19/12/2010 | Yazar: Gülistan Aydoğdu

“Mücadelemizi HES karşıtlarıyla, kadınlarla, başkaldıran öğrenci gençlikle, işsizlerle, yoksullarla, Kürt halkıyla, gerçekten emekten yana olan kurumlarla devam e

“Mücadelemizi HES karşıtlarıyla, kadınlarla, başkaldıran öğrenci gençlikle, işsizlerle, yoksullarla, Kürt halkıyla, gerçekten emekten yana olan kurumlarla devam ettireceğiz” diyen Tekel işçileri, Sakarya esnafına da teşekkür etti.   

2009 yılının 15 Aralık günü Abdi İpekçi Parkında Tekel işçilerinin başlattığı 78 günlük direnişin birinci yıldönümünde, İstanbul’daki eylemi 76. gününde bitiren Tekelciler ve   Diyarbakır’ dan, Manisa’dan, Tokat’tan, Samsun’dan, Yozgat’tan, Bitlis’ten, İzmir’den, Bursa’dan Ankara’ya geldiler. İlk gün olduğu gibi yine Abdi İpekçi Parkındaydılar.

Tekel işçileri adına Manisa’dan Arzu Güneş’in yaptığı açıklamada “AKP hükümeti ile işbirliği yapan Tek Gıda-İş Sendikası, mücadelenin AKP hükümetine yönelmesini engellemek için Tek Gıda-İş Sendikasını siper etti. 4-C’yi Hukuk görüşü diye bize zorla imzalatarak kandırdılar. Anayasa Mahkemesinde görüşülmesi gereken 4-C henüz Mahkemenin gündemine bile alınmamıştır. İş kaybı tazminatları kesildi, iş başı yapan arkadaşlarımız bir ay çalıştıktan sonra, yılsonu geldiği için ücretsiz izne gönderildiler” dedi.
 
Güneş; bundan sonra mücadelenin nasıl devam edeceğini i şöyle sıraladı. “Artık Tek Gıda-İş Sendikası üyesi değiliz. 4-C’ye geçen sadece Tekel işçileri değil bu nedenle diğer işçilerle yeni bir iç örgütlenme yapacağız. İllerde İl İşçi Komisyonları kurduk, bunlar üzerinde Genel İşçi Komisyonları oluşturacağız. Kamu Emekçileri alanında mücadele eden sendikalara üye olacağız.” Güvencesiz çalışanlarla, taşeron işçileriyle birleşmeye çalışacaklarını da ekledi.
 
Mücadele sırasında sadece sendika bürokrasisini değil, “Sayınız az” diyerek işçileri küçümseyip burun kıvıran, “Sendikaya karşı çıkıyorsunuz”, diye sendika yönetimlerinden yana olan solcuları tanıyoruz. Gerçekten işçi sınıfı yanında yer almazsanız AKP hükümeti ile işbirliği içerisinde olan sendika bürokrasisi yanında yer aldığınızı düşüneceğiz” diyen Tekel işçileri, “Saflarınızı belirleyin” çağrısı yaptı.
 
“Mücadelemizi HES karşıtlarıyla, kadınlarla, başkaldıran öğrenci gençlikle, işsizlerle, yoksullarla, Kürt halkıyla, gerçekten emekten yana olan kurumlarla devam ettireceğiz” dedi.  
İstanbul Eğitim-Sen 1 No’lu Şube Yöneticisi Yunus Öztürk, konuşmasında, “Eylem, Türk-İş Sendikası ile başladı, Türk-İş, havlu atarak işçileri yalnızlığa terk etti. Eylem, işçilere sahip çıkan sol örgütlerin, siyasi partilerin, KESK, TMMOB, DİSK, kadınlar ve gençlerin, Sakarya esnafının dayanışma ve destekleriyle devam etti” dedi.
Bir yıl önce polisin Tekel işçilerini dağıtmak için tazyikli su ve biber gazı sıktığı sırada, işçileri ziyarete gelen ve o saldırıdan nasibini alan CHP milletvekili Çetin Soysal, “Türkiye’nin dört bir yanından özlük hakları için, aş, iş, çocuklarının nafakası için Ankara’ya gelen işçilerle, Esnaf ve halk birleşip sesini bütün dünyaya duyurdu ama AKP duymadı. Tekel  işçilerine bu şekilde saldırarak yıldırmaya çalıştılar. Korku imparatorluğu yaratılmaya çalışıyor. Hükümet işçisine 4-C’yi bile vermek istemiyor. İşe başlatılanlar 200-300 km uzaklıktaki işlere verilerek istifaya ve göçe zorlanıyorlar. 4-C uygulaması insanlık dışıdır. Tekel işçilerini verdikleri bu mücadele de saygıyla selamlıyorum” dedi.

TMMOB Ankara’dan Ramazan Pektaş, KESK Şubeler Platformundan Haydar Karagöz, TÜBİTAK’tan Aynur Çamalan, Sıra Kimde Platformunun da destek verdiği işçiler daha sonra trafik kazasında yaşamını yitiren Hamdullah Uysal’ın öldüğü yerde bir dakikalık saygı duruşundan sonra yola karanfiller bıraktılar.

Sakarya esnafını tek tek dolaşarak karanfillerle teşekkür eden Tekel işçileri, direniş süresince sadece Tekel işçilerine hizmet veren, çok emeği geçen Maydonoz Kafe sahibine özel olarak teşekkür ettiler. Tekelcilerden bir işçi yanlarında yürüyen Emniyet amirine de karanfil vermek istedi. Karanfil Tekel işçisinin elinde kaldı. Sakarya meydanında Mehmet Özer tarafından okunan şiirle eylem sonlandı.

Fotoğraflar: Gülistan Aydoğdu
 

Etiketler: insan hakları, çalışma hayatı
Nefret