05/06/2012 | Yazar: Ömer Akpınar

Embriyonik gelişimin hangi safhasında hücre topu kula dönüşür tartışmasıyla Roboski’de öldürülenler ‘sofraya sinek konduydu öldürüverdim’ muamelesi yedi.

Ömer Akpınar | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Ömer Akpınar
Embriyonik gelişimin hangi safhasında hücre topu kula dönüşür tartışmasıyla Roboski’de öldürülenler “sofraya sinek konduydu öldürüverdim” muamelesi yedi.
 
“Sevgi mülkiyet midir?”
“Kim alınıp satılabilir?”
“Yaşam vermeye ya da onu almaya kimin hakkı vardır?”
“Çocuklarınız malınız mıdır?
“Karınız ya da kocanız gerçekten sizin midir?
“Vatandaşlar devletin malı ya da kölesi midirler?”
“Tamamen özgür olan kimse var mı?
 
Başlık bir tiyatro oyunu adı. Bu yazı bir tiyatro eleştirisi değil.
 
Sevdikleri erkekler için türlü fedakârlıklar yapmış bu üç kadın, gün gelir verdikleri kadar alamadıklarını idrak ederler. Erkekleri için bin bir güçlüğü göze alarak geldikleri yeni evlerinde sığıntı konumuna düşerler, alenen aşağılanırlar. Kurtarıcı diye bir şeyin olmadığını fark ettiklerinde direnmek zorunda olduklarını anlarlar. Ne var ki “temiz ellerle alınan intikam basittir” ve dişi öfke “ne suçlayarak, ne bağışlayarak” erkeğine çocuklarının ölüsünü verir.
 
Embriyonik gelişimin hangi safhasında hücre topu kula dönüşür tartışmasıyla Roboski’de öldürülenler “sofraya sinek konduydu öldürüverdim” muamelesi yedi. Bir sonraki sıvışma bonusu olarak kölelik tartışmasını öneriyorum, kom’tanım!
 
Tıpkı oyundaki kadınlar gibi durmadan yanlış olduğumuzu söyleyen “erkekler” var tepemizde. Yeterince anne, yeterince orospu, yeterince mümin olamıyorsak daha iyi bir modelimizi alacak parası daima hazır erkeklerimizin. Gözü açık karı istemiyorlar, işte o kadar!   
 
Kürtaj meselesi yalnızca beden, çocuk anasına mı anasının tecavüzcüsüne mi benziyor meselesi değil o yüzden; bu bir itaat tartışması, ne kadar hanım hanımcıkmış bizim kız bi’ görelim onun tartışması. Nüfus artış oranı, ucuz emeğe üşüşen küresel sermaye, sağlığımı sıhhatimi hiç sormayan sağlık politikalarının misafir gelince iç odaya kapanan ergen halleri; bunlar yok mu sanki hiç o döllenmeyi kanuna bağlayanların bakkal hesaplarında?
 
Tam da bu noktada “çocukları öldürmek” itaatsizliğin en şefkatli hali aslında. “Erkek olmasın, kadın olmasın” diye çocuklar…
*Bilkent Tiyatro Günleri’nde Ankara Üniversitesi DTCF Fakültesi Tiyatro Bölümü öğrencilerinin sunduğu oyundan esinlenilmiştir. Ücretsiz olan festivalin programına şu bağlantıdan ulaşılabilir:
 

Etiketler:
Nefret