiyenlerin varlığını tanımak ve lezbiyenliği görünür kılmak. Dünyada 70 ülkede aynı cinsiyetten iki insanın cinsel birliktelik yaşaması kanun dışı sayılıyor. Bu ülkelerden 9’unda eşcinsel olduğunuz için idam edilebilirsiniz. Türkiye’de LGBT+ olmak suç değil ancak toplumun büyük bir kısmı tarafından kınanan bir durum ve bu kınama sadece muhafazakâr kesimden de gelmiyor. Bu nedenle 26 Nisan’da Lezbiyen Görünürlük Gününü kutlamak istedim ve Twitter’da şu sözleri paylaştım:

“Sevgili lezbiyen genç kızlar, kadınlardan hoşlanabilir, onlara âşık olabilirsiniz. Bir kadını düşünürken içinizde çiçekler açıyor olabilir. Güzel bir kadın gördüğünüzde aklınız başınızdan gidiyor olabilir, çünkü neden gitmesin ki? Bunlar gayet doğal. Hoşlandığınız bir kadınla (rızası varsa) öpüşebilir, sevişebilirsiniz. Bu bir fantezi ya da fetiş değil. Kadınlardan hoşlanıyor olmanız doğal. Anormal ya da sapık değilsiniz. Cinsel yönelimi kabullenmek zaman alan, zor bir süreç. Yalnız değilsiniz. Tüm bu söylediklerim biseksüel, panseksüel ve hetero-esnek kadınlar için de geçerli elbette. Gün Lezbiyen Görünürlük Günü ama skala heteronormatif düzenin aksine oldukça geniş!”

Türkiye’de 2015 yılında gerçekleşecek olan Pride Yürüyüşü Ramazan ayına denk gelmesi bahanesiyle iptal edilmişti ve o günden beri Pride Yürüyüşleri farklı bahanelerle yasaklanıyor. Uzun süredir artmakta olan muhafazakârlıkla birlikte LGBT+ hakları tehlikede. Gerek hükümeti temsil edenler gerek ünlüler olsun, birçok kişi LGBT+lara karşı nefret söylemi üretmeye devam ediyor. Yazdıklarımı paylaşırken tüm bunların farkındaydım elbette. Ancak COVID-19 sebebiyle haberleri takip etmeyi bıraktığım için ne Ramazan ayının başlamış olduğundan haberdardım ne de Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın vermiş olduğu hutbeden. Sonradan öğrendim ki 24 Nisan günü Ali Erbaş verdiği Cuma hutbesinde İslam’ın eşcinselliği lanetlediğini, eşcinsellik ve zinanın hastalık getirdiğini söylemiş. İnsanları bu tür kötülüklerden korumak için beraber mücadeleye davet etmiş.

Saldırmayı bekleyen bir kitle hâli hazırda bekliyormuş meğer, ben de az önce bahsettiğim metni bu hutbenin hemen ardından paylaşarak ateşe barut katmış oldum, hiç farkında olmadan. Elbette Twitter’da Lezbiyen Görünürlük Gününden bahseden tek kişi ben değildim. Ancak yine sonradan öğrendim ki #LezbiyenGörünürlükGünü Twitter’da Trending Topic olmuş ve benim yazdıklarım en başta göründüğünden 1,5 milyondan fazla kişiye erişmiş. Vaziyet bu olunca da o gün binden fazla hakaret, tehdit ve küfre maruz kalarak sanal saldırıya en çok uğrayan kişilerden biri olmuş oldum.

Neden bu kadar öfkeliydiler? Öncelikle beni sapkınlığımla çocukları kötü yola teşvik etmekle ve onları özendirerek homoseksüel yapmaya çalışmakla suçladılar. Sonra COVID-19’un kaynağı olmakla suçlandım. Ne de olsa herhangi bir kişinin günahı, Allah’ın tüm insanlığı bir pandemi ya da doğal afetle cezalandırılmasıyla sonuçlanıyordu. Sonra Tweetimin altında Allah’a Tweet atarak dua edenler gelmeye başladı. Günahım yüzünden onların da cezalandırılacağından korkuyorlardı. Sanırım insanların dua etmesine sebep olduğum için biraz sevap kazanmış olabilirim. Ancak aldığım sevaplar günahlarımı kapatamamış olacak ki cehennem ateşinde yanacağımı bildirenleri görmeye başladım. Hasta olduğumu, sapık olduğumu, şeytanın ta kendisi olduğumu söylüyorlardı. Sonra çok çirkin ve sevilemeyecek kadar kötü biri olduğum için hiçbir erkeği “düşüremediğimden” tercih olarak lezbiyenliği seçtiğimi söyleyenler oldu. Bir kesim de Netflix projesi gibi dış güçlerden para alarak homoseksüellik lobisi yaptığımı iddia etti. Aslında o Tweetleri kullanarak Netflix’den ücretsiz üyelik istemem gerekiyordu ama neyse. Sonra benim lezbiyenlik tanımımın kendileriyle uyuştuğunu ve bu nedenle kendilerini lezbiyen olarak tanımladıklarını söyleyen erkekler üşüştü. Bana özelden konuşmayı teklif eden porno hesaplarını ya da Instagram mesaj kutumu dolduran erkekleri ve lezbiyenmiş gibi görünenleri de belirtmeden geçmeyeyim. Kadınların kadınlara âşık olabileceğini söyledim en nihayetinde, bu durumda üçlü sekse ya da erkeklerin lezbiyen fantezisine açık olmam lâzım değil mi? Başkana, İç İşleri Bakanına ve Emniyet’e de şikâyet edildim tabii, hiç kaçar mı? Kitabımın yasaklanıp toplatılması talep edildi, ajan olduğum söylendi, tutuklanmam, idam cezasına çarptırılmam, o da olmadı tecavüzle cezalandırılmam talep edildi.

muhafazakarlari-rahatsiz-etmeden-kuir-olunabilir-mi-1 

Nefret bulaşıcı olabilir; ama aşk da öyle. Ben de Paris’te birkaç sene önce Pride’da çekilen bir fotoğrafımı paylaştım cevap olarak. Biz olduğumuz gibi, kendimizle barışık, aşkımızla çok mutlu ve güzeliz dedim. O fotoğrafı paylaştıktan sonra artık olanı biteni takip edemedim çünkü hesabıma giremedim. Meğer birçok kişi hesabınızı spamlediği zaman böyle bir durum oluyormuş. Ertesi gün Twitter’a tekrar girebildiğimde yanlışlıkla lezbiyen olarak açılmış olduğumu fark ettim, ki değilim. Kendimi kuir olarak tanımlıyorum, bunu belirtmek isterim. O nefret dolu mesajları bloklayarak engellemek için baya bir zaman harcadım açıkçası. Bazılarını da kuirler okuyarak tetiklenmesinler diyerek gizledim. Twitter’ın böyle muhteşem bir özelliği varmış, bilmiyordum. Sanal şiddete maruz kalanlara tavsiye ederim.

Derin bir temizlik yaptıktan sonra geride kalan o güzelim destek mesajlarını gördüm. Bazıları kuir bazıları kuir olmayan, hiç tanımadığım insanlar tarafından yazılmış harika mesajlar. Gerçekten sevgiyle ve şefkatle beslenmiş hissetim.

İşte İslam’ın dominant din olduğu bir ülkede yanlışlıkla açılma ve sonrasında gelen tepkilerle; ama aynı zamanda da destekle karşılaşma hikâyem böyle oldu. Yaşam şartlarından dolayı açılamayan tüm kuirlere seslenmek istedim bu sebeple; benim deneyimim sizin gelecekteki deneyiminizin bir temsili olamaz, biliyorum. Ancak emin olun ki, nasıl beni destekleyen, hiç tanımadığım insanlar olduysa, nasıl çevremde beni olduğum gibi seven ve kabul eden canım arkadaşlarım varsa, sizi destekleyecek kişiler de olacaktır. Sizi değiştirmeye çalışmadan sevecek, yanınızda duracak insanlar var. Onları arayıp bulmanız gerekiyor sadece. Yaşadığınız yerlerdeki LGBT+ derneklerine başvurun, size destek olmayı bekleyen o kadar çok kişi ve yol gösterecek o kadar çok kaynak var ki!

Muhafazakârları rahatsız etmeden kuir olmanın bir yolu yok ama beraber güçlü olmanın ve destek almanın bir yolu var!

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.


Etiketler: kadın, medya
Nefret