11/03/2020 | Yazar: Yıldız Tar

Ankara’daki 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’nde polis gökkuşağı bayrağı avına çıktı. Yeri geldi aktivistlerden bayrağı kaptı kaçtı, yeri geldi “Travestileri almayacağız” dedi. Yürüyüşe katılanlar gece boyunca yaşananları KaosGL.org’a anlattı.

Ankara Feminist Gece Yürüyüşü’nde gökkuşağı kapkaçları Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Nazlı Yıldırım

Bu sene Ankara’daki 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’nde polis hummalı bir çaba içerisindeydi. Şube şube polisler gözlerini dört açmıştı ve onun gelişini bekliyordu: Gökkuşağı bayrağı!

Alana girişlerde pankartları didik didik ettiler. Gökkuşağı bayraklarına el koydular. El koyamadıklarını ise yürüyüşte kapkaç yaptılar. Eylem sorumlularından feminist bir aktivistin KaosGL.org’a aktardıklarına göre polisin bu çabası eylemden de önce başladı. Polis eylem sorumlularını arayarak, “Travestileri almayacağız. Haberiniz olsun” dedi. Tüm gün telefonla tacizlerini sürdürdü. Hatta yürüyüş başladığında yine eylem sorumlularını arayarak, “Yasadışı bayrak açılmış, indirtin” dediler. Yasadışı bayrak denilense gökkuşağı bayrağıydı. Eylem sorumluları polisin avına ortak olmayınca iş başlarına düştü ve tüm gece trajikomik anlar yaşandı.

Pankarttaki şarkı sözü ve polisin gökkuşağı bayrağı alerjisi

ankara-feminist-gece-yuruyusu-nde-gokkusagi-kapkaclari-1

Fotoğraf: Aslı Alpar

Kaos GL’den Damla Umut Uzun daha kapıda sorun yaşayanlardan. Pankartındaki şarkı sözü ile başlayan müdahale gökkuşağı bayraklarının alana alınmaması ile devam etmiş. Damla Umut Uzun polisin yaşattığı anları şöyle anlatıyor:

“Biz yürüyüş başladığı sırada alana girebildik. Benim elimde pankart vardı. Arkadaşımda da gökkuşağı bayrağı vardı. Ben girdim. Kadın polis çantama baktı. Sonra “pankarta bakmamız lazım” dedi. Gösterdim ve “Bakın bir şey yok pankartta. Bakın şarkı sözü” dedim. Kadın hiç bakmadı ve “Güvenlik şubeeeee bakar mısınız” diye orda bir adama bağırdı. Güvenlik şube adamı geldi, okudu, güldü, “Geçin” dedi. Benim arkamdan bir lubunya arkadaşım girdi sorunsuz. Sonra bayrak taşıyan arkadaşıma “Bayrağı alamayız” demişler. Ben uzaktaydım tam tartışmaları duymadım ama “Yasak alamayız” diye girişe bıraktırmışlar. Çıkınca alırsınız demişler. Ben de geri gittim ve “Ne münasebet? Neresi yasadışı” diye polislere sordum. O ara birken on oldular. Etrafımızı kıstırdılar sırf korkutmak için. “Hanfendi uzatmayın yürümek istiyorsanız girin içeri. Yoksa almayacağız” dediler. Tam o sırada benden sonra içeri giren lubunya arkadaşım da “Amaan boşverin kızlar gidelim, almazlarsa almasınlar” diye zırıldadı. Polis bunun üzerine birden paldır küldür onu dışarı çıkardı. Yaka paça aldılar dışarı. Tepki gösterdik, nedenini sorduk ve “Erkek” diye dediler.

“Bir de diğer kadın arkadaşları aramak için kadın polisler “bayanlar burayaa” diye bağırdı birkaç kere. Ben de kendi kendime arkadan “bayan” diye vurgulu şekilde güldüm. Kadın döndü sert sert “Niye dalga geçiyorsunuz” dedi. Dalga geçmiyorum memur hanım bayan değil kadın dedim. Sizin de 8 Mart’ınız kutlu olsun dedim. Neticede bayrağımızı sokmadılar gerekçesiz bir şekilde. Yürüyüşü de yakalayamadık bunlar olurken tabi. Yürünüp gelinince biraz slogan atıldı. Sonra polisleri dağılın dağılın diye öndeki kadınları darlarken gördüm birkaç kere. En sonda bıraktığımız bayrağı aldık geri…”

“Gökkuşağı bayrağıyla görüntü verdiniz artık hiç alamayız”

ankara-feminist-gece-yuruyusu-nde-gokkusagi-kapkaclari-2

ODTÜ LGBTİ+ Dayanışması’ndan aktivistler de alana giremedi. Gerekçe gökkuşağı ve trans bayrakları ile “Kadınlar ve cis kadınlar 8 Mart’ta sokağa” pankartlarıydı. Dayanışma’dan Melike Balkan yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“ODTÜ LGBTİ+ Dayanışması’ndan 4-5 kişi alana elimizde pankartımız, gökkuşağı ve trans bayrakları ile giriyorduk. Alana girmeye çalışırken polisler pankart ve bayraklara baktılar ve “bunlar yasak” dediler. Yasakla ilgili metin olup olmadığını sorduk. “Amirlerimiz yasakladı alana almıyoruz” cevabını aldık. Bayrakları ve pankartı bırakıp tekrar alana girmeye çalıştık. “Gökkuşağı bayrağıyla görüntü verdiniz artık hiç alamayız” dediler. En sonunda “Bayanları alın içeri, geri kalanlar giremez” dediler. Biz de bayan ne demek kimi almıyorsunuz dedik ve giremedik alana. Birkaç arkadaşımıza “siz erkeksiniz” dediler ve almadılar. Bir arkadaşımızın dudağında ruj vardı. Onu tartakladılar. Avukatlarımızla konuştuk ve olanları anlattığımız bir tutanak tuttuk. Dört kişi imzaladık. Polise de imzalatmaya çalıştık ancak imzalamadılar.”

Bir küçük kapkaç hikayesi…

ankara-feminist-gece-yuruyusu-nde-gokkusagi-kapkaclari-3

Fotoğraf: Gece kapkaça uğrayacağından habersiz gökkuşağı bayrağı Aylime Aslı Demir’in elinde…

Bayrağı alana sokmak da yeterli değildi elbet. Gündüz eyleminde özgürce dalgalanan gökkuşağı bayrağı hava kararınca canavara dönüştüğünden midir nedir polisin bayrak avı yürüyüşte kapkaça vardı. Kaos GL’den Aylime Aslı Demir’den o anlar:

“Bu seneki gece yürüyüşü benim için biraz buruk geçti. Gündüz eyleminde arama noktasından geçtim, Sakarya meydanındaki hırdavatçıya girip bir boru aldım, hırdavatçının da yardımıyla polislerin arasında bayrağı boruya takıp toplanma alanına vardım. O anda alandaki tek bayrak olması nedeniyle lubunyaların da birbirini bulmasına vesile oldu. Daha önce tanışık olanlar, bayrağın verdiği yakınlıkla yeni tanışmalar, nihayetinde birbirimizi buluverdik. Bir süre sonra kolum yorulunca başka biri aldı, bayrak eylem alanını bir bir dolaştı. Eylem biterken boruyu toplanma alanının oradaki bir ağaca yasladım, o da sağolsun ben gelene kadar bakmış ona… Eylem komitesi görevim kapılarda bittikten sonra gökkuşağını ağacın göz kulak olduğu boruya takıp saat 8 itibariyle sallamaya başladım.. Sonra yürüyüş esnasında sivil giyimli bir adam “pardon bakar mısınız” diyerek cebinden bir şeyler çıkardı ve yanımdaki arkadaşımla ne olduğunu anlamaya çalışırken, birinin cüzdan mı düşürdüğünü ya da başka bir şey mi olduğunu anlamaya çalışırken çat diye bir diğeri elimden bayrağı gerçekten (ç)aldı-kaçtı, "yasadışı bayrak-yasadışı bayrak" diyerek. Sanırım hayatımda ilk kez bir kapkaça uğramanın da verdiği şokla kalakaldım. Neyse ki kapkaçtan kurtulan başka bayraklar vardı da yine bulduk birbirimizi... Ve biliyorum yine buluşacağız son bayrak dahi çalındığında, çünkü artık her yağmur bize de size de bizi hatırlatır. Ben sabahki neşeyi hatırlamayı tercih ediyor, seneye bayrağı da kendime bağlamayı düşünüyorum, hadi bakalım…”

Polisin gökkuşağı bayrağını "yasadışı" diyerek eylemciden çaldığı an!  

“Kim arayacak lan bu ne idüğü belirsizi”

ankara-feminist-gece-yuruyusu-nde-gokkusagi-kapkaclari-4

Fotoğraf: Nazlı Yıldırım

Eylem düzenleme komitesinde de yer alan Cihangir Öz’ün yaşadıkları polisin nefretini gözler önüne seren cinsten:

“Aslında öğlen başladı her şey. Gece yürüyüşü için polisler ‘gündüz yeterince yürüdünüz akşam da yürümeyin’ dediler. Yürüyüş güzergahını daraltacak şekilde sıkıştırdılar. Arkadaşımla beraber alana girmeye çalışırken de polisin tepkisiyle karşılaştık. ‘Kim arayacak lan bu ne idüğü belirsizi? Ben buna ne dokunmam abi’ dedi bir erkek polis. Kimse dokunmak istemediği için beni kimse aramadı.

“6 buçuk gibi Sakarya’daydık. Arama noktalarında ne gibi sorunlar yaşanacak başka diye bekledik. Kadınların girişinde problemler yaşandı. Gökkuşağı bayrağı açılınca ilk toplanmada ‘indirin bu bayrakları, yasadışı’ demeye başladılar. Kaale alınmadı doğal olarak. Yürüyüş başlamadan az önce de “Travestileri, aşırı giyinmişleri buraya sokmayacağız” demeye başladılar. Hatta alana giren kadınlara kafalarınca feminizm testi yapmaya çalıştılar. Bazı pankartlara bakıp ‘Bunun feminizmle ne alakası var’ diyen polisler bile oldu. Pankartları kontrol etmeye çalıştılar. Alana girmeye çalışan ve gökkuşağı bayrağı olanları alana sokmamaya çalıştılar.”

Polisten sorgu: “LGBTİ’li misiniz”

Kaos GL’den Seçin Tuncel de polisin “LGBTİ’li misiniz” sorgusunu ve alanda yaşadıkları sorunları aktarıyor:

“Biz ilk başta bir barda oturuyorduk. Birkaç kişi geldi ve bizi almadılar, dedi. Girişte polis ‘LGBTİ’li misiniz’ diye sormuş ve ardından alana almamış. Biz de o zaman hadi hep beraber gidiyoruz dedik ve gittik. Tam girerken elimdeki gökkuşağı bayrağını gösterip polisler dedi ki ‘onu almıyoruz, onu çöpe at’. Komiteden birini çağırın dedim. Komiteden biri geldi ve bayrağı çantasına koydu. Öylece içeri girdik. O esnada üst araması vardı. Yanımda bir trans kadın arkadaşım vardı. Haliyle kadınlar tarafına geçti. Bir polis ‘sen diğer taraftan geçeceksin’ dedi. Erkeklerin olduğu tarafa yönlendirdi. Biz de itiraz ettik ve hayır kadınlar tarafından geçecek dedik. Kimliğini göstersin dedi. Biz de kalabalık olarak tepki gösterdik. Polis en son tamam dedi ve kadın arkadaşımızı kadın polis aramış oldu bu kadar çabanın ardından. Kalabalık olduğumuz ve direttiğimiz için geçebildik. Daha az kişi olsaydık muhtemelen alınmayacaktı. Yalnız bir kadın olsa almayacaklardı alana.”


Etiketler: insan hakları, kadın, yaşam
Nefret