28/11/2008 | Yazar: Kemal Ördek

Eşcinsel kimliğimden kurtulmayı seçmeseydim nerede olurdum? Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Adım David Christie, ex-gey terapilerinden sağlam çıkanlardan biriyim. Ergenlik dönemimde iken, anormal ve günah olduğuna inandığım bu durum hakkında yardım aramaya başladım. On beş yaşımdan yirmi sekiz yaşıma kadar – yani on üç sene – neredeyse sürekli bir biçimde, eşcinsel yönelimimi ortadan kaldırmaya yönelik dizayn edilen bir nevi danışmanlık veya terapiye devam ettim.

Eşcinsel kimliğin bir seçenek olduğunu hiçbir zaman kabul etmeyerek ve sonunda eşcinsel isteklerimle baş edebileceğim ve onları yenebileceğim düşüncesiyle, yirmi bir yaşımda evlendim. Evliliğim, cinsel isteksizliğim sebebiyle iki buçuk sene sonra sona erince, kendimi derin bir şekilde eşcinsellikten kurtarmaya adadım. Bu şekilde, bundan sonraki dört yıl boyunca, yirmili yaşlarımın ortasında, bekar olarak yaşadım.

Henüz evliyken, benimle benzer düşüncedeki üyeleri ve organize edilmiş programı ile bana umut veren EXODUS ile tanıştım. Beş yıl boyunca, yerel bir kilise aracılığı ile kendilerine bağlı programların birinde düzenlenen haftalık destek grubu toplantılarına katıldım. Ülkenin çeşitli yerlerinde düzenlenen dört EXODUS yıllık konferansına katıldım; hatta bir yıl süresince, LOVE IN ACTION olarak bilinen yatılı ex-gey programında yaşadım.

Bütün bunlar için, büyük ölçüde tahrif edilmiş bir hayat biçimine ihtiyaç vardı. Sürekli yer değiştirmek zorunda kaldım. Kiliseleri değiştirmek zorunda kaldım. Arkadaşlarımı değiştirmem gerekti. Gelecek vaat eden yükseköğrenim kariyerimi bitirmeden okuldan ayrılmak ve terapi, destek grupları ile diğer aktivitelerimin takvimi ile olan uyuşmazlıkları azaltmak amacıyla sonu olmayan bir ofis işine girmek zorunda kaldım. Kendimi gerçekten eşcinsellikten temizlemek umuduyla, eski mektuplarımı, fotoğraflarımı, kitaplarımı ve müziği; yani sevdiğim ama bana olumsuz etkileri olduğunu düşündüğüm her şeyi attım.

Bütün bu süreç içinde, sürekli olarak değersizlik, kendime duyduğum nefret ve suçluluk duyguları ile savaştım. Tanrı’nın koşulsuz sevgisi öğretisi, eşcinsellik günahı öğretisinin verdiği zararı yok etmekte işime yaramıyordu. Bunlar, sonunda bende, geç ergenlik dönemimden, sonunda yirmi sekiz yaşımda açıldığım ana kadar, pahalı tıbbi tedavi süreciyle kurtulmaya çalıştığım kronik depresyona sebep oldu. Bazı panikle karışık umutsuzluk anlarında, ciddi şekilde intiharı düşündüm.

Bir defasında, LOVE IN ACTION adlı yatılı ex-gey programındayken, başka bir katılımcıdan etkilendim. Tabii ki, bu durum, programın öğrettikleri ile tamamı ile çelişiyordu, sonuçta bende kendime karşı daha derin bir nefret uyandırıyordu. Hatta daha sonra, yaşadığım horlanmaya fiziki zararı da katarsak, kendini kaybeden bir personel tarafından dövüldüm. Daha sonra bahsettiğim personel ve kurum özür dilediyse de, fiziksel, ruhsal ve duygusal zarar görmüştüm. (Bu arada, bu LOVE IN ACTION’ın personel kadrosunun eğitim ve stajı noktasındaki standart gereksinimlerdeki eksikliklerin doğrudan sonucuydu. Benzer kuruluşlarda olduğu gibi, LOVE IN ACTION da, standart tedavi edici pratik normlarının dışında hareket ediyordu)

‘İyi yaşamak en iyi intikamdır’ denir ve dokuz yıl önce açıldıktan sonra, bunu stratejim olarak belirledim. O andan sonra, New York’a taşındım, okula geri döndüm; yeni arkadaşlar edindim ve bazı kaybettiklerime yeniden ulaştım; ayrıca, yedi yıldır birlikte olduğum bir partnerim var. Memnun edici bir başka olay da, mutlu bir şekilde yeniden evlenen ve yeni anne olan eski eşimle yeniden arkadaş olduk. Artık anti-depresanlara ihtiyacım yok. Bir ex-geye yapmaması öğretilen; ancak çoğu insanın yaptığı şekilde artık kendime değer veriyor, saygı duyuyor, güveniyorum.

Ancak, geçmişin bıraktığı kötü etki ile her gün pişmanlık ve hüznün yükünü hissediyorum. Kendi ızdırap dolu yıllarım ve ayrıca eşime, aileme ve arkadaşlarıma yaşattığım karışıklık ve acının üzüntüsünü yaşıyorum. Ve tabii ki, bu süreçte çok fazla para harcadım; ancak her şeyden çok geri almak istediğim, bu işe harcadığım zaman ve enerjidir. Okuldaki akranlarım benden on yıl daha gençler ve günüm zor bir şekilde merak etmediğim şu sorularla geçiyor: Ex-gey terapi deneyimi geçmişim olmasaydı şimdi nerede olacaktım? Profesyonel anlamda nerede olacaktım? Finansal anlamda ne kadar daha istikrarlı olacaktım? Ne kadar kendimden emin? Kendimi gerçekleştirmeye ne kadar daha yakın? Bu gibi soruların gelişimimi zehirleyebileceğinin farkındayım; bununla birlikte, doğal olarak karşıma çıkıyorlar ve onlarla her zaman mücadele etmek zorundayım. Hatta beni bugünkü konumuma ulaştıran kendi kişisel yansımama yardımcı ex-gey deneyimime güveniyorum; ancak hiçkimsenin böyle bir konuma ulaşmak adına, böyle bir cehennemden geçmemesi gerektiği fikrimi de savunuyorum.

Çeviren: Kemal Ördek


Etiketler: yaşam, dünyadan
Nefret