16/12/2014 | Yazar: Ömer Akpınar

Sekiz ülkeden sendikacılar, KESK üyesi sendikaların temsilcileri ve yerellerden LGBTİ örgütleri temsilcileri haftasonu Ankara’da bir araya geldi.

Eşcinsel, biseksüel, trans işçiler vardır! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı
Sekiz ülkeden sendikacılar, KESK üyesi sendikaların temsilcileri ve yerellerden LGBTİ örgütleri temsilcileri haftasonu Ankara’da bir araya geldi.
 
Kaos GL Derneği’nin bu yıl 3.sünü düzenlediği Ayrımcılık Karşıtı Sempozyum bir araya gelen katılımcılar “LGBTİ hakları sendikal haklardır!” dedi.
 
LGBTİ’ler, Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) ev sahipliğindeki sempozyum öncesinde Cumartesi günü Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) çağrısıyla gerçekleşen bütçe mitingine katıldılar.
 
2015 yılı Bütçe Kanun Tasarısı’nın protesto etmek amacıyla düzenlenen mitingde “saraylar değil, halkçı bütçe istiyoruz” denildi.
 
“LGBTİ çalışanlar kendilerine otosansür uyguluyor”
 
Bu yıl “sendikal mücadele” temasıyla düzenlenen 3. Ayrımcılık Karşıtı Sempozyum’un açılış konuşmasını Avrupa Parlamentosu LGBTİ İntergrup Eşbaşkanı Ulrike Lunacek yaptı.
 
Sempozyuma video mesaj yoluyla katılan Lunacek, Türkiye’nin Avrupa Birliği uyum sürecinde yargı ve temel haklar ile adalet, özgürlük ve güvenliğe dair 23. ve 24. fasılların açılması gerektiğini söyledi.
 
Lunacek, ayrımcılıkla mücadelede yasaların yeterli olmadığını belirterek LGBTİ çalışanların işyerlerinde kendilerine otosansür uyguladığını vurguladı.
 
LGBTİ eşitlik mücadelesinde heteroseksüel desteğinin kilit noktada olduğunu ifade eden Lunacek, “nasıl olur da 2014 yılında Türkiye’de cinsel yöneliminden ötürü kovulan bir polis memuru olabilir?” diye sordu.
 
Sempozyum oturumlarından öne çıkan diğer satır başları ise şöyle:
 
“Yasal eşitlik var diye kazandık sanılmasın”
 
İngiltere ve Galler’deki sendikalar federasyonu Sendikalar Kongresi’nden (TUC) Peter Purton, katılımcılara 1868’te kurulan TUC’un ilk kadın genel başkanının selamını iletti.   
 
20 yıl önce eşcinsellerle komşu dahi olmak istemeyen toplumun LGBTİ’lerin eşitlik talebine giderek daha fazla destek verdiğini belirten Purton, yasal değişimin tek başına yeterli olmadığına dikkat çekti:
 
“Yasal eşitlik var diye kazandık sanılmasın. Nefret suçu rakamları hiç olmadığı kadar yüksek. Evlilik eşitliğinin geldiği güzel ülkemiz evsiz eşcinsel gençlerle dolu.”
 
Lezbiyen ve geylerden Soma’ya destek
 
Madencilerle Dayanaşan Lezbiyen ve Geyler (LGSM) grubundan Gethin Roberts, 1984/5’te Thatcher hükümetinin politikaları sonucu greve giden madenciler için yaptıkları bağış kampanyasını anlattı.
 
Roberts, Soma’daki maden faciasının ardından da LGSM olarak bağış topladıklarını, toplanan miktarın Kaos GL Derneği ve Eğitim-Sen aracılığıyla kadınlara ulaştırılacağını söyledi.
 
Almanya’nın ilk açık eşcinsel öğretmenlerinden Detlef Mücke, geçmişte sendikaların “yatak odanızda ne yaptığınız bizi ilgilendirmez, sendikaların adını lekeliyorsunuz” gibi argümanlarla eşcinsellerin haklarını savunmaktan kaçındığını aktardı.
 
“T olmadan eksik kalırız”
 
Sempozyumun ikinci gününde Avrupa’daki trans ağı Transgender Europe’tan Vreer Verkerke, Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı’nın hazırladığı rapordan trans istihdamıyla ilgili bilgiler paylaştı.
 
Vreer’in sunduğu bilgilere göre, Hollanda’da transların en az yüzde 25’i işsiz ya da eksik istihdam ediliyor.
 
“LGBTİ komisyonlarımız hedef gösteriliyor”
 
Eğitim-Sen Genel Sekreteri Sakine Esen Yılmaz, KESK’in ve Eğitim-Sen’in tüzüklerinde cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği yer alsa da LGBTİ üyeler için çok yol alınamadığını ifade etti.
 
Eğitim-Sen LGBTİ Komisyonlarının iç ve dış dirençle karşılaştığını belirten Yılmaz, komisyonların medya tarafından hedef gösterildiğini aktardı.
 
“Türkiye’de heteroseksist sağlık algısı hâkim”
 
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’ndan hemşire Belkıs Yurtsever, sağlık alanının “heteroseksist bir algıyla” yürütüldüğüne dikkat çekti.
 
Yurtsever ayrıca interseks bebeklere yönelik zorunlu olmayan tıbbî müdahalelerin ileriki yıllarda sağlık sorunlarına yol açabildiğini vurguladı. 

Etiketler: insan hakları, çalışma hayatı
Nefret