10/07/2020 | Yazar: Evrim Demirtaş

“Her türlü hak ihlalleri var evet, ama bunu kanıksamak da bir sorun olarak ortaya çıkıyor.”

“Hak ihlallerini kanıksamak da bir sorun” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

“Adaletin bu mu dünya” yazı dizisinde avukatlara mikrofon uzatıyor, LGBTİ+ hakları ve hukuku konuşuyoruz. Yazı dizisinde konuğumuz Avukat Ahmet Çevik. 2013-2014 yılında Antalya Barosu İnsan hakları merkezinde başkan yardımcılığı görevini üstlenmiş, 2013 yılında Antalya ÇHD'de yönetim kurulu üyesi olarak bir süre çalışmıştır. Dernek 2016 yılında OHAL KHK’ları ile kapatıldı.

Olağanüstü halin kalkması ile yerelde insan hakları alanında sorumluluk alarak Antalya İHD Şubesi’nin kuruluşunda, kurucu yönetim kurulu üyesi olarak yer almıştır. Antalya’da LGBTİ + örgütlenmesini ilk kez kurumsal olarak İHD bünyesinde komisyonlaştırılmasına öncülük edip çalışmalar yürütmüş, 8 Mart 2019 tarihinde Antalya’da BİZ Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Araştırmaları Derneği’nin kurulmasına öncülük etmiştir.

 2020 yılının pandemi günlerinde ise “hayat eve sığabilir fakat duygular eve sığmaz” diyerek biriktirdiği ve sandığa kaldırdığı aşkları ile hesaplaşmış, bu sığmayan duygular ile   geleceğe ve dünyaya yalnızlık, kimsizlik içeren kimliksiz, sınırsız, sınıfsız, cinsiyetsiz bir çağrı yaparak “Sadece sana yazdım” isimli şiir kitabını çıkarmıştır.

Antalya Barosunda LGBTİ+ hakları komisyonu kurmak için çalışmalar yaptığınızı, komisyonun kurulamadığını biliyoruz. Bu süreçten bahseder misin?

Antalya’da o dönemlerde örgütlü ve kurumsal bir LGBTİ+ oluşumu yoktu. Gençlik insiyatifi olarak Biz Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Topluluğu vardı. Bu oluşumda gençlerden ve genellikle üniversite öğrencilerinden oluşuyordu. Antalya nüfus yoğunluğu bakımından da Türkiye’nin 5. büyük kenti, LGBTİ+'lara yönelik hak ihlallerinde, trans kadın ve kadın cinayetlerinde ne yazık ki bu oran ikinci sıraya kadar yükseliyor. Bu hak ihlallerine yönelik bir çalışma da bulunan veya mücadele eden bir kurum olamadığı gibi yerelde LGBTİ+’ların da kurumsal yapısı yoktu. Türkiye’de ilk kez İzmir Barosu LGBTİ Merkezini kurduktan sonra ardından hemen bir bildiri oluşturarak neden bu merkezin kurulması gerektiğini izah ederek baronun da sorumluluklarını hatırlatarak Antalya’da Antalya Barosuna mensup doksana yakın avukat imzası ile hak ihlallerini giderme sorumluluğu olan baroya LGBTİ+ merkezi kurulması için başvuruda bulundum.

Fakat 2018 yılının kasım ayında baro aldığı yönetim kurulu kararı ile komisyon kurulması taleplerimizi ret ettiği gibi aynı YK kararında Kaos GL’nin Ocak ayında yapacağı temel kavramlar eğitimi dahil olmak üzere ret ederek, kameralar önünde katledilen anması da düzenlenecek Diyarbakır Barosu Başkanı Avukat Tahir Elçi’nin afişlerini de kaldırttı.

Antalya Barosu yönetim, LGBTİ+’ların kurumsal yapısında hak temelli mücadele etmesini ve kurumsal yapısında görünmesini istemedi.

Aynı yönetim Kürtçe anma afişlerin asılmasını da o dönem kabul etmedi.

Bu baronun başlı başına yarattığı bir kitleye yönelik hak ihlali üzerine ve devamlı süren hak ihlalleri karşısın da yerelde bulunan LGBTİ+ bireylerin kendi öz derneklerini kurma süresi hız kazandı ve daha sonra LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılığın ve hak ihlallerinin giderilme mücadelesi bu dernek üzerinden yürütülmeye başladı.

Tabi baronun bu tutumu haksız tutumu üzerine, 2019 yılında düzenlenen yerel 8 Mart Kadın etkinliklerin de kadın örgütlerinin Antalya'nın enlerini seçerken BİZ LGBTİ+ Derneğine Antalya’nın en homofobik kurumunu sormaları sonucu biz Antalya’nın en homofobik ve transfobik kurumu olarak Antalya Barosu Yönetimi olduğunu belirterek ilettik ve o dönem zakkum ödüllü Antalya’nın en homofobik kurumu olarak Antalya Barosu yönetimine verildi.

1 Mayıs 2019 tarihinde oluşturulan kortejde yeni kurulan LGBTİ+ derneğinin sırası kortej komitesi ile görüşülerek baronun hemen arkasına alınması taleplerimiz kabul gördü ve baro kurumsal yapısı içinde görmek istemedikleri LGBTİ+’lardan sokaklarda kaçamayacaklarını da o dönem de göstermek ve anlatmak istedik ve tüm LGBTİ+ sloganlar baronun kortejinin arkasında gür bir şekilde de atılarak yankılandı.

Antalya’da LGBTİ+ hak savunuculuğundan bahseder misin?

Avukat olarak lgbti+ hak savunuculuğu daha çok benim yönümden hukuki destek şeklinde oluyor. Ev mühürlemeleri, idari para cezalarına itiraz, TMK 40. madde kapsamında cinsiyet uyum süreci veya açılan ceza davalarını takip konusunda destek veriyorum. Trans kadınlara yönelik nefret cinayetlerini de dernek olarak takip ediyoruz.

Ayrıca Antalya İHD Şubesi ve Biz LGBTİ Derneği üzerinden ceza evinde bulunan LGBTİ+ bireylere de destek veriliyor. Aslında hak savunuculuğu her alanda yapılıyor diyebiliriz.

Antalya’da LGBTİ+’ların karşılaştığı sorunlar nelerdir? Genel olarak bahseder misin?

Antalya’da LGBTİ+lar günlük birçok hak ihlali ile karşılaşabiliyor. Her yerde maalesef olduğu gibi hem bireylerin hem de kurumların yaptığı birçok hak ihlali mevcut devam da ederek gidiyor ….

Biz raporlama çalışması yapıyorduk bu sene geçen yılla ilişkin lgbti+ bireylere yönelik yaşanan hak ihlalleri konusunda lgbti+ arkadaşlarımızın hak ihlalini yaşamasına rağmen   bu hak ihlalini kanıksadığını görüyorduk. Her türlü hak ihlalleri var evet, ama bunu kanıksamak da bir sorun olarak ortaya çıkıyor.


Etiketler: insan hakları
Nefret