01/11/2006 | Yazar: Murad Esin

‘Ahlak nedir? Yenilir mi içilir mi?

Ahlak ve Çok Kültürlülük Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı ‘Ahlak nedir? Yenilir mi içilir mi? Naftalinlenip sandığa mı kilitlenmelidir yoksa tuzlanıp turşuya mı yatırılmalıdır? Bu ne bicim bir şeydir ki, uğruna kavgalar edilip, canlara kıyılmaktadır? Bir kuralı yok mudur? Bir kanunu? Kim belirler? Kökü nedir? Değişmez midir? Kim denetler? Kültürün içinde midir? Din mi belirler? Nedir bu?’ Murad Esin ahlak anlayışının Anadolu’da ve Amerika’da nasıl kurulduğunu anlatıyor.


Yarma
bir jandarma
tarlada zina eden
bir çifti sürür.
Kahvede
piri mugan dede
sulanırken çırağa
"Lâhavle ve lâ" çekip derin derin
bu geçenlerin
suratına tükürür.
Nazim Hikmet (Yalnayak,1922)

Giriş

Yazıma Anadolu'dan başlamak istiyorum. Anadolu binlerce uygarlığa mekân olmuş bir mozaikler yarımadasıdır. Her kentinde değişik bir uygarlığın izine rastlamak mümkündür. Bu uygarlıklar yıkıntılar içinden, harabeler arkasından 2000'li yıllara bakmaktadırlar. Anadolu binlerce yıl önce nasıl bir kültüre sahipti ve binlerce yıl sonra nasıl bir kültüre sahip olacak? Üzerinde yaşanılan topraklar birçok olaya tanık olmuştur. Uzun tarihsel yolculuğu hepimiz az çok bilmekteyiz. Bu uzun tarihsel seyirde ahlaksal anlayış da çok değişmiştir. Hititlerden, Urartulara, Romalılara, doğuda Süryani, Ermeni Krallıklarından, İslam-Arap hâkimiyetine, oradan İslam-Selçuklu, ardından Osmanlılara ve en son Türkiye Cumhuriyetine kadar Anadolu her dönemde değişik kültürleri yasamıştır. Birçok zamanda birden fazla kültürü aynı zamanda yaşayabilme şansını da göstermiştir. Ahlaksal anlayış kültürlere, yaşam biçimlerine ve dinlere göre değişmiştir. Ve zamanın hızı bizi 21. yy'a getirmiştir. Ya şimdi nasıldır Anadolu?

Ahlak ve Kültür

Ahlak nedir? Yenilir mi içilir mi? Naftalinlenip sandığa mı kilitlenmelidir yoksa tuzlanıp turşuya mı yatırılmalıdır? Bu ne bicim bir şeydir ki, uğruna kavgalar edilip, canlara kıyılmaktadır? Bir kuralı yok mudur? Bir kanunu? Kim belirler? Kökü nedir? Değişmez midir? Kim denetler? Kültürün içinde midir? Din mi belirler? Nedir bu?

Ahlak TDK'ye göre; "Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları veya iyi nitelikler, güzel huylar" anlamına gelmektedir. Bu tanımdan yola çıkarsak, öncelikle bir kişi bir toplum içinde yaşayacak ve bu toplumun belirli bir davranış biçimi ve bu davranışlara uygun kuralları bulunacaktır, ya da kişi genel olarak iyi nitelikli ve güzel huylu olacaktır. Bir toplumdan söz ediliyor. Ancak Türkiye özelinde tüm Türkiye'yi genelde kapsayacak genel geçer bir ahlak kuralından söz edilebilir mi? Türkiye'nin doğusuyla batısı arasında, kuzeyi, güneyi arasında ahlak anlayışı aynı mıdır? Türkiye genelini kapsayacak bir ahlak anlayışından ne kadar söz edilebilir ki de, bu yaptırım gücü toplumun davranışlarına dayalı, kuralları toplumun gelenek ve kültürel anlayışından gelen, yazılı olmayan bir davranış biçimi ve kurallar örgüsüne dayanarak Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri karar verebilir? Aslında oluşturulmak istenen Türkiye genelini kapsayacak bir ahlak anlayışıdır ve bunun bir gerekliliği olarak da yaratılmak istenen tek tip bir insan.

İmparatorluktan Cumhuriyete Ahlak ve Kimlik Anlayışı

Her imparatorlukta olduğu gibi Osmanlı İmparatorluğunda da genel bir ahlaki anlayıştan söz edilemezdi. Osmanlı imparatorluğu, yükselme dönemi ve duraklama dönemini de kapsayacak şekilde ele alınırsa; İmparatorluğun 400 yılında onlarca değişik etnik kimlikten insanlar bir arada yaşamışlardır. İmparatorluk döneminde etnik topluluklar arasında karşılıklı hoşgörüye dayalı bir birlikte yaşama kültürü hâkimdi. Bu dönemde millet/ulus kavramı dinlerin üyelerini karşılıyordu, yani İslam milleti, Hristiyan millet, Yahudi milleti. Osmanlının son dönemlerinden özellikle geriye kalan Osmanlı İdari yapılanmasına ait belgeler bu birlikte yaşama ve karşılıklı hoşgörünün illerin yönetimine kadar yansıdığını göstermektedir. Ancak Avrupa'da oluşan Rönesans ve bununla birlikte Burjuvazinin feodal toprak sahiplerine ve krallara karşı siyasal olarak güçlenmesi ve bunun en büyük dışa vurumu olan Fransız İhtilali ile birlikte etnik toplulukların uluslaşma surecine girmesiyle Osmanlı İmparatorluğundaki etnik unsurlar da kendi uluslaşma süreçlerini başlatmışlardır. Bunun sonucu olarak Osmanlı'daki çok kimlikli yapı ilk olarak Sırbistan'ın İmparatorluktan ayrılması ile ve ardından Yunanistan'ın ayrılması sonuçlarını doğurmuştur. Artık Osmanlı İmparatorluğu bir çöküşü yaşamaya başlamış ve çöküşle beraber İmparatorluğun asli gücünü oluşturan Orta Asya'dan Anadolu'ya göçmüş Türkmen boylarının da uluslaşması gerekliliğini beraberinde getirmiştir. Ancak Anadolu-Türk uluslaşma süreci çağdaşı öteki uluslaşma süreçlerinden değişik olacaktır. Bu uluslaşma sürecinin son noktası olan Cumhuriyetle birlikte yaratılan ulus Anadolu'da yaşayan tüm Müslüman hakları kapsamış ve bu halkların tek bir kimlik etrafında oluşturulmasını beraberinde getirmiştir. Bunu sonucu olarak yaratılan ulusun adı Türk olarak belirlenmiştir. 1924 tarihli Teşkilatı Esasiye Kanununun (Anayasa) 88. maddesinde ilk olarak Türk kelimesinden ne anlaşıldığı açıklanmıştır. Bu madde; "Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibarıyla 'Türk' ıtlak olunur (denir)". Bu tanımın anlamı daraltılarak 1961 Anayasasının 54. maddesinde; "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür' olarak yer almış, bu madde aynı şekilde 1982 anayasasının 66. maddesinde de korunmuştur. Tabii ki, Birinci Dünya Savaşı sırasında İttihat ve Terakki hükümeti tarafından Anadolu'dan hemen tamamına yakini çıkarılan Müslüman olmayanlardan sonra geriye kalan çok az sayıdaki Müslüman olmayan ve çoğunluğu Müslüman olan nüfusla Birinci Dünya Savaşından yenik çıkmış ve son bulması kesinleşen Osmanlı İmparatorluğundan sonra tek bir ulusa dayanan modern bir ulus devlet kurmak kolaylaşmış ancak yaratılan yeni ulusla oluşturulan tekler zincirinin bir getirisi olarak homojenleşen Anadolu artık hoşgörüsünü de yitirmeye başlamıştır. Artık hoşgörüsüzlük oranı kentler arasında fark edilir bir yarış halindedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da tekleşen nüfus kitlesi kendi töre anlayışlarıyla hoşgörüsüzlüklerini çok aşırı bir şekilde kardeşlerini katletme derecesine kadar çıkarmışlardır.

Amerika Birleşik Devletleri Özelinde Çok Kültürlülük ve Hoşgörü

Çok kimlikli yapı hoşgörüyü de beraberinde getirmekte ve bunun dünyadaki yaşanılan önemli örneği Amerika Birleşik Devletleri olarak karşımıza çıkmaktadır. ABD'nin etnik olarak çeşitli kimliklerinin yaşadığı bölgelerdeki hoşgörü ile tek bir etnik kimliğin yaşadığı bölgeleri arasında fark olmakla birlikte Federal yasalar kişileri "hate crime" denilen nefret suçlarına karşı şiddetli bir şekilde korumaktadır. Ancak yasaların bu derece korumasına karşın yine de nüfustaki etnik yapı tekleştikçe insanların hoşgörü sınırları da daralmaktadır. ABD haritasına baktığımızda Atlantik Okyanusuna kıyısı olan eyaletlerde etnik yapı çeşitli ve bunun getirisi olarak da Müslümanlar, Yahudiler, Siyahlar, Katolikler (İrlandalılar, İtalyanlar), geyler ve daha birçok değişik kimlikten ve dinden insanlar rahatça ve hoşgörü içinde yaşamakta ancak normalde hâkim nüfus yapısını oluşturduklarında muhtemelen kendisinden olmayanları bu kadar çok hoşgörü ile karşılamayacak olanlar, Amerika'da birlikte yaşamaya bir anlamda mecbur kalmışlardır. Amerikanın iç bölgelerine doğru gittikçe, yani etnik yapı tekleştikçe, renk tekleştikçe, din tekleştikçe hoşgörü de azalmaktadır. Aslında bu sonuç doğa yasalarının da normal bir getirisidir. Bir köye bir yabancı girdiğinde ya da bir yabancı aile girdiğinde, yerli halk elbette ki bu yabancıya karşı soğuk davranacaktır. Bu nedenledir ki ötekiler daha çok ötekilerle beraber, ABD'de yaşamayı tercih etmektedir. Amerikanın doğu bölgesindeki nüfus yapısına bakıldığında durum daha net görülmektedir. Örneğin, 1.750.000 Yahudi New York City'de yaşamaktadır. Bu oran bu kenti İsrail'den sonra dünyada Yahudilerin en yoğun yaşadıkları ikinci kent konumuna getirmektedir. Philadelphia'da 285.000, Miami'de 535.000, Los Angeles'da 490.000’dir. Müslümanların oranı ise New York için 2000 yılına 152.337, Los Angeles'da 167.548, Philadelphia'da ise 26.285 olarak görülmekte. Siyah nüfus ise yine 2000 ve 2001 yılı oranlarına göre Philadelphia'da 655.824, genel nüfusun %45'i, buna karşılık New York’ta ise 2.129.762 yaklaşık % 27 oranıyla % 12,1 olan ABD genel siyah nüfus oranının çok üstünde görülmekte. Bu oranlar iç bölgelere gidildiğinde ise daha çok farklılık göstermektedir. Örneğin; Amish'lerin yoğun olarak yaşadığı Lancaster, Pennsylvania'da siyah nüfusun oranı genele göre % 2.8'dir. Phoenix, Arizona'da ise siyah nüfus genel nüfusun ancak %5.1’ini bulmaktadır. State College, Pennsylvania'da ise bu oran % 3.69 seviyesine düşmektedir.

ABD'de gey nüfus oranına bakıldığında, SSC - Same Sex Couples – Eşcinsel Çiftlerin eyaletlere göre yoğunlukları aşağıdaki haritada görülmekte. Bu harita Amerika genelinde geylerin daha çok nerelerde rahatça yasayabildikleri konusuna da açıklık getirmektedir.



*Gaydemographics.org/USA

ABD özelinde de yine çok kültürlü, heterojen yapının insanların birlikte yaşamasını kolaylaştırdığı görülmektedir.

Beriki - Öteki

Ötekiyle yaşamak kavramı üzerinde tartışmak gerek. Öteki nedir? Bizden olmayan, aynı etnik kimlikten olmayan, aynı dinden olmayan, rengi değişik, yani bize benzemeyen. Öteki ile yaşamak zor mudur? Elbette ki zordur. Ancak zor olduğu kadar da kolaydır. Ya beriki, yani bizden olan, bizim gibi olan. Aynı kültürü dili paylaştığımız insanlar. Beriki ile yaşamak zor mudur? Yok değildir, kolaydır, aslında bizi ancak onlar anlar. Ya da biz öyle düşünürüz. Bireylerin bir başkasından hoşlanmama hakları vardır. Kimse kimseyi sevmeye zorlanamaz. Bir insan, bir insandan nefret de edebilir. Ancak bu duygusal öngörüler eyleme dönüştürüldüğünde ortaya suç çıkmaktadır. Yasaların birincil görevi, insanların birbirine karşı olan güvenliğini sağlamaktır. İnsanoğlu temelde can ve mal güvenliklerinin korunması amacıyla devlet aygıtını yaratmış ve yasaları yapmıştır. Yasalar bizi birbirimize karşı korumalıdır. Bu gerçekleştiği oranda kişiler güvendedir, hiç bir ayrım olmadan.

*Referanslar:

• http://en.wikipedia.org/wiki/Jewish_American

• http://mumford.albany.edu/census/BlackWhite/muslimsortlists/muslim-sort.htm

• http://newyork.areaconnect.com/statistics.htm

• http://philadelphia.areaconnect.com/statistics.htm

• http://www.gaydemographics.org/USA/USA.htm

• http://www.censusscope.org/us/map_nhblack.html

• http://www.anayasa.gen.tr/tek-1924.htm

• http://www.anayasa.gen.tr/1982ay.htm

• http://www.anayasa.gen.tr/1961ay.htm

Etiketler: insan hakları
Nefret