18/07/2017 | Yazar: Kaos GL

Büyükada’da gözaltına alınan hak savunucularından altısı tutuklandı, dördü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Altı hak savunucusu tutuklandı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Büyükada’da gözaltına alınan hak savunucularından altısı tutuklandı, dördü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

                                                     Foto: Ali Erol / Kaos GL

Büyükada’da gözaltına alınan hak savunucularından Özlem Dalkıran, İdil Eser, Günal Kurşun, Veli Acu, Ali Garawi ve Peter Steudtner tutuklandı. İlknur Üstün, Nalan Erkem, Nejat Taştan ve Şeyhmus Özbekli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Haklarında yurtdışına çıkış yasağı kararı verilen dört hak savunucusu haftada üç gün kolluk birimlerine giderek imza verecek.

Ne olmuştu?

İnsan hakları savunucularının korunması programı kapsamında dijital güvenlik toplantısı yapmak üzere Büyükada’da bir araya gelen insan hakları savunucuları 5 Temmuz’da kaldıkları otelde gözaltına alındı.

11 Temmuz günü insan hakları savunucuları hakkında yedi gün daha ek gözaltı kararı çıkarılmıştı. Gözaltına alınan 10 kişi dün adliyeye getirildi.

Hak savunucuları savcılık ifadelerinin ardından "silahlı terör örgütüne üyelik" suçlamasıyla tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Af Örgütü: İnsan haklarına çok ağır bir saldırı

Uluslararası Af Örgütü tutuklama kararının ardından açıklama yaptı. Direktörleri İdil Eser dahil altı hak savunucusunun tutuklanmasının Türkiye’de insan haklarına çok ağır bir saldırı olduğunu belirtti.

Uluslararası Af Örgütü bugün yaptığı açıklamada altı insan hakları savunucusunun tutuklanmasıyla adaletin sarsıcı biçimde hiçe sayıldığını ve Türkiye’de darbe girişiminin ardından yaşanan baskı sürecinde yeni bir dip noktaya varıldığını belirtti.

Konuyla ilgili bir açıklamada bulunan Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Salil Shetty, “Savcıların şu son derece açık durumu ortaya koymak için tam 12 günleri vardı: Bu aktivistler masumdur. Soruşturmanın sürdürülmesi hakikat ve adaletin artık Türkiye’ye ne kadar yabancı olduklarını gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Shetty, “Bu meşru bir soruşturma değildir, tamamen siyasi bir amaç taşıyan ve Türkiye’de insan hakları için korkutucu bir gelecek vaat eden bir cadı avıdır” dedi.

İdil Eser, Uluslararası Af Örgütü adına yürüttüğü çalışmalar kapsamında üç ayrı ve birbirine karşıt terör örgütü ile ilişkilendirildi. Bu tuhaf suçlamaların yanı sıra, savcı İdil Eser ile ilgili tutuklama talebinde Uluslararası Af Örgütü’nün iki kampanyasına atıfta bulundu. Bu kampanyalardan hiçbiri Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi tarafından hazırlanmamış olmakla birlikte, kampanyalardan biri de İdil Eser Uluslararası Af Örgütü’nde çalışmaya başlamadan önce yürütülmüştü.

Adli kontrolle serbest bırakılan Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün’e ise “cinsiyet eşitliği, politika oluşturmaya katılım ve raporlama” konusunda bir projenin finansmanı için “bir büyükelçilikten” fon talep etmiş olması sebebiyle suçlama yöneltildi.

“Bugün Türkiye’de insan haklarını savunmanın artık bir suç olduğunu öğrendik. Şu an Türkiye ve uluslararası kamuoyu için bir dönüm noktasındayız” diyen Salil Shetty açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Dünyanın her yerinde liderler sözlerini esirgemeye ve ilişkilerini her zaman olduğu gibi sürdürebileceklermiş gibi davranmaya artık bir son vermeli, 10 insan hakları savunucusuna yöneltilen bu temelsiz suçlamaların düşürülmesi, derhal ve koşulsuz serbest bırakılmaları için Türkiye yetkilileri üzerinde ciddi bir baskı oluşturmalıdır.”

 


Etiketler: insan hakları
Nefret