03/01/2014 | Yazar: Zeynep Bilginsoy

Birleşmiş Milletler’de cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılık ve şiddet tartışmalarında LGBTİ hak savunucularının ve sivil toplum kuruluşlarının lobicilik faaliyetleri çok önemlidir.

Birleşmiş Milletler’de Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Birleşmiş Milletler’de (BM) cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılık ve şiddet tartışmaları aşağıdaki gibi ilerlemiştir. Bu tartışmaların arka yüzünde LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks) hak savunucularının ve sivil toplum kuruluşlarının lobicilik faaliyetleri çok önemlidir.
 
STK’ların rolünü ve BM’deki değişimleri anlamak için BM “danışman statüsü” iyi bir örnektir. Danışman statüsü STK’ların BM sistemine girmeleri için en önemli yoldur. Bu statü STK’ların BM toplantılarında sözlü ve yazılı raporlar sunabilmesine imkan sağlar. Statü için başvurular önce STK Komitesi tarafından elenir ve komitenin önerileri 54 ülkeden oluşan BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi’ne (ECOSOC) sunulur.[1]
 
STK Komitesi 19 ülkeden oluşuyor ve 2011-2014 döneminde Türkiye de bu komite ülkelerinden biri.[2] Üye ülkelerin kendi ülkelerindeki STK’lara yaklaşımları ve toplumsal önyargıları ECOSOC’a hangi STK’ları önerip önermeyeceklerini belirleyebiliyor ve bu tutum son senelerde sıkça eleştiriliyor. 2013’e kadar STK Komitesi istikrarlı bir şekilde LGBTİ örgütlerini geri çevirmiş ve ECOSOC STK Komitesi’nin kararlarını bozup LGBTİ örgütlerine danışman statüsü vermiştir. BM genelinde bu statüye sahip 3910 STK bulunuyor ve bunların sadece 20’den azı LGBTİ örgütüdür.[3]
 
·         1990’ların başından beri Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu’nda “cinsel yönelim” ve “cinsiyet kimliği” üzerine tartışmalar yer buluyor.
·         Nisan 2003’te, Brezilya cinsel yönelim temelli ayrımcılığı kınamayı öneren bir yasa tasarısını İnsan Hakları Komisyonu’na sundu. Tasarı Vatikan, Zimbabve, İslam İşbirliği Teşkilatı’nı temsil eden Pakistan, Malezya, Suudi Arabistan ve Bahreyn’den olumsuz tepkiler; Japonya, Avrupa Birliği, birçok Latin Amerika, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinden destek aldı. Uzun tartışamalardan sonra tasarı 2004 Komisyon oturumunda tartışılmak üzere ertelendi.[4]
·         Mart 2005’te Yeni Zelanda 32 ülke adına cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve insan hakları üzerine bir ortak bildiri sundu.[5] Türkiye destek veren ülkelerden biri değildi.
·         Aralık 2006’da Norveç 54 ülke adına cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve insan hakları üzerine bir ortak bildiri sundu.[6] Türkiye destek veren ülkelerden biri değildi.
·         Aralık 2006’da ECOSOC, STK Komitesi’nin kararını bozarak Danimarka Ulusal Gey ve Lezbiyen Örgütü, ILGA-Avrupa Uluslararası Gey ve Lezbiyen Örgütü ve Almanya Lezbiyen ve Gey Federasyonu’na danışman statüsü verdi.
·         Temmuz 2007’de Québec Gey ve Lezbiyen Koalisyonu ve İsveç Lezbiyen, Gey, Biseksüel ve Trans Hakları Federasyonu danışman statüsü kazandı.
·         Temmuz 2008’de COC Hollanda ve İspanyalı Lezbiyen, Gey, Trans, Biseksüeller Devlet Federasyonu danışman statüsü kazandı.
·         Aralık 2008’de Arjantin 67 ülke adına cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği tartışmasını ilk defa BM Genel Kurulu’na taşıdı.[7] Türkiye destek veren ülkelerden biri değildi.
·         Mart 2011’de Kolombiya 85 ülke adına konuyu İnsan Hakları Konseyi’ne taşıdı.[8] Türkiye destek veren ülkelerden biri değildi.
·         Temmuz 2010’da Uluslararası Gey ve Lezbiyen İnsan Hakları Komisyonu (IGLHRC) danışman statüsü kazandı ve böylece IGLHRC BM’de bu statüye kabul edilen ilk Amerika merkezli LGBT sivil toplum kuruluşu oldu. Türkiye çekimser oy kullandı.[9] IGLHRC’ün bu mücadelesi üç sene sürdü.
·         16 Kasım 2010’da BM Genel Kurulu Üçüncü Komitesi’nde yapılan oylama sonucu Hukuk Dışı, Keyfi ve Yargısız İnfazlara karşı yasa tasarısından cinsel yönelim ibaresi çıkarıldı. Türkiye oylamaya katılmadı.[10]
·         10 Aralık 2010’da BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin herkesi kapsadığını, LGBT bireylerin yaşadığı şiddet ve ayrımcılığın kabul edilmez olduğunu ve dünyanın her ülkesinde eşcinselliği cezalandıran yasaların kalkması gerektiğini vurguladı.[11]
·         21 Aralık 2010’da BM Genel Kurulu’nda yapılan oylamada Hukuk Dışı, Keyfi ve Yargısız İnfazlara karşı yasa tasarısına cinsel yönelim ibaresinin tekrar tasarıya eklenmesi kabul edildi. Türkiye bu oylamaya da katılmadı.[12]
·         14 Temmuz 2011’de Güney Afrika ilk İnsan Hakları Konseyi Yasa Tasarısını (Resolution 17/19) sundu ve tasarı kabul edildi. Bu yasa tasarısı ile Konsey, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılık ve şiddetin ve bu hak ihlallerine karşı uluslararası insan hakları hukukunun nasıl işleyebileceğinin araştırılmasını istedi.[13]
·         17 Kasım 2011’de BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği “Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Temelli Ayrımcı Yasalar, Pratikler ve Şiddet” araştırma raporunu sundu.[14]
·         13 Kasım 2012’de BM Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi denetim kurulu İnsan Hakları Komitesi Türkiye denetim sonuç incelemesini yayınladı. Raporda komite LGBT bireylere karşı şiddet, ayrımcılık ve hak ihlallerinin kaygı verici olduğunu belirtti.[15]
·         20 Kasım 2012’de BM Genel Kurulu Üçüncü Komitesi cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ibarelerini de içeren Hukuk Dışı, Keyfi ve Yargısız İnfazları Kınayan Yasa Tasarısını kabul etti.[16] Bu yasa tasarısı BM düzeyinde cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine referans yapan ikinci metin oldu. Türkiye bu oylamada çekimser oy kullandı.[17]
·         18 Mart 2013’te Hukuk Dışı, Keyfi ve Yargısız İnfazlar Özel Raportörü Christof Heyns’in 26-30 Kasım 2012’de yaptığı Türkiye ziyaretinin raporu yayınlandı. Bu raporda Türkiye’deki LGBT cinayetlerine de yer verildi.[18]
·         Temmuz 2013’te Viyana Eşcinsel İnisiyatifi ve Avustralya Lezbiyen Tıp Örgütü danışman statüsü kazandı. Türkiye STK Komitesi’nde bu başvurulara destek veren oylar kullandı. 2007’den beri beklemede olan bu iki örgütün kabul edilmesi, komitenin geçmişteki ayrımcı tutumundan uzaklaşması olarak yorumlandı.[19] 
·         26 Temmuz 2013’te BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Navi Pillay homofobi ve ayrımcılığa karşı “BM Özgür ve Eşit” eğitim kampanyasını açıkladı. Pillay ayrımcılığın yok edilmesinde yasal ve politik değişim ile beraber toplumsal değişimin önemini vurguladı.[20] 
·         26 Eylül 2013’te IGLHRC, Human Rights Watch, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), ABD, Arjantin, Avrupa Birliği, Brezilya, El Salvador, Fransa, Hırvatistan, Hollanda, İsrail, Japonya, Norveç ve Yeni Zelanda BM’deki ilk bakanlar düzeyindeki LGBT toplantısını düzenledi. Bu örgütler ve ülkelerin kurduğu “LGBT çekirdek grubu” cinsel yönelim ve cinsiyet temelli şiddet ve ayrımcılığa karşı çalışacaklarını belirtti.[21]  
·         10 Aralık 2013 İnsan Hakları Günü Birleşmiş Milletler LGBT çekirdek grubu ECOSOC salonunda “Spor Homofobiye Karşı” adlı bir panel düzenledi.[22] 


 

Etiketler: insan hakları
Nefret