07/02/2020 | Yazar: Kaos GL

“Gökkuşağı Sınır Tanımaz” Türkiye’nin farklı illerinde yaşayan LGBTİ+ mültecilere postalanacak.

“Gökkuşağı Sınır Tanımaz” okurları için yola çıkacak Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL Dergi’nin Türkiye’de yaşayan LGBTİ+ mültecilerin katkılarıyla hazırladığı özel sayı “Gökkuşağı Sınır Tanımaz” okurlarına doğru yola çıkmaya hazır. Özel sayı Türkiye’nin farklı illerinde yaşayan LGBTİ+ mültecilere postalanacak.

Arapça, Farsça ve İngilizce dillerinde yayımlanan özel sayının editör yazısı şöyle:

“Elinizdeki bu sayı oldukça meşakkatli ama bir o kadar da öğretici, heyecan verici bir sürecin, bir hayalin ve politikanın ürünü. Bu değerlendirmenin nedenine geçmeden önce belki de Kaos GL dergisinin ortaya çıkış hikâyesine kısaca değinmek daha anlaşılır kılacak her şeyi. 1994 yılından beri aralıksız yayınlanan Kaos GL dergisi Ankara’da bir grup eşcinselin kendi sözlerini üretme ihtiyacından doğdu ve 25 yıldır sözünü söylemeye aralıksız devam ediyor. O zamandan bu yana da pek çok LGBTİ+’nın ve dayatılan toplumsal cinsiyet normlarına karşı sözü olan herkesin kendilerini ifade edebilecekleri bir alan oldu bu dergi.

“2007 yılından itibaren mülteci olma halinin kendisinden gelen var olma biçimini, LGBTİ hareketine dâhil etme arzusu taşıyan ve bu amaçla Mülteci LGBTİ+’larla dayanışma alanları yaratmaya çalışan Kaos GL, 2017 yılı başından itibaren üç kişilik bir ekiple “Mülteci Hakları Programı” altında çalışmalarına devam ediyor. Söz konusu ekip Türkiye’nin farklı farklı şehirlerinde bir araya geldiği birbirinden cesur ve birbirinden özel insanın sözü neden bu mecrada yer almasın ki diye sordu ve “özneler adına, özneler hakkında” konuşmaktansa, bir arada yazıp çizmenin yollarından biri olarak gördüğü bu dergi fikrini ortaya attı.

“Farklı donanım ve becerilere sahip olup, mülteci kimliği altında kimliksizleştirilen insanların görmezden gelinmesine karşı çıkma amacı taşıyor bu yayın.

“Kaos GL olarak, bir araya geldiğimiz her bir kimsenin birer “dosya numarası” ve üçüncü bir ülkeye yerleştirilene kadar Türkiye’de bulunan “geçici birer özneden” daha fazlası olduğunu biliyoruz. Hepimiz ve her birimiz geçmişimiz, geleceğimiz, mesleğimiz, sanatımız, mücadelemiz, hüznümüz ve aşkımızla tüm bunlardan daha fazlasıyız ve hangi ülkede olursak olalım öyle olmaya devam edeceğiz. Hiçbir ayrımcı ve yok sayıcı uygulama bunu değiştiremeyecek.

“Elbette bu sayıyı hazırlarken karşılaştığımız zorlukların başında özellikle Arapça ve Farsça dillerini bilmememiz geliyordu. Kaos GL dergisi olarak “cinsiyetçi, homofobik, bifobik, transfobik, türcü, ırkçı” herhangi bir metni yayınlamama yönündeki yayın politikamızı düşünürsek, bilmediğimiz bir dildeki bir metni anlayamama halinin, dergi politikamızla çelişen bir metne yer vermeme kaygısıyla birleşince çok zor bir duygu yarattığını siz okurlarımızla paylaşmak istiyoruz. Yine de bu zorluk da sevgili tercümanlarımızın değerli emekleri sayesinde aşıldı diyebiliriz.

“Sayıya katkı sunan değerli dostlarımız bizimle aktivizm, sanat, spor, eğitim, aile deneyimlerini, geçmişlerini, bugünlerini ve güçlenme süreçlerini paylaştılar. A Queen Behind Bars, Iraktaki LGBTİ hareketine dair gözlemlerini ve Türkiye ve mülteci LGBTİler arasında dayanışmanın nasıl örülebileceğine dair fikirlerini aktardı. Artin, ise non-binary bir özne olarak Türkiye’de çalışma hayatındaki karşılaşmalardan ve İstanbul Pride Yürüyüşünden bahsetti. Bated Writer ise Orta Doğulu bir eşcinsel erkek olma deneyimlerinden bahsetti. Kendisiyle yaptığımız röportajda Donna queer, evli, mülteci ve çocuklu bir aile olma deneyimi paylaşırken, Fariman Kashani mülteci LGBTİlerin eğitim hakkına erişimlerinde yol gösteren tavsiyelerde bulundu. Keven, Iraktaki yaşamından kesitler sundu. Draco. İse kısa öykü ve şiir olmak üzere sayıya iki farklı edebi tür ile katkıda bulundu. M. J. Suriye’den Türkiye’ye yolculuk hikâyesini anlatırken, Ramtin Zigorat ise İran’da ve Türkiye’de aktivizm deneyimlerini paylaştı. Shaya, geçmişini, bugününü ve Geri Gönderme Merkezi sürecini yazdı. Shermin, İranlı, trans bir sanatçı olma halini kaleme alırken, S. Gh. ise İran’dan ayrılış ve veda hikayesini anlattı. Mika, Bahri, Medric ve Dayan ise profesyonel sporcu olma deneyimlerini ve Türkiye’de sporla kurdukları ilişkiyi paylaştılar. Anonim yazarlar ise kendi hayallerinden ve tüm LGBTİ+’lar için nasıl bir dünya hayal ettiklerinden bahsettiler. 

“Sayıda aynı zamanda ‘Cinsel Sağlık; Yasal Haklar; Trans Geçiş Süreci; UNHCR ve Üçüncü Ülkeye Yerleştirme’ ile ilgili Sıkça Sorulan Sorular ve Doğru Bilinen Yanlışlar köşesi bulabilirsiniz. Kaos GL Mülteci Programının sağladığı danışmanlık hizmetleri ve Kaos GL’nin mülteci alanındaki faaliyetlerinin geçmişe yönelik hikâyesini de. Mültecilerin Türkiye’de destek ve danışmanlık alabilecekleri kurumları da bulabilirsiniz. Queer tınılara sahip birbirinden güzel Arapça şarkılara dair bir derleme de içeriyor bu sayı.

“Kaos GL olarak, UNHCR ile birlikte yürüttüğümüz ‘LGBTİ Mültecilerin İnsan Haklarının Geliştirilmesi Projesi’ kapsamında geçtiğimiz son iki yılda 5 şehre ziyaretler gerçekleştirip, LGBTI beyanı olan mültecilerle bir araya geldik. Üç kişilik insan kaynağının elverdiği ölçüde Mülteci LGBTİ+’ların hikâyelerini, hak ve hizmetlere erişimlerinde yaşadıkları sıkıntıları dinleyip başta UNHCR olmak üzere alanda çalışan ilgili kurumlara raporlamaya ve kurumlar arasında kolaylaştırıcı bir rol üstlenmeye çalıştık. Bunun yanı sıra Denizli, Eskişehir, Yalova, İstanbul’da ‘Yasal Haklar ve Sorumluluklar’; ‘Cinsel Sağlık’; ‘Trans Geçiş Süreci’; ‘UNHCR’ın Türkiye’deki Rolü ve Misyonu’ üzerine eğitimler düzenledik. Yine aynı illerde Sınırlara, Homofobi, Transfobi ve Bifobiye dur demek için dayanışma maçları ve piknikler düzenledik. Bir de elbette birbirinden güzel çalışmaların üretildiği Dijital Hikâye Anlatımı Atölyelerimiz oldu ki bu atölyeden çıkan eserlerden bazıları bu sayıda da kendine yer buldu.

“Tüm bu etkinliklerde bir araya gelmek, eğlenmek, maç yapmak, gülmek, birlikte üretmek ve en önemlisi de mutlu bir günü paylaşıyor olmak bizim için çok değerliydi.

“Son olarak saydığımız eğitim ve etkinliklerde bizimle olan eğitimcilerimizin her birine bütün bilgi, deneyim aktarımları ve destekleri için çok teşekkür ederiz.

“Ve sevgili yoldaşımız, tercümanımız Mahbubeh’ye tüm zorlu zamanlarımızda bizden esirgemediği desteği, enerjisi ve samimiyeti için sonsuz teşekkür etmek istiyoruz.

“Elbette bu derginin yaratılması sürecinde destek ve anlayışlarını bizden esirgemeyen UNHCR Koruma ve Program bölümü çalışanlarına da teker teker teşekkürü borç biliriz. 

“En büyük teşekkürü ise bizimle hikâyelerini paylaşan, birlikte öğrendiğimiz, öğrendikçe değiştiğimiz ve bu dergiyi mümkün kılan tüm Mülteci LGBTİ+’lara sunmak istiyoruz. Bizi güçlendirdiğine inandığımız bu dayanışma Mülteci Hakları Programının politikasına da yön veriyor.

“Dayanışma olmadan bu dergi olmazdı.”

 “Gökkuşağı Sınır Tanımaz” özel sayısına ArapçaFarsça ve İngilizce burada yer alan linklerden erişebilirsiniz.

 


Etiketler: insan hakları, medya, mülteci
Nefret