14/06/2016 | Yazar: Arda Onur Baydar

Yapılan katliam tıpkı 1920’lerde Virginia’ya aşkını yaşatmayan homofobiyle aynı zihniyetin ürünüdür.

Arda Onur Baydar | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Arda Onur Baydar

“Dün görüşemedik, iki yüzyıl görüşememişiz gibi geldi ve üç yüzyıllık göresim geldi seni.” der Cemal Süreya 24 Temmuz 1972’de sevdiği kadına hastanede moral vermek için yazdığı mektuplarda. Kuşkusuz tarihin ne ilk aşığıydı ne de son aşığı olacaktı. Kendisinden yarım asır önce yaşamış olan Virginia Woolf’a “Orlando’yu” yazdıran tutkulu aşkı tarihin homofobik sayfaları arasında saklı kalmıştı. Virginia Woolf’un, Vita Sackville-West’e duyduğu “üç yüz yıllık hasret” yazdırmıştı Orlando’yu. Orlando’yu üç yüz yıl yaşatan Virginia’nın ölümsüz aşkıydı.

Virginia hayatının önemli bir kısmını kocası Leonard ve aşkı Vita Sackville-West arasında geçirmiştir. Vita aristokrat bir kadındır ve sıklıkla “erkek kılığına girerek” kadınlara kur yapar. Virginia, Vita’da erkek ve kadını bir aradaki ölümsüzlüğünü görür. Virginia zihnine engel olamayan Viktoria döneminin ahlakçı yapısına bir başkaldırı olarak sevgilisinin romanını “Orlando’yu” yazar.

Orlando “üç yüz yıl” boyunca yaşayan ve hayatının ilk yarısında erkek, ikinci yarısında kadın olan bir karakterdir. Erkek olduğu dönemde Kraliçe Elizabeth’in koruması altında yaşarken, kadın olduğu dönemde Rus bir prenses ile aşk yaşar ve hatta İstanbul’da elçilik yapar. 1928 yılında tamamlanan Orlando yazıldığı dönemde homofobik, transfobik baskılara ve heteroseksüel cinsel yönelimlerin iktidarına karşı bir başkaldırıdır. Virginia “Pek çok çağda mutluluk aradım ve bulamadım; şöhret aradım, elimden kaçırdım; aşk aradım, tadamadım; hayat – ve şu işe bak, ölüm daha iyidir. Pek çok erkek ve pek çok kadın tanıdım, hiç birini anlamadım.” diye yazarken Orlando’da aslında kendi duygularını yansıtmıştır. Kendi ruhsal bunalımı ve kimlik kaygısı onu intihara sürüklese bile arkasında bıraktığı Orlando romanı dönemini aşan bir etki yaratmıştır.

Tarih 12 Haziran 2016 olduğunda Florida’da eşcinsellerin gittiği bir gece kulübünde ABD tarihinin en kanlı katliamı yapılır. Yapılan katliam tıpkı 1920’lerde Virginia’ya aşkını yaşatmayan homofobiyle aynı zihniyetin ürünüdür. Katliamın gerçekleştiği şehrin Orlando’dur ve ABD’nin en kitlesel katliamının eşcinsellere karşı yapılması adeta şapkadan çıkan tavşan kadar şaşırtıcıdır (!) 


Etiketler:
Nefret