08/12/2014 | Yazar: Eser Gündüz

Sizin doğrularınızın, tercihlerinizin, seçimlerinizin benim için hiçbir önemi yok, sadece ve sadece benim dediklerim olacak diyen bir devletin elinde boynu tasmalı insancıkları oynuyoruz.

Eser Gündüz | Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı Gökkuşağı Forumu Köşe Yazarı Eser Gündüz
Sen istediğin kadar din derslerini zorunlu kıl eyyy sistem. 1. sınıftan itibaren versen ne yazar. Daha doğmadan başlıyor eğitim denilen şey. Daha doğmadan veriyorlar kimliklerini çocuklara, sormadan.
 
Peki ya çalışan, sorgulayan aklı ne yapacaksın? Osmanlıcayı zorunlu kıl, din derslerini matematikten daha uzun saatler ver. Turizm okullarından alkol ve kokteyl derslerini yok et. Ne yapacaksın söyle bana çalışan ve sorgulayan aklı?
 
Sadece Sünni kültürünle baskın geldiğin bu düzenle, insanların var olan din bilgilerini de alt üst etsen, yetmezmiş gibi aynen bu kanaldan, farklı mezhep gruplarını birbirine de düşürsen, çalışan ve sorgulayan bir aklı ne yapacaksın?
 
Dört bir tarafına kiliseler, havralar, cem evleri, camiler yapmadıktan sonra, zorunlu din derslerinde insanların dinlerine göre seçim yapmalarına izin vermedikten sonra, sen istediğin kadar baskın gel eyyy sistem, çalışan ve sorgulayan bir aklı ne yapacaksın?
 
Bir devlet, içerisinde barındırdığı farklı toplulukların inançlarına saygı duymaz, onların ibadetlerine karışır, tercihlerine karışır ve benim dediğimi yapacaksınız derse, insanların yönelimleri de dâhil olmak üzere kimliklerine saygı duymaz, temel hak ve hürriyetleri buna göre belirlemezse, o devlette yaşayabilmek için cahil olmak lazımdır. Bazıları cehaletin mutluluk olduğunu iddia eder. Velhasıl kelam, çalışan ve sorgulayan bir beyne bunu anlatamazsın eyyy sistem.
 
Çok değil, bakın birkaç paragrafta özetle anlatılmak istenen, nasıl baskıcı ve zorba bir devletin elinde olduğumuzdur. Sizin doğrularınızın, tercihlerinizin, seçimlerinizin benim için hiçbir önemi yok, sadece ve sadece benim dediklerim olacak diyen bir devletin elinde boynu tasmalı insancıkları oynuyoruz.
 
Bu devirde, bu çağda, bilginin ışık ve ses hızından daha hızlı yayılmaya başladığı bir dönemde, siz cahil bir toplum yaratacağım diye uğraşan bu devletin, Atatürk’ün bıraktığı sistemi kendine maske yapmış ama madalyonun öbür yüzünde çağ dışı bir iktidarın elinde çalışan ve sorgulayan beyinlerin nasıl yaşayacağını bir düşünün.
 
Resmen zorbalıkla zihnimizin, beynimizin ve düşüncelerimizin içerisinde bir hapis hayatı yaşamamızı istiyorlar. Kendi dünyamızda her şeye ve herkese gözlerimizi kapatıp cahil taklidi yapıp ölene kadar susmamızı istiyorlar.
 
Ne duruyoruz? LGBTİ ya da heteroseksüel, ne fark eder… Birleşmek, çalışan ve sorgulayan beyinlerle olur. Yıllarca bu sistemlere karşı gelenler, uğruna öldükleri fikirleri ve özgürlükleri için susmadılar.
 
Bakınız, Pınar Selek. Kaçıncı müebbedini aldı sayabildiniz mi? Susturabildiler mi çalışan ve sorgulayan beyni? Eyyy devlet, eyyy sistem, eyyy iktidar. Sen, çalışan ve sorgulayan bir beyni, kendi bedenine hapsedemezsin.
 
Şimdi konuşmak zamanı… 

Etiketler:
Nefret