20/12/2008 | Yazar: Kemal Ördek

BM'den tarihi adım Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

18 Aralık’ta İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ilkeleri adına tarihi bir adım atıldı. 66 devletin imzasıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinin dahil olduğu insan haklarının korunmasında çığır açan bir bildiriyi kabul etti. Tarihte ilk kez lezbiyen, gey, biseksüel ve transgender bireylere karşı ayrımcılığı kınayan bildiri BM Genel Kurul’unda okundu.
 
Birleşmiş Milletler’de 66 ülke, eşcinselliğin BM’ye üye ülkelerde suç olmaktan çıkması amacıyla bir bildiri imzaladı. Fransa ve Hollanda’nın girişimiyle hazırlanan bildiride, insan haklarının tüm insanlar için geçerli olduğu ve eşcinsellerin cinsel kimliklerinden dolayı suçlu görülmemeleri gerektiğine vurgu yapıldı.

Fransa İnsan Hakları Bakanı Rama Yade ve Hollanda Dışişleri Bakanı Maxime Verhagen, New York’ta İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 60. yıldönümünün kutlandığı günlerde bildirinin 66 ülke tarafından kabul edilmesinin kendilerini memnun ettiğini belirtti. Verhagen ABD’nin bildiriyi imzalamamasından hayal kırıklığı duyduklarını söyledi.

Bildiriyi Türkiye de imzalamadı, 192 üyeli BM’de başta Vatikan olmak üzere bildiriye karşı çıkan bir başka grup ve Türkiye’nin de üyesi olduğu İslam Konferansı Örgütü karşı kampanya hazırlığına başladı. (BS)

LGBT’lerin İnsan Haklarına Yönelik BM Bildirisi

İnsan hakları, cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimliği ile ilgili bu bildiriyi, (*) adına sunmaktan şeref duyuyoruz:

1. Altmışıncı yıldönümü bu sene kutlanan ve 1. maddesi ‘Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar’ beyanında bulunan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde kutsal bir yere sahip olan insan haklarının evrenselliği ilkesini onaylıyoruz.

2. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 2. maddesi, Ekonomik, Kültürel ve Sosyal Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 2. maddesi ile Siyasi ve Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 26. maddesinde yer aldığı üzere, herkesin, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi düşünce, milli ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğum veya diğer bir statü sebebiyle hiçbir ayrıma maruz kalmadan her türlü insan hakkından yararlanması gerektiğini onaylıyoruz.

3. Cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimliği gözetmeksizin insan haklarının her insana eşit şekilde verilmesi gerektiği fikrini doğuran eşit muamele ilkesini onaylıyoruz.

4. İnsan hakları ve cinsel yönelim ile toplumsal cinsiyete dayalı temel özgürlüklerin ihlalleri noktasında, son derece derin endişe duymaktayız.

5. Cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimlikleri dolayısıyla, dünyanın her ülkesinde, şiddet, ayrımcılık, dışlanma, stigmatizasyon ve önyargının bireylere yöneltilmesi ve bu uygulamaların kötü muameleye maruz kalanların bütünlüğü ve saygınlığına zarar vermesi dolayısıyla tedirginiz.

6. Nerede gerçekleşirse gerçekleşsin, cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimliği dolayısıyla karşılaşılan insan hakları ihlallerini, özellikle bu sebeplerle gerçekleşen idam cezalarını, hukuk dışı, kestirme ya da keyfi cezaları, işkence ve diğer insanlık dışı, zalim ve küçük düşürücü uygulama ya da cezaları, keyfi tutuklama ya da gözaltılar ile sağlık hakkını da içerecek şekilde ekonomik, sosyal ve kültürel haklardan mahrum bırakma durumlarını açık bir dille kınıyoruz.

7. 2006’da, 54 ülkenin imzaladığı, İnsan Hakları Komisyonu Başkanı’nın makul bir tarihte toplanacak olan komisyona, bu insan hakları ihlallerini tartışma şansını vermesini dileyen bildirisini hatırlatıyoruz.

8. İnsan Hakları Komisyonu ve Antlaşma organlarının prosedürleri tarafından bu konuya yönelik harcanan dikkati takdir ediyor ve cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimliği kaynaklı hak ihlallerinine yönelik çabalarına vekaletleri altındaki kurumlarla devam etmeleri konusunda kendilerine desteklerimizi sunuyoruz.

9. Amerikan Devletleri Organizasyonu Genel Kurulu’nun 3 Haziran 2008 tarihli 38. oturumunda ‘İnsan Hakları, Cinsel Yönelim ve Toplumsal Cinsiyet Kimliği’ konusunda aldığı 2435 sayılı (XXXVIII-O/08) kararı memnuniyetle karşılıyoruz.

10. Bütün devletler ve ilgili uluslararası insan hakları mekanizmalarını, cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimliği gözetmeksizin, bütün insanların insan haklarını ilerletme ve koruma konusunu üstlenmeye davet ediyoruz.

11. Cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimliğinin hiçbir koşulda cezai işlemler, özellikle gözaltı, tutuklama ve alıkoymalar için kaynak oluşturmaması amacıyla, özellikle yasama ve yürütme noktasında gerekli bütün tedbirleri almayı garantiye almaları için bütün devletlere ısrar ediyoruz

12. Cinsel yönelim ve toplumal cinsiyet kimliği temelli insan hakları ihlallerinin araştırılmasını, faillerin sorumlu tutulmasını ve adalet önüne çıkarılmasını garanti altına almaları için bütün devletlere ısrar ediyoruz.

13. İnsan hakları savunucularına yeterli korumayı sağlamaları ve onların insan hakları, cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimliği konusunda yaptıkları çalışmalar karşısındaki engelleri ortadan kaldırmayı güvence altına almaları konusunda bütün devletlere ısrar ediyoruz.

(*) Arnavutluk, Andora, Arjantin, Ermenistan, Avustralya, Avusturya, Belçika, Bolivya, Bosna-Hersek, Brezilya, Bulgaristan, Kanada, Yeşilburun Adaları (Cape Verde), Orta Afrika Cumhuriyeti, Şili, Kolombiya, Hırvatistan, Küba, Kıbrıs Cumhuriyeti, Danimarka, Ekvador, Estonya, Finlandiya, Fransa, Gabon, Gürcistan, Almanya, Yunanistan, Guinea Bissau, Macaristan, İzlanda, İrlanda, İsrail, İtalya, Japonya, Letonya, Liechtenstein, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Mauritus, Meksika, Karadağ, Nepal, Hollanda, Yeni Zellanda, Nikaragua, Norveç, Paraguay, Polonya, Portekiz, Romanya, San Marino, Sao Tome ve Principe Demokratik Cumhuriyeti, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, İspanya, İsveç, İsviçre, Makedonya, Doğu Timor, Birleşik Krallık, Uruguay, Venezuella.

Konuyla İlgili:

[[Türkiye Devleti, LGBT İnsan Hakları ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Duyurusunu Neden İmzalamıyor?]]

Etiketler: yaşam, siyaset
Nefret