04/11/2019 | Yazar: Kaos GL

Ankara Barosu, trans dışlayıcı radikal feminizm (TERF) tartışmalarının ardından açıklama yayınladı: “Cinsiyet kimliği etrafında örülen ve trans haklarına yönelik hem ulusal hem de uluslararası hukuku yok saydığını fark ettiğimiz tartışmaları Merkez olarak dikkatle izliyoruz.”

Ankara Barosu: “İnsan hakları koruması altında olan cinsiyet kimliklerine hak, tartışma konusu edilemez” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Ankara Barosu, sosyal medya üzerinde feminist ve LGBTİ+ hareketleri arasında gündem olan trans dışlayıcı radikal feminizm (TERF) tartışmalarına ilişkin açıklama yayınladı.

“Hakları hatırlatmak ve süregelen tartışmanın bu sınırları gözeterek yapılması gereğine Merkez olarak işaret etmek isteriz”

“Son günlerde TERF (trans dışlayıcı radikal feminizm) eksenindeki tartışmaları Merkez olarak dikkatle izliyoruz. Özellikle, 'trans kadınlar erkek bedeninde doğmanın getirdiği ayrıcalıklardan yararlanırlar' ve 'erkekten kadına dönme' gibi ifadelerin transfobik ve nefret içerikli olduğu yönündeki kanaatimizi belirtmek isteriz. Cinsiyet kimliği etrafında örülen ve trans haklarına yönelik hem ulusal hem de uluslararası hukuku yok saydığını fark ettiğimiz tartışmanın kimi taraflarına bu hakları hatırlatmak ve süregelen tartışmanın bu sınırları gözeterek yapılması gereğine Merkez olarak işaret etmek isteriz.” 

“Bu çerçevede, trans erkek ve kadınların, insan onurundan kaynaklanan Anayasal, uluslararası insan hakları sözleşmelerine dayanan akdi, kanuni ve içtihadı haklarından: 

- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AIHS) 8. Maddesi çerçevesinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) verdiği kararlar (Mahkemenin zaman içinde evrilen yaklaşımı için bkz. B.-Fransa, 1992; Goodwin - Birleşik Krallık, 2002; I-Birleşik Krallık, 2002) ile Türk Medeni Kanunu'nun 40. Maddesi ile korunan yasal tanınma hakkı; 

- AİHS 8. Maddesi çerçevesinde AİHM tarafından tanınan, geçiş/uyum sürecindeki transların ses terapisi, hormon kullanımı, lazer epilasyon da dahil olmak üzere kapsayıcı ve bütünsel sağlık hizmetlerine erişim hakkı (sırasıyla bkz. Van Kück - Almanya, 2003; Grant - Birleşik Krallık, 2006; L. - Litvanya, 2007) ile bu hakkın keyfi bekletme süreçleriyle ihlal edilemeyeceği ve transların öznel koşullarına bakılması gereği (Schlumpf - İsviçre, 2009; 

- AİHS 8. Maddesi çerçevesinde, transların; zorunlu kısırlaştırma ve geçiş/uyum ameliyatı da dahil olmak üzere, herhangi bir cerrahi müdahaleye tabi tutulamayacağı yönünde maddi ve manevi varlığın korunması hakkı (Y.Y- Türkiye, 2015; A.P, Garçon, Nicot-Fransa, 2017); 

- AİHS 8. Maddesi çerçevesinde transların, tercih ettikleri ad, hitap, kimi dillerde pronoun kullanımı gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı medeni haklarının, cinsiyet uyum/geçiş sürecinin herhangi bir cerrahi müdahaleyle sonlanmasını beklemeden kullanabilmelerine dair maddi ve manevi varlıklarının korunması hakkı (bkz. S.V - İtalya, 2018); - AİHS 8 ve 14. Maddeleri çerçevesinde, cinsiyet kimliğinin her türlü ayrımcılık ve nefrete karşı korunması hakki (bkz. Identoba - Gürcistan, 2015) gibi dokunulmaz, vazgeçilmez ve devredilmez hakları olduğunu hatırlatmak isteriz.” 

“Ayrıca, cinsiyet kimliğinin, kişinin toplumsal cinsiyetine dair derinden hissettiği iç ve bireysel tecrübesi olduğunu; ancak doğumla gelen cinsiyetle aynı olmayabildiğini, kişinin bedenine ait kişisel duygusuna (serbestçe seçmesi mümkünse vücut görünümünde ve işlevlerinde tıbbi, cerrahi ve başka yollarla değişiklik de dahil) ve kılık kıyafet, konuşma, davranış, hareket ve tavır dahil diğer toplumsal cinsiyet ifadelerine de atıfta bulunduğunu anlayarak, 6-9 Kasım 2006 tarihinde Endonezya, Yogyakarta'daki Gadjah Mada Univeristesi'nde yapılan bir uzman toplantısını takiben, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu, 25 ülkeden insan hakları hukukuyla ilgili farklı arka planlara ve tecrübelere sahip 29 saygın uzmanın oybirliğiyle kabul edilen Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliğiyle ilişkili Olarak Uluslararası İnsan Hakları Hukukunun Uygulanmasına Dair Yogyakarta İlkeleri'ni de bir bütün olarak hatırlatmak isteriz.” 

“Cinsiyet Kimliği bir temel haktır ve natransların, trans kadınların ve trans erkeklerin cinsiyet kimliklerine saygı duyma zorunluluğu bulunmaktadır. İnsan hakları koruması altında olan cinsiyet kimliklerine hak, tartışma konusu edilemez. Saygılarımızla.”



Etiketler: insan hakları
Nefret