26/02/2019 | Yazar: Kaos GL

Feminist ve Queer Araştırmacılar Ağı, toplumsal cinsiyet eşitliğine YÖK’ün saldırısını kınadı.

Feminist ve queer araştırmacılar: Eşitlik mücadelesine saldırıyı kınıyoruz Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Feminist ve Queer Araştırmacılar Ağı, toplumsal cinsiyet eşitliğine YÖK’ün saldırısını kınadı, “Toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesiyle bilgi üretmeye devam edeceğiz” dedi.

Yüksek Öğrenim Kurumu Başkanı Yekta Saraç, ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi’ni “toplumsal değerlere uymadığı” gerekçesiyle durdurmasının ardından Feminist ve Queer Araştırmacılar Ağı açıklama yayınladı.

Kasım 2018’de bir araya gelen ağ, “Toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesiyle bilgi üretmeye devam edeceğiz” dedi.

Dünya genelinde farklı coğrafyalarda, muhafazakar otoriterleşmenin cinsiyetçi ve eşitlik karşıtı baskılarının üniversite eğitiminde de etkisini arttırdığını hatırlatan Ağ açıklamaya şöyle devam etti:

“Bu durum toplumsal cinsiyet eşitliği ve akademik düşünce özgürlüğü açısından karnesi hiçbir zaman parlak olmayan Türkiye üniversite sisteminde de gözlemleniyor. Türkiye’de Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç’ın 18 Şubat 2019 tarihinde yaptığı, toplumsal cinsiyet eşitliğini “Türkiye’nin değerleriyle mütenasip değil” tespitiyle reddeden açıklaması, iktidarın muhafazakar, otoriter ve ataerkil uygulamalarından vazgeçmeyeceğini bir kez daha kanıtladı. Bu açıklamayla bu defa bu ilkeyi temel alan kadın ve toplumsal cinsiyet çalışmaları merkezleri ve programları hedeflenmektedir.”

“Toplumsal cinsiyet birimleri tarihsel önemdedir”

Kadın ve toplumsal cinsiyet çalışmaları birimleri yerine “adalet temelli kadın çalışmaları” birimleri kurulacağına ilişkin tartışmayı da hatırlatan Ağ, “Oysa varolan birimler toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde cinsiyete ve cinsel yönelime dayalı eşitsizlik ilişkilerini sorgulayan bilgi üretiminde ve barış içinde bir arada yaşama koşullarının oluşturulması arayışında merkezî role sahipler. Aynı birimler feminist ve kadın hakları savunucusu akademisyenlerin çabalarıyla kurulmuş, kadın hareketinin akademideki yansımaları olarak tarihsel önemdedirler” dedi.

Dünyada ne oluyor?

Ağ açıklamasında dünya genelindeki eşitlik karşıtı uygulamaları da şöyle hatırlattı:

“Macaristan’da maliyet-fayda hesabı bahane edilerek üniversitelerdeki toplumsal cinsiyet programları kapatılıyor.

“Macaristan ve Polonya’da kiliselerin de desteklediği aile çalışmaları programları açılıp, kamu kaynakları yeniden düzenleniyor.

“Brezilya’da öğretim üyelerinin derslerinde “toplumsal cinsiyet” ve “cinsel yönelim” kavramlarını kullanmalarını yasaklayan yasa tasarısı Parlamento’da hazır bekliyor. 

“Bulgaristan’da UNESCO’nun programı kapsamında hazırlanan, okullarda toplumsal cinsiyet eşitliği sağlayacak bir model oluşturacak proje, hükümet ve medya baskısı yüzünden Bulgaristan Bilim Akademisi tarafından engelleniyor.

“ABD’de hükümet, toplumsal cinsiyetin yasal tanımını biyolojik özellikler olarak değiştirecek ve trans öğrencileri nefret suçlarına karşı korumasız bırakacak federal yasa değişikliklerine hazırlanıyor.”

Ağ, Türkiye’deki gelişmelerin bu olumsuz değişimin parçası olduğunu söyleyerek; “toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesine, düşünce özgürlüğüne, kadın, cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve cinsel kimliğe duyarlı farklı hareketlerin ve özellikle feminist akademisyenlerin ve aktivistlerin yıllara yayılan eşitlik ve hak mücadelelerinin birikimlerine dönük saldırı niteliğindeki bu girişimleri” kınadı.

İlgili haberler:

YÖK, ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi’ni durdurdu

“Kadınların ve LGBTİ’lerin hak arama mücadelesi egemenlik tehdidi olarak algılanıyor”

 


Etiketler: insan hakları, eğitim
Nefret