31/03/2020 | Yazar: Hayat Çelik

Buradayız Alışın dosyamızda ilk konuğumuz 40 yaşında öğretim görevlisi trans erkek Lukka Alp: Ne kadar zor olsa da devam etmeliyiz mücadeleye. Akademide de tabi ki translar vardır. Hayatın her alanında translar var.

“Akademide de tabii ki translar vardır!” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Bugün Uluslararası Trans Görünürlük Günü. Her sene 31 Mart’ta kutlanan Trans Görünürlük Günü vesilesiyle biz de “Buradayız Alışın” diyerek bir dosyaya başlıyoruz. Transların görünürlük mücadelesine katkı sağlamasını umduğumuz bu dosyada her gün sizlerle röportaj ve yazılarda buluşacağız.

İlk konuğumuz Lukka Alp. Lukka 40 yaşında bir trans erkek. Lukka ile açılmayı, öğretim görevlisi olarak çalıştığı üniversiteyi ve eğitim hayatını konuştuk.

“Trans olabilirim demek ne demekti bir kere?”

Seni tanıyabilir miyiz?

İsmim Lukka Alp, 40 yaşındayım. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü mezunuyum. Yüksek lisansımı Amerika’da yaptım. Öğretim görevlisiyim. Bir vakıf üniversitesinde, diller okulunda çalışıyorum. Şu an İstanbul’da yaşıyorum.

Nelerden hoşlanırsın?

Doğayı çok severim. Vakit buldukça doğaya çıkmayı, doğa yürüyüşü yapmayı seviyorum. Dağlara çıkmayı, yürüyüşler yapmayı severim. Yoğun çalışma hayatından fırsat buldukça tabi, her zaman fırsat bulamıyorum. Onun dışında, okumayı çok seviyorum mesela. Şu aralar çok yapamasam da resim yapmayı severim.

akademide-de-tabi-ki-translar-vardir-1

Kimliğinle ilgili henüz kimseye açılmadığın dönemden bize bahsedebilir misin?

Zor bir dönemdi. Birazcık yalnız hissettim o zamanlar. Çünkü, ilk o zamanlar şey hissediyordum; kimseye anlatamayacağım, utanç duyduğum... İlk tabi farkına vardığım zaman, hem korkuyordum, hem de anlatabileceğim kimse yok gibi hissediyordum.

Neydi seni korkutan, neden korkuyordun?

İlk farkına vardığım zaman, birden üzerime geldi gibi hissettim. En azından öyle deneyimledim. Ama tabi, yani birden olan bir şey değil aslında hep hayatımda varmış ama ben sadece farkında değilmişim ne olduğunun. Öyle birdenmiş gibi olunca, çok korktum. Trans mıyım sorusu çok korkuttu. Trans olabilirim demek ne demekti bir kere? Çok müthiş bir korku verdi bana ilk etapta.

O dönem trans kelimesini duymuştum ama tam olarak nasıl bir şey olduğunu bilmiyordum açıkçası. Evet, birkaç trans arkadaş tanıdım ama kendimin trans olabileceği aklımın ucundan geçmemişti.

Kendini sorgulamaya başladığın dönemde, medyada yer alan rol modellerle nasıl ilişkilendin? Sonuçta trans erkekler uzun bir süre, bunun sıkıntısını çekti. O dönemde trans erkekler medyada daha çok kimlerle kendini buluyordu?

2017 sonlarıydı, 2018 başları gibi açıldım. 38-39 gibi yaşlarda fark ettim. Olsaydı belki daha kucaklayarak karşılardım. Böyle bir reddetme oldu çünkü bende.

İlk kime ve nasıl açıldın? Sonrasında neler yaşadın?

İlk eski partnerime açıldım. Çünkü o burada değildi. Ona yavaş yavaş biraz anlatmaya başladım. Hâlâ beraberdik ama o uzaktaydı, Amerika’daydı, video konferansla görüşüyorduk. Birazcık açmaya başladım çünkü o anlar dedim, trans partnerleri olmuştu geçmişte. Hatta bana birkaç kere de söylemişliği vardı, “Ya sen acaba trans olabilir misin, düşündün mü?” Ben tabi güler geçerdim, anlamıyordum çünkü. İlk başta kabullenmedi, ben anlatmaya başladığımda. Öyle olunca da ben kestim ona açmamaya çalıştım konuyu. Sonra yakın bir arkadaşıma açıldım. Ona bahsettim. O iyi karşıladı.

“Sen bizim çocuğumuzsun, dediler”

Ailene açıldın mı?

Daha sonra aileye de açıldım. Telefonda açıldım. İlk başta ne olduğunu anlamadılar. Şok geçirdiler tabi ama o şok geçirmeyle beraber destek de gösterdiler. İkisi bir arada oldu. İyi karşıladılar, hemen destek olmak istediler. Açıkça söylediler; anlamıyoruz, bilmiyoruz nasıl bir şey olduğunu ama destekliyoruz, sen bizim çocuğumuzsun dediler. Bir de sorular sordular; nasıl hissediyorsun, ne hissediyorsun diye. Anlattım.

İlk bir araya gelmemizde, biraz bocalamalar oldu, ne yapacağız ne edeceğiz diye biraz da ufak tartışmalar oldu. Mesela ilk ziyarete geldiklerinde hiç bu konuları konuşmak istemediler. Ben açıyorum konuyu, açınca da ne yapacaklarını şaşırdılar. Nasıl konuşacaklarını bilemediler. Dolayısıyla, öyle bir gerginlik yaşadık. Yakın bir zamanda geldiler ziyarete, gayet iyiydi, ismimi de kullanıyorlar.

Peki, trans erkek olarak açılmadan önce kendini nasıl konumlandırıyordun kimlik olarak?

Kimlik olarak, isimlendirme olarak aslında bir kategoriye sokmuyordum kendimi. Belirsizdi. Her zaman bir soru işaretiydi. Kimlik arayışım hep devam eden, beni takip eden bir şeydi. Sadece cinsel yönelimim üzerinden kendimi tanımlıyordum, eşcinsel olarak. Ama oradaki eksikliğin, kimlik meselem olduğunu, geç fark ettim.

Çoğu trans, açılma sürecinde kendini isimlendirecekse eğer, ilk eşcinsel olarak isimlendiriyor.

Evet, bana da öyle oldu çünkü okul gençliğime gittiğimde, hep böyle hoşlandığım kişiler de kadın olunca, eşcinselim herhalde diyordum. Transı bilmiyordum.

Lise, üniversite yılları nasıl geçti, çok zorluk yaşadın mı? Herhangi bir ayrımcılığa maruz kaldın mı?

Karşılaştığımı söyleyemeyeceğim çünkü gizliydim. Ergenlik çağı bunalımını ekstra fazla yaşadım. Cinsel yönelimimle ilgili şeyler ortaya çıkıyordu, onları hep bastırma ihtiyacı hissediyordum. Çünkü o zamanlar utanıyordum öyle hissettiğim için. Ama somut bir ayrımcılık yaşadım diyemem açıkçası. Kendi içimde belki çözemediğim yaşadığım bunalımlar falan vardı.

Peki, okulun daha çok hangi alanlarında, neler zorluyordu seni?

Soyunma odaları rahatsızlık veriyordu ama neden rahatsızlık verdiğini çok bilmiyordum.

Sürecinle ilgili somut adımları atmaya nasıl başladın? İlk nasıl harekete geçtin? Sürecinle ilgili psikolojik, hukuki, ekonomik herhangi bir destek aldın mı?

Evet aldım. Önce psikolojik olarak çözmek ve anlamak istedim, gerçekten trans mıyım ve bu ne demek benim için diye psikolojik destek aldım. Sonrasında sürece başlamaya karar verdim. Sürece başladım ve şimdi de hukuki yönde destek alıyorum.

Avukat?

Evet, avukat tuttum.

Çalıştığın üniversitede açık mısın?

Evet.

İş hayatın nasıl gidiyor, cinsiyet kimliğin nedeniyle bir ayrımcılığa maruz kaldın mı? Seni zorlayan kişiler ya da olaylar oluyor mu?

Çok zorluk yaşamadım çalıştığım kurumda. Açılır açılmaz bölüm direktörüm destek verdi. İnsan kaynakları da aynı şekilde. İsim değişikliği taleplerime örneğin ilk başta biraz zorlandılar, anlatınca durumumu yardımcı oldular.

Üniversitede tam olarak ne yapıyorsun? Bize biraz işinden bahsedebilir misin?

Diller okuluna bağlıyım. Dersler dışında İstanbul’da çeşitli üniversitelerden öğretim görevlilerinden oluşan bir inisiyatifimiz var, hiyerarşik bir yapılanmadan uzak feminist ilkelerle yürütüyoruz, amacımız İstanbul’da yüksek öğretimde dil eğitimini kuirleştirmek,   cinsiyet kimlikleri ve cinsel yönelimler açısından kapsayıcı yönde olmasını sağlamak ve bu doğrultuda akademisyenler, öğretim görevlileri ve yüksek lisans öğrencileri arasında işbirliği teşvik ediyor, kapsayıcı materyal geliştiriyor, problemli materyalleri yeniden tasarlıyor ve öğretim üyelerine LGBTİ+ konular hakkında eğitimler veriyoruz. Nihai hedefimiz öğretim üyeleri için stratejiler, materyaller ve ders planları olan somut bir ürün oluşturmak. Onun dışında kendi müfredat programımızı da benzer yönde geliştiriyoruz, araştırma odaklı çalışmalar yapıyoruz.

“Powerpoint sunumuyla açılmak”

Öğrencilerinle aran nasıl, bir sorun yaşadın mı? Öğrencilerine nasıl açıldın, onlarla bu konuda nasıl bir diyalog kuruyorsun?

Bir sorun olmadı şu ana kadar. Öğrencilere açılmayı düşünmüyordum aslında. Bir toplantımızda bölüm direktörümüz ile konuşurken, öğrencilere de açılmayı düşünüyor musun diye sormuştu, düşünmüyordum o sırada, sonrasında aslında sürecin içindeyken açılmanın bir yandan hem önemli hem de gerekli olduğuna karar verdim. Son dört sömestrdir ilk günden açılıyorum ve her sömestr açılma şekli değişiyor. İlk açıldığım sömestr, PowerPoint sunum yapmıştım, cinsel yönelim ve cinsiyet kimlikleri anlatarak açılmıştım. Sonraki sömestrler anlatımlarım kısalarak açılmaya devam ettim. Bu sömestr bir dersin içeriğine örnek verirken acildim. Trans erkek olduğum için trans haklarıyla ilgilendiğimi bu nedenle de araştırma sorumu buradaki meseleye bakacak şekilde sorarım diye örnek verdim. Negatif bir tepki görmedim öğrencilerden şimdiye kadar.

Bir sirkülasyon oluyor, sürekli yeni öğrencilere açılmayı gerektiriyor, bu açıdan seni zorluyor mu?

Benim için öğrencilere açılmanın anlamı ve gerekliliği değişken bir süreçte ilerliyor. İlk açıldığım günkü şekli koruyarak her yeni dönemde açılmaya devam ederim diye düşünmüştüm. O gereklilik, o ihtiyaç var mı gerçekten diye sorduğum zaman, bir yandan her sömestr açıldığım öğrenci grubu farklı, bir yandan benim açılmam öğrenciler için ne anlama geliyor bir artısı oluyor mu, trans kimliklere karşı varsa herhangi bir önyargılarını dönüştürüyor mu diye de soruyorum. Bir anlamda da kuir ve feminist bir aktivizm bu benim için, hem kendime karşı dürüst olma ihtiyacı, aynı zamanda da normativiteyi sorgulatan ve sarsan bir durum olması açısından önemli buluyorum. Bilmeyen bir kişi mesela “Hoca trans erkekmiş̧ aaa” derse ne olacak? Yani o temas onun için ufkunda bir şey açacak orda belki, daha önce düşünemediği bir diyalogu başlatacak belki. O yüzden açılmadığım zaman “Hımm! İyi mi yaptım kötü mü yaptım” diyorum. (Gülüşmeler)

Yani her dönem bir açılma ritüeli, tekrar tekrar oluyor değil mi?

Oluyor evet, sadece o ritüelin şekli değişiyor.

“Kampüste görünürlük önemli”

Aslında bunlar çok değerli deneyimler. Belki senin pozisyonunda olup, henüz açılamayan trans erkekler de olabilir. Onlara ne söylemek istersin bu konuda?

Kampüste görünürlük önemli çünkü trans öğrenciler vardır. İlk açıldığımda da söylemiştim, benim kapım her zaman LGBTİ+ öğrencilere açıktır diye. Bir trans öğrenci duymuştur, gelip konuşmak danışmak isteyebilir kapımı çalar.

Peki bunu somut bir şekilde, bir bayrak bir şeyle ifade ediyor musun?

Küçük bir kartpostal var. Öyle duruyor. (Gülüşmeler) İngilizce yazıyor, Fighting for Change; Değişim için mücadele ediyoruz üzerinde trans bayrağı var.

İlk açıldığım zamanlarda şöyle bir şey oldu. Bir hoca arkadaşın dersinde bir öğrenci dersin sonunda hocam ben listede yazan ismimi kullanmıyorum bana bu isimle hitap edebilir misiniz diye rica etmiş, durumunu açıklamış ve açılmış. Hoca da onu duyunca, beni de bildiği için “Senin gibi bir hocamız var tanışmak ister misin?” demiş̧. O da çok sevinmiş̧ isterim tabii demiş. Bu tanışma ve sonrasında gelişen diyalog hem o öğrenci için hem de benim için çok değerli oldu. Ben arada sırada davet ettim ve hâlâ daha ediyorum, bazen o geliyor sohbet ediyoruz, sıkıntılarını anlatıyor, vesaire, konuşuyoruz, ben kendi deneyimlerimi paylaşıyorum, böyle bir diyaloğumuz gelişti. 

Çalıştığın üniversitede başka trans hoca var mı?

Evet var.

O zaman beraber dönüştürüyorsunuz orayı.

Evet. (Gülüşmeler) Hepimiz çok yoğunuz, çok bir araya gelemesek de, birbirimize destek veriyoruz.

Bir market hikayesi

Gündelik hayatın içinde; alışverişte, sokakta, sosyal mekanlarda herhangi bir ayrımcı tutum ya da davranışa maruz kaldın mı?

Oldu mutlaka, alışverişte mesela. Yaşadığım yerde yıllardır yaşıyorum, tanıyanlar var. Bir market vardı mesela, giderdim, ihtiyaçlarımı alırdım yıllar önce. Süreçte değildim o zamanlar. Biraz da daha farklı görünüyordum. 5 sene sonrası - iki sene burada yoktum- döndüm geldim. Kılık kıyafetim belli. Hitap şekilleriyle bir diyaloğu yaşamamak için pek girmiyordum markete. Sonra bir gün baktım, galiba el değiştirmiş̧ gibiydi, hadi gireyim dedim. Beni tanımadığı için, geçmişinde de hafızasında olmadığım için, beyefendi, bey, abi falan diye hitap edildi. Sonra bir başka gün tekrar gittim, o tanıyan adam içerde. (gülüşmeler) Gitmemiş̧ orda! İlk girdiğimde ilgilenmek istemedi beni bekletti ve baya bir negatif enerjiyi hissettim adamda. Sonra hanım hitabını kullandı. Birkaç kere daha kullandı. Üstüne basarak söyleyince rahatsız oldum. “Ne dediniz siz? Yanlış̧ oldu galiba” dedim. Sonra özür diledi falan. “Çok çalıştım, kafam yerinde değil” gibi şeyler söyledi.

Ben yanlış̧ oldu dedim sadece. Orada bıraktım. Çünkü ben de ne yapacağımı bilemedim o anda. Ama demem gerekiyordu, kafasında o netliğe oturtmak istiyor belki. Onu alırsa, belki yanlış̧ gördüm, tanıdığım kişi değil diyecek ya da işte ok diyecek falan. Bilmiyorum ama bir negatiflik hissettim markete ilk girdiğim andan itibaren. Bu rahatsız etmişti, o günden sonra da zaten markete gitmedim.

Hani şu meseleye denk düşüyor senin yaşadığın durum: Transların geçiş̧ süreci öncesi hayatlarında çok yer edinen, çok tanındıkları belirli mekanlara; tekrar dönmeleri zor oluyor. Bunu yaşadın galiba.

Evet, evet.

O market senin sokağında mı, çok yakın mı?

Tabi tabi yakınımda. Ama gitmemeyi tercih ettim.

Daha uzak bir markete mi gittin, seni tanımayan?

Yani evet, öyle yapıyorum.

Benim çok zorlandığım alanlardan bir tanesi, kuaförlerdi. Çünkü erkek kuaförüne gitmek zorundaydım, ordaki muhabbetler felaket bir şeydi. Sende nasıl oldu?

Ben yıllardır aslında gitmiyorum. Saçımı eskiden partnerim kesiyordu. Sonra onunla ayrılınca, ben kendim kesmeye başladım. Ben hep kendim kesiyorum saçımı.

Sorguladın mı peki kendini, acaba bu gitmeyişim, o mekanlara dair mi diye?

Tabi tabi. Nereye gideceğim bilmiyorum, erkek kuaförüne gitmek bir tuhaf olur alışık olmadığım için. Ama biraz deneyimleme hayalim var, berbere gitme deneyimi hayali. Birkaç ay sonra belki öyle bir girişimde bulunabilirim. Ama deneyimlemek istediğim o eski model, mahalle berberleri. (gülüşmeler)

Devlet dairelerinde bir zorluk yaşadın mı?

Yeni kimliklere geçildiğinde kimlik değiştirmek için nüfus müdürlüğüne gittim. O aşamada sürece başlamamıştım. Oraya gitmek beni çok huzursuz etmişti. Bakıyorlar, gülüyorlar falan ben de bir an önce bitsin istiyorum. Sıkıntı vermişti ama ayrımcılık yaşamadım. Bir ara ilk yardım kursuna gidiyordum. İsmim resmi olarak değişmedi, kimliğimle kursa gittim. Uygulama sınavı oluyor, ismimi bağırıyorlar, kimlik ismimi bağırıyorlar. Ben gidiyorum yanlarına, bağırmaya devam ediyorlar. Nerde bu kişi diye. (gülüşmeler) O kişi burda geldim diyorum. Orda sınav görevlisi, “aaa ben böyle bir şey beklemiyordum” dedi. Ama sınava da alınıyorum yani. Oradaki ismi kullanıp, bey diye hitap etti mesela.

O aşamada müdahale ettin mi?

Sınav ortamı olduğu için çok bir şey yapmadım. Sadece bu isimle hitap edebilirsiniz dedim ama o duymadı. Sınav olsun bitsin istedim orda.

Son olarak 31 Mart Uluslararası Trans Görünürlüğü kapsamında, neler söylemek istersin?

Uff zor bir soru. (Gülüşmeler) Önemli bir gün, trans görünürlüğü ve bu yönde mücadelemiz önemli. Mücadele etmeye devam etmeliyiz. Aktivizm yapmaya devam etmeliyiz. Kendi küçük çapımızda, küçük çevremizde yapabildiğimiz ne varsa bir mücadeledir. Ne kadar zor olsa da devam etmeliyiz mücadeleye. Akademide de tabi ki translar vardır. Hayatın her alanında translar var.


Etiketler: insan hakları, yaşam, çalışma hayatı, eğitim
Nefret