05/11/2019 | Yazar: Aslı Alpar

“Yedinci Kıta” temasıyla düzenlenen ve 10 Kasım’da sona erecek olan 16. İstanbul Bienali’nin Büyükada’daki queer işlerini gördünüz mü?

Yedinci Kıta’nın adadaki queer işleri Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Aslı Alpar | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Aslı Alpar

Fotoğraf: Sedat Pakay, “James Baldwin: Başka Bir Yerden”, 1973

“Yedinci Kıta” temasıyla düzenlenen 16. İstanbul Bienali 10 Kasım’da sona eriyor. Temasını okyanuslarda yüzen devasa atık yığınına bilim çevrelerinin verdiği isimden alan Bienal’in Büyükada’daki ayağını ziyaret etme fırsatı buldum. Kısaca Ada’da görülmesi gerektiğini düşündüğüm iki queer işten bahsetmek istiyorum.

İlki Amerikalı sanatçı Glenn Ligon’un çalışması. Ligon’un Mizzi Köşkü’ndeki işi daha önce KuirFest’te izleme imkânı bulduğum Yönetmen Sedat Pakay’ın 1973 tarihli “James Baldwin: Başka Bir Yerden” filminin çağdaş deneysel müzisyenlerin müziğiyle eşleştirilmiş hali.

Bir diğer çalışma ise Avusturyalı sanatçı Ursula Mayer’in Bilginin Ateşi Bütün Karmayı Yakıp Kül Ediyor adlı yerleştirmesi. Trans model Valentijn de Hingh’in oyalanma halindeki dijital avatarını konu alan bir HD video döngüsü, Mayer’in gözünde doğa ile kültürün birbirine karışacağı bir geleceğe işaret ediyor, Donna Haraway’in Siborg Manifestosu’na atıfta bulunuyor.

yedinci-kita-nin-adadaki-queer-isleri-1

Bienal’de Mayer’in, Karayipler'de yer alan Trinidad ve Tobago adlı iki farklı adadan oluşan ülkede geçen ve bu iki adadaki LGBTİ+ topluluğuyla çekilen bir de filmi yer alıyor.

Protestoları unutmadan…

Bienal’in teması ile çelişecek şekilde sponsorlarının çevre krizindeki sorumluluğu nedeniyle protesto edildiğini de hatırlatalım.

Çevre mücadelesini halkla ilişkiler malzemesine dönüştüren Bienali protesto eden farklı inisiyatiflerin içinde yer aldığı 350ankara.org'da yayınlanan bildiride şu ifadeler yer alıyor: “Bienal petrol türevi olan plastik kirliliğinin yol açtığı sorunlara ve okyanuslarda ortaya çıkan kıta büyüklüğündeki kirliliğe dikkat çekiyor. Ancak Bienalin sponsoru petrol ve otomotiv yatırımları sahibi Koç Holding, kurucu sponsoru ise altın madenciliğiyle bildiğimiz Eczacıbaşı. Katkı sağlayan kuruluşlar arasında Gerze’de termik santrali yapmaya çalışan ve halkın mücadelesiyle yapamayan gruba ait Anadolu Efes,  LPG şirketi Aygaz, petrol bayisi Opet, petrol rafinerisi Tüpraş gibi şirketler bulunuyor. Destekçiler arasında Çanakkale boğazında termik santraller yapan İçdaş Enerji gibi şirketler, Ford gibi otomotiv ve TAV gibi havayolu işletmeciliği şirketleri de var.”

Yedinci Kıta" başlığı altında 25 ülkeden 56 sanatçının 220'den fazla eserini bir araya getiren 16. İstanbul Bienali’nin protestosu oldukça haklı sebeplere dayanıyor. Çevre krizinin kapitalizmden bağımsız düşünülmesi imkânsız. Bunlarla birlikte bienal benzeri etkinliklerde yer alan işleri görmenin önemli olduğuna düşünüyorum. Sadece sermayenin nasıl bir sanatı fonladığını görmek için dahi olsa bir gidip görme taraftarıyım.

Bitirmeden, 16. İstanbul Bienali için hazırlanan podcastlerini şuraya bırakayım. Bu yazı ilginizi çektiyse özellikle Defne Suman'ın kaydını dinlemenizi tavsiye ederim.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.

 

 

 

 


Etiketler: kültür sanat, yaşam
Nefret