05/09/2013 | Yazar: Ömer Akpınar

Ceyl’an Ertem, kaosGL.org için ‘Cadı Avı’ projesi, müzik ve açık bir LGBT olmakla ilgili görüşlerini paylaştı.

Ceyl’an Ertem: ‘Hem Erkekleri, Hem Kadınları Seviyorum’ Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Şarkıcı ve söz yazarı Ceyl’an Ertem, “Cadı Avı” projesiyle Türkiye’deki kadın müzisyenlere saygı duruşunda. Ceyl’an Ertem, kaosGL.org için “Cadı Avı” projesi, müzik ve açık bir LGBT olmakla ilgili görüşlerini paylaştı.
 
“Cadı Avı” projenle Türkiye’deki kadın müzisyenlerin hakkını teslim ediyorsun. Kadın mücadelesi müzikte kendini nasıl buluyor?  
Çok iyi bildiğimiz gibi, kadınların tarih boyunca karşı karşıya kaldığı engellerle mücadelesi son derece zorlu ve uzun bir süreci kapsar. Tanrısal yasaklar, toplumsal dışlamalar,  “erkek egemen” düzenin baskıları, İslam hukukunun uygulandığı Osmanlı toplumu, evlilik ve aileye ilişkin yasalar, erkeğin çokeşliliği, kâğıt üzerinde medeni kanuna dek süregelen -ama toplumsal süreçte hâlâ devam eden- kadının ikincil konumu, kadınları uzun yıllar çeşitli kurallar doğrultusunda yaşamaya zorlamış. Sırf bu sebeplerden ötürü müzik tarihinde erkek dış kimliğine bürünmüş olan kadın müzisyenlere rastlarız. Hatta yüzünü, bedenini gizleyerek mesleğini sürdüren kadınlara…
 
Müziğin “cadılarını” aşklarından başkaldırılarına, acılarından neşelerine bizlerle yeniden buluşturuyorsun. Cadıları yok etmek yerine yaşatmak için "avlama" fikri nereden çıktı?
Tarihte kadın atalarının bu kadar zorluk ve engellerle karşılaşmasının günümüzdeki kadın sanatçılar üzerinde mutlaka etkileri oldu. Farklı yolları deneyen kişilerin cesaretli eylemleri ülkemizde birçok açıdan kırılmaya çalışılsa da, bu tarihsel sürecin etkileri müzikal anlamda da kadın sanatçıları tetiklemiş. Bu süreç, bu kadınların hikâyeleri beni hep cezbetti. Bu nedenle kadın müzisyenlere ve anlatmak istediklerine hep ilgim oldu. Şimdi ise Türkiye’deki bu kadınların şarkılarını söyleyerek onların hikâyelerindeki kadınları yaşamaya çalışıyor ve bir saygı duruşu gerçekleştirmek istiyorum. Zaten yazıya döktüm bir kısmını, 26 hafta radyo programı yaptım aynı mevzu ile ilgili, sonra videolar yayınladım ve şimdi sahnedeyiz. Belki düetler olur, bu şahane kadınları Cadı Avı sahnesinde ağırlarız, ne güzel olur!
 
Kadın bir müzisyen olarak, müziğinde sen neler denemek istiyorsun? Kendine nasıl bir yol çiziyorsun?
Ben yol çizemiyorum. Zaman, hisler beni nereye götürürse oradayım. Plan yapsam da kendimi umursamayıp, diğer kendimin peşine düşerek, Ceyl’an’ı yanılttığım çok oldu.
 
Peki, LGBT’ler açısından sence Türkiye’de müzik endüstrisi güvenli bir alan sağlıyor mu? Heteroseksüel değilim demek müzik piyasasında ne kadar mümkün? 
Ben herkesin özgürce hissettiğini açıklamasından yanayım. Ancak bunu birçok hetero olmayan arkadaşımla konuştuğumda ne kadar zor bir hayat yaşadıklarını görüyor ve açıklamamalarına saygı duyuyorum. Aile ve toplum baskısı yaşayan yazık ki çok arkadaşımız var. Açıkçası ben hem erkekleri hem kadınları seviyorum, bundan sonra bir kadınla da ilişkim olabilir. Ve buna kimse karışamaz, beni eleştiremez, tenkit edemez, yasaklayamaz!
 
Türkiye’de LGBT’leri sahnede alkışlayıp sokakta öldürmek hep bahsedilen bir ikiyüzlülüktür…
Memleket aslında enteresan... Zeki Müren, Bülent Ersoy gibi onlarca isme kucak açan insanlar kendi çocuklarının yönelimlerini öğrenince kahroluyor ve kahredebiliyorlar. Bu durumu anlamak imkânsız. Belki sosyologlar, psikologlar tarafından anlaşılır bir açıklaması vardır. Tabii Bülent Ersoy’un trans bir birey olmak ile ilgili hiçbir zaman oturup konuştuğunu duymadık ya da Zeki Müren’in kimliğini açıkça, gurur duyarak dillendirdiğini… Bu konuda büyük tabular var; ama öte yandan da yok gibi. İşte ben çıkamıyorum işin içinden.
 
Seni yakından takip eden ve yaptığın işlere hayran çok fazla LGBT var. Son olarak, LGBT’lere ne gibi bir mesajın olur?
LGBT’ler özellikle Gezi sürecinde şahane tavırlarıyla herkesin kalbini bir kez daha fethetti. Şu anda tüm merdivenler gökkuşağına boyanıyor. Bu renkler, bu yakınlaşma, bu sevgi konusunda çok umutluyum. Eminim her şey çok daha güzel olacak! 

 

Ceyl’an Ertem’in "Cadı Avı"na 11 Eylül’de İstanbul’da Hayal Kahvesi Beyoğlu’nda katılabilirsiniz. Ütopyalar Güzeldir konserleri ise İstanbul’da 13 Eylül’de Peyote’de, 25 Eylül’de Kadıköy Sahne’de, 26 Eylül’de ise Hayal Kahvesi Beyoğlu’nda olacak. 


Etiketler: kültür sanat
Nefret