11/02/2015 | Yazar: Ömer Akpınar

Demhat ile Özgür size reklam aralarına sığmayacak bir sevme hikâyesi anlatacak.

Sevgililer Günü’ne 3 kala sardı gene dört bir yanı pırlantalar, mücevherler, indirimler... Reklamlar hep aynı çiftin alışveriş mutluluğuna zum yaparken, kameranın çekmediği bir çifte mikrofon uzatmak istedik. Demhat ile Özgür size reklam aralarına sığmayacak bir sevme hikâyesi anlatacak. 

Demhat, Ankara’da yaşıyor. Kendi deyimiyle şu anda yapabildiği tek şey aktivistlik. Kendini pek tanımlayamasa da politik olarak trans olduğunu söylüyor. Özgür ise trans erkek. Bu yıl cinsiyet geçiş sürecine adapte olmak için Konya’daki okulunu doldurdu. Adana’da ailesi ile yaşıyor. Gelin şimdi Demhat ile Özgür’ün hikâyesini dinleyelim:

Nasıl tanıştınız?

Demhat: Nasıl mı tanıştık? (gülüyor) Aslında ilk adım benimdi. İlk reddetme de Özgür’ün. Onu ilk Seher adında bir arkadaşımın Facebook hesabında gördüm ve hemen Seher’e yazdım kim bu diye (gülüyor). Seher, onun trans olduğunu ve heteroseksüel olduğunu söyledi ve ben her şeye rağmen yine Özgür’e yazdım. Tabii ki Seher’in söylediğini Özgür de tekrarladı. Ve hiç yazmadım. Ta ki Adana’ya dönüp Özgür’ün bir erkekle ilişkisi olduğunu öğrenene kadar. Tabii ki toplantı biter bitmez Demhat pırrr (gülüyor). Sonra Özgür geçiş süreci için Ankara’ya gidip geliyordu. Son geldiğinde beraber uyuduk ama ben alttan aldım, yaklaşmadım. O Adana’ya dönünce artık birbirimize açıldık ve böyle başladı bizim serüvenimiz (gülüyor).

Özgür: Demhat ile ortak bir arkadaşımız sayesinde tanıştık, o Ankara’da yaşıyor. Sosyal medya üzerinden ufak bir muhabbet ettik, daha sonra uzun bir süre iletişime geçmedik. Queer Adana’nın toplantısına geldiği bir gün karşılaştık, yüz yüze konuşma fırsatımız oldu. O hafta Ankara’ya sürecim için gitmem gerekiyordu ve onunla görüşmeden dönmemeliyim dedim. Öyle de oldu zaten, görüştük. Samimiyet de muhabbet de ilerledi böylece. 

İlişkinizin önünde herhangi bir engel oldu mu?

Demhat: Benim tek korkum aslında ikimizin de trans oluşu ve nasıl yaklaşmam gerektiğini bilememeydi. Aslında bu, ilişkinin başında, toplumun o bize öğrettiği kadınlığı ve erkekliği şamar gibi yüzüme vurmuştu. Kendiliğinden aştık çünkü biz ikimiz de dönüyorduk.

Özgür: İlişkimizin önünde engel denebilecek bir şey yoktu aslında. Zorlayıcı birkaç unsur var tabi. En başta farklı şehirlerde yaşamamız geliyor. Buna rağmen yine de çok sık buluşup bir arada olabiliyoruz. Onun dışında Demhat’ı ailemle tanıştırdığımda çok rahat değildim çünkü birlikte olduğumuzu bilmiyorlardı ve öğrendiklerinde verecekleri tepkiyi tahmin edemiyordum. Fakat kısa bir zaman önce benim açılmama gerek kalmadan anlamış oldular zaten ve olumsuz bir tepki vermediler. 

Birbirinizde en beğendiğiniz 3 özellik?

Demhat: Ben onu bütünüyle seviyorum. Olumlu olumsuz bütün yönleri onu Özgür yapıyor ve ben o Özgür’ü çok seviyorum.

Özgür: Her şeyden önce mücadeleci ruhu beni etkiliyor. Zorluklar pek de devirmiyor onu aslında, daha da güç alıyor. Bana fazlasıyla değer vermesi, her konuda üzerime titremesi, hatta bazen abartması bile hoşuma giden bir özelliği. Onun enerjisini seviyorum bir de. O yaydığı pozitif güzel enerji her daim onunla.

Bu ilişkide ne öğrendiniz?

Demhat: Dönerek sevmeyi (gülüyor).

Özgür: Bu ilişkide öğrendiğim en önemli şey, gerçekten değer vermesini bilen bir insanın karşınıza çıkması gerektiği. Ayrıca o bana en kötü durumda bile yerden kafamı kaldırıp olumlu düşünmeyi, farklı yönlerden bakmayı öğretti. Hâlâ da bir şeyler öğretmeye devam ediyor. 

Unutamadığınız bir anınız?

Demhat: Ona ilk dokunuşum (gülüyor). Sonuçta yabancı olduğum bir bedendi ve o an onu Özgür’le yıktım çünkü asıl olan beden değildi. Farklı bir şey ya... Ona dokunduğum anı asla unutamam.

Özgür: İlk birlikte uyuduğumuz geceyi hiç unutmam. Henüz birlikte değildik fakat ikimizin de ilgisi belliydi. O gün neredeyse sabaha kadar uyuyamadığımı hatırlıyorum. Bir yandan sarılmak istiyordum, bir yandan da ya rahatsız olursa diye çelişkide kaldığım bir durumdu. En sonunda cesaret edip sarılmıştım. O gece bilgisayarda aynı müziğin açık kalıp sabaha kadar çaldığını bile fark etmemiştim. 

Yalnız kalma, aradığı ilişkiyi bulamama korkusu yaşayanlara mesajınız ne olur?

Demhat: Hayat tesadüflerle dolu. Bir de aşkın cinsiyeti, kimliği, rengi, ırkı yoktur.

Özgür: Bence bir gün öyle ya da böyle insanın karşısına çıkıyor o aradığı kişi. Bazen aramadığın bir zamanda hatta. Nerede ne zaman karşılaşacağınız hiç belli olmaz. Umutsuzluğa kapılmamayı tavsiye ederim. 


Etiketler: yaşam
Nefret