08/04/2009 | Yazar: Kemal Ördek

Polonya’dan ‘Homofobi Karşıtı Kampanya’, Protesto Mektubunu Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne iletti   Son dönemde, Türkiye’de yaşanan nefret suçları, Avrup

Polonya’dan ‘Homofobi Karşıtı Kampanya’, Protesto Mektubunu Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne iletti
 
Son dönemde, Türkiye’de yaşanan nefret suçları, Avrupa’da yankı buluyor. Başta LGBT örgütleri olmak üzere insan hakları örgütleri, LGBT bireylerin yaşam haklarına yapılan saldırıları görmezden gelemeyeceklerini ve bu işin takipçisi olacaklarını, ülkelerindeki Türkiye Cumhuriyeti büyükelçiliklerine yazdıkları protesto ve uyarı mektupları ile belirtiyorlar.
 
Polonya’nın en büyük LGBT derneği olan KPH (Homofobi Karşıtı Kampanya) da, LGBTT Hakları Platformu’nun son basın açıklamasından hareketle, Türkiye’de yaşanan homofobik ve transfobik şiddeti ve hükümetin bu olaylar karşısındaki vurdumduymaz tavrını eleştiren bir protesto mektubunu Varşova’daki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne iletti.
 
Bir kopyası Avrupa Konseyi İnsan Hakları Başkomiserliği’ne de gönderilen mektupta, Ahmet Yıldız, Dilek İnce ve Ebru Dilan (Soykan) cinayetlerine vurgu yapan KPH, Türkiye’de yaşayan LGBT bireylerin korku ve tehlike altında yaşadıklarını, hükümetin gereken önlemleri almadığını ve ‘tahrik’ indirimleri ile suçluları teşvik ettiğini belirtiyor. Avrupa çapındaki insan hakları örgütleriyle beraber KPH’nın da, geçmişte yaşanan cinayetler ile bundan sonraki herhangi bir hak ihlalini yakından takip edeceklerini belirten KPH Başkanı Marta Abramowicz, Türkiye’yi AB yasal mevzuatına uymaya çağırıyor.
 
Mektubu sizlerle paylaşıyoruz:
 
Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği                                                   06.04.2009   
ul. Malczewskiego 32
02-622 Varşova,
Polonya
 
Türkiye’deki dost örgütlerden aldığımız bilgiler ışığında oluşan ağır endişe sonucunda, size bu mektubu yazıyoruz. Biz KPH (Homofobi Karşıtı Kampanya) olarak, Avrupa’daki ve özelde Türkiye’deki insan hakları örgütlerine başvuran veya ilgisi olan bütün lezbiyen, gey, biseksüel ve transgender bireylerin durumlarını sürekli olarak denetliyoruz.
 
Bizi harekete geçiren, son on iki ay içerisinde işlenmiş olan nefret cinayetlerini belgeleyen basın açıklamalarıdır. Ahmet Yıldız 15 Temmuz 2008’de İstanbul’da vurularak öldürüldü; transeksüel Dilek İnce, 12 Kasım 2008’de Ankara’da arabasında vurularak öldürüldü; transeksüel Ebru Dilan (Soykan), 10 Mart 2009’da İstanbul’daki evinde vahşice öldürüldü: bu ve benzeri olaylar, LGBT bireylerin her gün Türkiye’de yaşadıkları gerçeklerden sadece birkaçıdır.
 
Nefret suçlarını bertaraf edecek önlemler almayan ve suçlulara gereken cezaları vermeyen Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin, yaşanan olaylar karşısındaki tepkisizliğini görünce şaşırdık ve rahatsız olduk. Avrupa yasal standartları, yukarıdaki olaylardaki gibi heteroseksüel olmayan mağdurların korunması amacıyla özel kanunlar içermektedir. Buna rağmen, Türk mahkemelerinin suçluların cezalandırılması sırasında, suçlular tarafından iddia edilen ‘kişisel iğrenme’ ve ‘tahrik’ gerekçelerini kullanarak, ceza indirimine gittiğini görüyoruz. Ayrıca, kolluk kuvvetlerinin de suçluların bulunması noktasında gerekli çabayı göstermeyerek topluma, nefret cinayetlerini hoşgörüyle karşıladıkları imajını vermektedirler.
 
Türkiyeli gey, lezbiyen, biseksüel ve transgender bireyler zulüm altında ve korkuyla yaşamaktadır. Durumun, Avrupa ve dünyadaki insan hakları örgütleri tarafından yakından takip edildiğini dikkatinize sunmak istiyoruz.
 
Türkiye Cumhuriyeti, halihazırda, hoşgörü, farklılıklara saygı ve ayrımcılık karşıtlığı gibi birçok prensip ile aynı çizgide, yasal ve politik kurumlarını dönüştürmek üzere birçok AB programından yararlanmaktadır. Bunları göz önünde bulundurarak, Türkiyeli gey, lezbiyen, biseksüel ve transgender bireylerin haklarının geliştirilmesini talep ediyor ve herhangi bir hak ihlalinde, diğer insan hakları örgütleriyle beraber durumun peşini bırakmayacağımızı tarafınıza iletiyoruz.
 
Homofobi Karşıtı Kampanya
Marta Abramowicz, Başkan
 


Etiketler: yaşam, dünyadan
Nefret