20/04/2020 | Yazar: Kaos GL

Kimlik politikaları, kent, mekan ve beden ilişkisi üzerine çalışan bir fotoğrafçı ve yönetmen Ömer Tevfik Erten “Yer var mı?” projesi için ‘kamusal alanda tanışma ve sosyalleşme ağına girmiş, kolisini alıkmış lubunyaların’ hikayesini bekliyor.

Açık çağrı: “Yer var mı?’’ Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kimlik politikaları, kent, mekan ve beden ilişkisi üzerine çalışan bir fotoğrafçı ve yönetmen Ömer Tevfik Erten “Yer var mı?” projesine çağırıyor.

“Sevgili lubunyalar! Yeri olmayınca parkta tanıştığı laço ile çalılıkların arasına girmiş, hamamlarda terli adamların yüreğine ferah sular serpmiş, sinema salonlarında ilkleri yaşamış, 2019’un araba hurdaları arasında raks etmiş lubunyalar! Bu çağrı sizler için” diyen Erten 1970-2000 yılları arasında özellikle kamusal alanda tanışma ve sosyalleşme ağına girmiş, kolisini alıkmış lubunyaların hikayesini bekliyor.

“Yer var mı?’’ projesinin tam çağrı metni şöyle:

“Covid-19 sebebiyle sosyal mesafe içinde olduğumuz, yer arayışına ara verdiğimiz ‘gönüllü karantina’ günlerinde; 1970-2000 yılları arasında özellikle kamusal alanda, cinsel birliktelik ya da sosyalleşme amacıyla buluştuğunuz, koli kestiğiniz mekanlarda geçen hikayelerinizi toplamak istiyorum. Bu alanlar lubunyaların nesillerdir süregelen kültürel deneyim birikimi sayesinde oluştu. Şimdilerde bu alanların bazıları güncelliğini koruyor diyebiliriz. Sizlerin ateşli, cesur ve mücadele dolu hikayeleriniz, yaşanmışlıklarınız ve ödediğiniz bedeller sayesinde bugünkü görünürlüğe sahibiz. Bunun için minnettarız. O dönemin yarım kalan hikayelerini dinlemek, şimdi ve gelecek ile olan bağımızı güçlendirecek bir yapı olarak karşımızda duruyor; geçmişten geçen deneyim şimdinin içinde yeniden kurulan bir bellek.

“İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte kültürel aktarım zincirimizde bir kırılma yaşandığını söylemek yanlış olmaz. ‘Yer var mı?’ kültür sanat projesi, sizlerin desteği ile Osmanlı’dan bu yana lubunyalığın kültürel aktarım zincirine dikkat çekerek yarım kalan hikayeleri anlatmanın derdini taşıyor. Bu nedenle dönemsel çağrılar yapmaya devam edeceğim. İlk aşamada 1970-2000 yılları arasında özellikle kamusal alan deneyimlerini (park, sinema, hamam, bar, sur dibi vb.)  ve ardından 2000-2020 arasındaki kamusal alan ve internet ilişkilenmesinin (web sitesi, sohbet odaları, uygulamalar, sosyal medya vb.) getirdiği yerleri ve bu yerlerin getirdiği deneyimleri toplamayı hedefliyorum.

“Öncelikle 1970-2000 yılları arasında özellikle kamusal alanda (park, sinema, hamam, bar, sur dibi vb.) tanışma ve sosyalleşme ağına girmiş, kolisini alıkmış lubunyaların hikayesini toplamak istiyorum. Lütfen bana o dönemleri; şehir ve mekan ile kurduğunuz ilişkiyi, hatıralarınızı, başınıza gelmiş iyi kötü deneyimleri, birbirinize taktığınız lakapları; alıkma ve alıktırma yöntemlerinizi, birbirinizle olan dayanışmayı ve aşklarınızı anlatın. Evlerde yaptığınız partiler dillere destan…  Niyetim sizi ve deneyimlerinizi anlamak, yarım kalan hikayelerinizi dinlemek. Ben ‘yazamam ama anlatırım’ derseniz lütfen iletişime geçin bir yol bulalım.

“İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Antalya’nın hikayeleri başta olmak üzere Türkiye’nin her yerinden yazabilirsiniz. 

acik-cagri-yer-var-mi-1

“Gönderim için herhangi bir sınırlama yoktur. Yazı yazabilirsiniz ya da isterseniz o dönemlere ait fotoğraflarınızı, çizdiğiniz resimleri, şiirlerinizi paylaşabilirsiniz. Her türlü malzeme ve aktarıma açığım. Niyetim ilk önce sizin döneminize ait bir kollektif bir arşiv oluşturmak. Sizden izin almadan herhangi bir yerde paylaşmayacağımdan emin olabilirsiniz.

“Öncelikle mahremiyetinize saygı duyuyor ve eğer gizlenmek isterseniz kararınızı anlayışla karşılıyorum; ben de bir lubunyayım. Yollayacağınız hikayeler dilerseniz kendi isminizle dilerseniz anonim olarak paylaşılabilir. Bu konuda inisiyatif tamamen size aittir.

“Açık çağrının konusu hakkında çalışmış araştırmacılar! Biliyorum varsınız ve iyi ki varsınız! Eğer projeyi desteklemek, bilgi ve deneyiminizi paylaşmak isterseniz lütfen benimle iletişime geçin. Tüm öneri ve işbirliğine açığım. Yerim var.”

Yer var mı?: Kitap, sergi, film gösterimi, panel ve atölyeler

Erten çalışmanın neleri kapsayacağını şöyle anlatıyor:

“Adım Ömer Tevfik Erten. Kimlik politikaları, kent, mekan ve beden ilişkisi üzerine çalışan bir fotoğrafçı ve yönetmenim. Yaptığım işi görsel hikaye anlatıcılığı olarak tanımlıyor ve lubunya kültürü hakkında çalışmalar yapıyorum.  ‘’Yer var mı?’’ fotoğraf projesine 2014 yılında, kendi kişisel belgesel fotoğraf projemi çekerek başladım. Cinsel birliktelik için internet üzerinden tanıştığım kişilerle birlikte zaman geçirdiğimiz mekanların fotoğraflarından oluşan bir seri hazırladım ve kısa bir film çektim. Fotoğraf çekim süreci biten ‘Yer var mı?’ projesi, internetin gündelik hayatımıza girmesiyle birlikte lubunyaların tanışma ve sosyalleşme alanlarının değişimine dikkat çekerek geçmiş ve bugünün lubunya kültürü arasında bir bağ kurmayı amaçlıyor. Sizlerin hikayesini kendi yer arama hikayem ile birleştirerek ilk aşamada bir fotoğraf kitabı yapmak istiyorum. Ardından topladığım bilgileri çeşitli disiplinlerden sanatçılar ile paylaşıp, hem sizin hem de internet jenerasyonun hikayeleri ile birleştirdiğimiz bir sergi organize etmeyi planlıyorum. Sergi ile birlikte film gösterimi, söyleşi, panel ve atölyeler gibi etkinlikler ile 'lubunyanın yer arayışı'na dikkat çekmeyi amaçlıyorum.”

Projeye katılmak için son başvuru tarihi 15 Mayıs 2020. Gönderilerinizi yervarmiproject@gmail.com adresine ulaştırabilirsiniz.

 


 


Etiketler: kültür sanat
Nefret