28/04/2020 | Yazar: Kaos GL

Trans İstanbul, Diyanet’in merkezî Cuma hutbesinde eşcinselleri ve HIV’le yaşayanları hedef göstermesinin ardından tüm toplumsal kesimleri evrensel hukukun sesini yükseltmeye çağırdı.

“Devletin, din ve inanç adı altında, nefret söylemlerinin meşrulaştırılmasına kayıtsız kalması, kabul edilemez” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın nefret ve ayrımcılık saçarak LGBTİ+’lar ve HIV’le yaşayanları hedef gösterdiği “Ramazan: Sabır ve İrade Eğitimi” başlıklı merkezi Cuma hutbesinin ardından Trans İstanbul İnisiyatifi tüm toplumsal kesimleri evrensel hukukun sesini yükseltmeye çağırdı.

“Bir hukuk devletinin asli görevi temel hakları korumaktır”

Trans İstanbul İnisiyatifi’nin çağrısının tam metni şöyle:

“Dünyanın ve toplumların COVID-19 salgınıyla mücadele ettiği zor günlerde, toplumsal dayanışma ve birleştirici politikaların fazlasıyla önem arz ettiği böylesi bir zamanda, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın  24 Nisan Cuma Hutbesi’nde LGBTİ+’lar ve HIV’le yaşayanları hedef göstererek, ayrıştırıcı ifadeler kullanmasının, bir insanlık ve nefret suçu olduğunu vurguluyor ve kınıyoruz.”

“Devletin, din ve inanç adı altında, nefret söylemlerinin meşrulaştırılmasına kayıtsız kalması, kabul edilemez. Bir hukuk devletinin asli görevinin, hayatın her alanında dezavantajlı pozisyonlara sürüklenerek, tecrite maruz bırakılan LGBTİ+’lar başta olmak üzere, bütün vatandaşlarının, temel haklarını korumak ve geliştirmek olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Devleti, devlet yapan adalettir ve adaletin terazisinin “genel ahlak, din, inanç”  gibi son derece muğlak, göreceli kaynaklar üzerinden, belirli seçkin gruplara ayrıcalık tartması ve belirli grupları ötekileştirmesi, teokratik ve totaliter devletlerin en belirgin karakteri olduğunu biliyoruz. O nedenle bütün yurttaşlarımızı ve toplumsal kesimleri, evrensel hukukun sesini yükseltmeye ve çağrımıza güç vermeye davet ediyoruz.”


Etiketler: insan hakları
Nefret