23/09/2019 | Yazar: Barış Azar

Genç LGBTİ+’nın düzenlediği Bi+ Forum katılımcıları neler paylaştı?

Bi+ Forum katılımcılarından mesaj var! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

21-22 Eylül tarihlerinde Genç LGBTİ+ Derneği tarafından İzmir’de gerçekleştirilen ve AB Sivil Düşün Programı kapsamında desteklenen “Bi+ Forum” katılımcılarının 23 Eylül Bi+seksüel Görünürlük günü mesajlarını derledik.

“Bifobini aş da gel kurbanın olam!”

Fariman: Biseksüel sığınmacılar neredeyse görünmezdir. Türkiye'deki İranlı queer bir mülteci olarak, cinsel yönelim hakkında açıkça konuşamıyorum. Çünkü topluluk beni yargılayacak ve hatta BMMYK bile Bi+ toplumunun İran ve Türkiye'de karşılaştığı tehlikelere ve sorunlara aşina görünmemektedir. Bu yüzden bi+ görünürlüğünün önemli olduğunu düşünüyorum.

Mona: Birçok kişi tarafından görülmeyebiliriz, insanlar tarafından kabul edilemeyebiliriz ama kalpten onur duyuyoruz ve önemseyen ve sevenlerin gözüyle görebiliyoruz.

Zülal: Bifobini aş da gel kurbanın olam, kurtar beni monoseksizmden nolur!

İpek: Benim bi+ görünürlük mücadelem “hala bi+seksüel” olduğumun yok sayılmaması üzerinden ilerliyor. Hayatımda kadın atanmış biri olduğunda lezbiyen, erkek atanmış biri olduğunda heteroseksüel olmuyorum. Hangi cinsiyet ve cinsiyetsizliklerden biri ile olursam olayım; hala bi+seksüelim. Bi+ şemsiyesi içinde kendini bulan tüm bi+’ların, Bi+seksüel Görünürlük Günü kutlu olsun.

Göksu: İki gün boyunca farklı şehirlerden ve ülkelerden gelen arkadaşlarımızla birlikte deneyimlerimizi, düşüncelerimizi, duygularımızı paylaştık. Yasadığımız hayatlar, hikayeler biricikliğinde maruz kaldığımız bifobinin ve ayrımcılığın aslında ne kadar benzer olduğunu fark ettik. Ve umuyorum ki bundan sonra da görünmezliğin gölgesinde durmak yerine gökkuşağının altında “Burdayız aşkım!” diye bağırmaya devam edeceğiz.

Barış: Bi+ kimliklerin hem toplum tarafından hem de LGBTİ+’lar tarafından yok sayılmadığı, hayatın her alanında görünür olduğumuz, monoseksizmden arınmış yarınlar dileğiyle. Bi+seksüel bir genç olarak bir araya geldikçe güçleneceğimiz ve monoseksizmin dayatmalarına karşı tüm akışkanlığımızla mücadeleye devam edeceğimize inancım sonsuz.

Umut: Sevgili arkadaşım Zeynab Peyghambarzadeh'in ILGA'ya yazdığı yazıda bahsettiği gibi Türkiye'de biseksüelliğe dair mücadele büyüyor ama hala fobi, stereotipler, önyargılar çok fazla. Hem  LGBTİ+ topluluğu içinde hem eleştirdiğimiz heteropatriyarkal toplumda biseksüellere (bi+) dair bilgisizlik hadsafhada. Hetero ya da eşcinsel ikiliğine karşı mücadele vermeye çalışıyoruz. Asla tasavvur edilmiyoruz, insanların zihinlerinde ya hetero ya eşcinsel olarak atanıyoruz, aksi takdirde geçerli görünmüyoruz. Partner(ler)imize ya da çeşitli ilişkilenme yaşadığımız insan(lar)a göre direkt heteropartriyarkal ayrıcalığı taşıdığımız iddia ediliyor. Ama birden fazla cinsiyete (hem kendi cinsiyetimiz hem de diğer cinsiyetlere) ilgi duyduğumuz için yok sayılan arzumuz ve varoluşumuz sebebiyle neler yaşadığımız, nasıl bir silinmeye (bi-erasure) maruz kaldığımız pek düşünülmüyor ve anlaşılmıyor. Zorunlu heteroseksüelliğin, monoseksizmin (sadece tek bir cinsiyete ilgi duymanın meşru olduğu) ehemmiyeti yeteri kadar idrak edilmiyor ve bu sistematik şiddet yapılarının sadece bi+'ları değil herkesi nasıl sıkıştırdığı çokça konuşmamız gereken bir konu. Biseksüellik şemsiye bir kimlik ve var olma hali olarak değil de tek tip, kendi içinde bir bütün olmayan bir halmiş gibi görülüyor. Kimine göre "queer olamama cesaretsizliliği", kimine göre bir tehdit, kimine göre günümüzde hayatını sürdürmemesi gereken ikiliği besleyen bir "durum". Oysa 90'larda Bay Area Bisexual Network'ün biseksüel manifestosunda söylediği gibi "biseksüellik bütün ve akışkan bir kimliktir. Biseksüelliğin doğalında ikili ya da iki eşlilik olduğunu sanmayın.“İki” tarafı olan ya da tam insan olmak için her iki cinsiyetle aynı anda beraber olması gereken insanlar olduğumuzu varsaymayın. Aslında sanmayın ki; sadece iki cinsiyet vardır."

Biseksüellik şemsiye bir kimliktir, pek çok var olma halini kapsar. Mücadele büyüyor, farkındalığı artırmak için çalışmalar yapılıyor, bu sene ilk defa Istanbul'da sadece bi+ üzerine etkinlikler dizisinin yer aldığı Bi+ Pride İstanbul'u bağımsız olarak gerçekleştirdik, Onur Haftası tarihlerinde. Bu sayede bi+'lar biraraya geldi ve bunun ne kadar temel bir ihtiyaç olduğunu konuştuk. Ayrıca biseksüelliğe dair önyargılarıyla, bi+fobisiyle yüzleşmek isteyen, biseksüelligi öğrenmek isteyen insanlarla temas etme fırsatı bulduk ve bu çok kıymetliydi. Hakkında stereotip, fobi, mit ve yanlış yargılamalardan başka bir şey konuşulmayan biseksüelliğe dair farkındalık oluşturma ve temas alanları yaratma bakımından Bi+ Pride İstanbul'u kıymetli buluyorum ve Türkiye'de bi+ politikaya dair bir tarih oluşturduğumuzu düşünüyorum. İzmir'de düzenlenen Bi+ Forum da bu tarih yazımı anlamında kıymetli olsa da örgütlenmekten önce bi+'ya dair daha çok tartışma, konuşma alanı yaratmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak bu şekilde bi+ çatısı altında bir örgütlenmeye yol alınacağı inancındayım.


Etiketler: yaşam
Nefret