01/07/2009 | Yazar: Özge Gökpınar

Bizim isteğimiz Nazenin gibi bize gelmiş onlarca LGBTT bireyin de içinde yer aldığı mülteciler için daha uygun bir Türkiye yaratabilmektir.

Bizim isteğimiz Nazenin gibi bize gelmiş onlarca LGBTT bireyin de içinde yer aldığı mülteciler için daha uygun bir Türkiye yaratabilmektir.

Bu sene 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla Kaos GL olarak bir cumartesi etkinliği düzenledik. Bu etkinlik, NTV de yayınlanmış olan Nedim Hazar’ın ‘Hareket Halinde Türkiye’ belgeselinin dördüncü bölümü olan ‘Beni Bekleme’ kısmının gösterimini ve akabinde Türkiye’de üçüncü bir ülkeye gitmeyi bekleyen lezbiyen mülteci Nazenin M. ile söyleşiyi içeriyordu.

‘Beni Bekleme’ Türkiye’de olan mülteciler üzerine onların sorunları ve yaşantılarından parçaları da içinde bulunduran, mülteciler konusunda farkındalık arttırıcı ve koşullar hakkında bilgi veren bir belgeseldi. Hem mülteciliğin ne olduğunu hem de Kaos GL nin bu konudaki hassasiyetini etkinliğe katılanlara aktarabilmenin önünü açtı.
 
Biz, Kaos GL olarak BMMYK ile imzaladığımız iyi niyet anlaşmasına binayen yaklaşık 2,5 senedir LGBTT mültecilere doğrudan yardım ve yönlendirmeler yapıyoruz. Etkinliğe konuşmacı olarak katılan Nazenin M. de yardım talebiyle bize başvuran LGBTT mültecilerden bir tanesiydi. Ülkesini terk etme nedenlerinden, burada yaşadığı sorunlardan, hayallerinden ve umutlarından konuştuk.

Söyleşi sonrasında ortaya çıkan tablo Türkiye’de LGBTT mülteci olmanın ne kadar zor olduğunu gösteriyordu. Uydu kentlerde yaşamanın zorluğu, üçüncü bir ülkeye gitmeyi bekleme süresinin uzunluğu, reddedilen dosyaların yeniden başlatılma sürecinin sıkıntılı olması ve ikinci kere de ret cevabı alındıktan sonra ülkelerine geri dönmek zorunda olmaları, burada kaldıkları süre içerisinde yaşadıkları psikolojik gerginliği ve umutsuzluğu perçinleyen faktörler olarak göze çarpıyor.
 
Bu konuda yapılması gerekenlerin başında ise: LGBTT toplumuna mensup mülteci bireylerin hassas durumları göz önüne alınarak işlemlerinin yapılmasını sağlamak ve bu işlemlerin ise daha kısa sürede tamamlanabilmesini sağlamak; tüm mülteci bireyler için uydu kentleri yaşam koşulları açısından çok daha iyi konumda olan şehirler içinden belirlemek; burada geçimlerini sağlayabilecek kadar işlerde yer alabilmelerinin önünü açmak; onlardan alınan 306 TL ikamet harcının kaldırılmasını sağlamak; psikolojik açıdan faydalı olabilecek sosyal alanlar yaratarak onların içinde bulunduğu yalnızlık ve itilme hissini bir nebze hafifletmek yer alır.
 
Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği ve mültecilik konusunda çalışan diğer hak temelli kuruluşlar ile bizim isteğimiz Nazenin gibi bize gelmiş onlarca LGBTT bireyin de içinde yer aldığı mülteciler için daha uygun bir Türkiye yaratabilmektir. 


Etiketler: insan hakları, mülteci
Nefret