12/02/2019 | Yazar: Yıldız Tar

Genç bir trans kadının, Derin’in Mersin’den Ankara’ya uzanan hikayesi

“Hayallerimi gerçek kılmak için yol arkadaşları bekliyorum” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Genç bir trans kadının, Derin’in Mersin’den Ankara’ya uzanan hikayesi: “Ben Mersin’deyken ait olduğum cinsiyeti bir gün bulabileceğimi düşünmüyordum. Sürecim benim için hayal gibiydi. Hayallerimi gerçek kılmak istiyorum.”

Derin Akıllı 20 yaşında, Ankara’da yaşıyor. Aynı zamanda Pembe Hayat Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı.

Mersin’de yaşadığı dönemde örgütlendi, LGBTİ+ hak mücadelesi yürüttü, “boğulur gibi hissettiği” mahalle ve aile baskısından kaçıp Ankara’ya geldi ve hakları için mücadelesini sürdürdü.

Derin bütün bunları yaparken bir yandan da kendi deyimiyle “kendini bulmak” için beden uyumlama* sürecinde. “Şimdiye kadar yolumu dayanışmayla ördüm” diyen Derin bu süreçte geçireceği cerrahi operasyonlar için GoGetFunding üzerinden kitlesel fonlama kampanyası başlattı.

Trans geçiş süreci sağlık hakkına erişimin en sık engellendiği alanlardan birisi. Birçok kişi mahkeme ve hastane arasında örülen ayrımcılık ve damgalama ile boğuşuyor.

Derin ile bu kampanya vesilesiyle Mersin’den Ankara’ya uzanan macerasını ve maruz bırakıldığı ayrımcılıklara karşı mücadelesini konuştuk.

Ankara’dan önce Mersin’de ailenle yaşıyordun? Nasıldı Mersin?

Mersin birçok Anadolu şehrine göre daha rahat bir şehirdi deniz kıyısında olması ve tatil bölgelerinin olmasından dolayı. Bunları oradayken düşünemiyordum ama Ankara’ya gelince fark ettim aslında.

Ben rahat ve karma bir bölgede oturuyordum. Her türlü etnik kökenin, insanın olduğu bir yer. Oturduğum muhitte rahattım ama biraz iç tarafına gittiğim zaman daha rahatsızdı mesela. Mersin demek anılar, mücadele, yola çıkış, baş kaldırış benim için…

Nasıl anıların var Mersin’de?

14 yaşındayken örgütlendim ben. Lise 1’deydim. Kendimi yeni yeni keşfettiğim o dönemlerde internete travesti yazıyordum. LGBTT, Kaos GL, Siyah Pembe Üçgen, Lambda çıkıyordu. Ardından travesti dehşeti haberleri çıkıyordu. Youtube’a yazınca “Bursa çocuğuyum” videosu çıkıyordu. Sonra işte bir grup LGBTİ aktivistin İŞKUR’da “iş istiyoruz” videosunu gördüm. Bu insanlar bir şeyler yapıyorlar demeye başladım. Lubunyalarla sosyalleşmeye başladım. Derken Mersin Üniversitesi’nde bir LGBTİ paneli olduğunu gördüm. O panelin ardından biz örgütlendik aslında. Hiç unutmam, salon inanılmaz kalabalıktı. Kimlik çeşitliliğinin tartışıldığı bir dönemdi. Herkes meraklı tabi. Herkes bir şey soruyordu.

Daha öncesinde örgütlenmeye dair bir deneyimin yok muydu?

Örgütlenmek ve bir araya gelmeye dair bir geçmişim de vardı benim. Sosyalist bir kimliğim de vardı. Liseli sosyalist bir örgütlenmenin çıtır kızıydım.

Mersin’e lise okudun…

Mersin’de turizm otelcilik lisesinde okudum. Mutfak öğrencisiydim. Üçüncü senemin ikinci döneminde okulu bıraktım ve Ankara’ya taşındım.

Nasıl karar verdin taşınmaya?

Çok dramatize etmek istemiyorum ama artık ‘burama kadar geldi’ dediğim bir yerdeydim. Biraz da rahat bir kızdım. Şortumun paçalarını kısaltırdım. E bizim oralar da çok onu kaldırabilecek bir yer değildi. Bir kaçıştı benimkisi. Kendini var etmek için… Çok klasiktir, bunu bütün lubunyalar yapıyor.

Mersin’den çıktım. Daraldığım, bunaldığım bir yerden çıkıp Ankara’ya geldim. Çocuk aklı işte. Bir maceraydı bir yandan da. Herkes, “aman geri döner” diyordu ama ben o cehenneme dönemezdim. Aile ortamı, baba baskısı, mahalle baskısı… Bir işim varsa sabahın erken saatlerinde sokaktan çıkıyordum ve akşam hava karardıktan sonra eve dönüyordum sokakta görünmemek için. Ankara’ya gelmem biraz kolideyken basılıp sadece donumla ortalığa atılmak gibiydi. (Gülüyor) Anladın mı? Basıldım ve kaçmak zorunda kaldım.

Seks işçiliği yapmak istemiyordum o dönem. Mutfak okuduğum için bir sürü restoran ve barda çalıştım. Bir şekilde idare ettim. Bir sürü lubunyayla tanıştım. Hormon almaya başladım. Neyse, o dönem wafflecı’da çalışıyordum ve yaz geldi. Birçok trans için yaz korkunçtur. Trans erkekler için ayrı korkunçtur, trans kadınlar için ayrı… Tişört giydim hayatım, titalar belli oluyor tabi. Patronum gün boyu bana baktı. Gitti karısıyla konuştu, çocuğuyla konuştu. Baktı, baktı, baktı… Gün sonunda geldi yanıma ve, “artık değişmeye başlamışsın, ben seni tezgahın önünde tutamam” dedi. Çok üzüldüm, çok kırıldım. Tek gelirim orasıydı. Evi terk etmişim zaten. Aileden para isteyemem. Sonra seks işçiliği yapmaya başladım. Bir şekilde yine paramı kazanmaya başladım. Hâlâ seks işçiliği yapıyorum.

Kitle fonlaması ile ameliyatın için dayanışma çağrısı yaptın. Neden bu yöntem?

Avrupa’da çok meşhur olan bir yöntemle, kitle fonlaması ile kampanya başlattım. İş kurmak için, uyumlama operasyonunu tamamlamak için yapanlar var. Ben de onlardan biriyim. Türkiye’de başka translar da yaptılar… Ben bütün mücadelemi dayanışmayla ördüm. Yine dayanışarak ilerlemek istiyorum. Çok yeni bir kampanya daha. Hedefin tamamını toplamasam da küçük bir gelir de olsa bana yardımcı olacağını düşünüyorum.

Uyumlama operasyonumu tamamladıktan sonra yarım kalan okul hayatıma geri dönmek istiyorum. Çok severek kazandığım mutfak bölümünü gastronomi ile tamamlamak, gastronomi okumak istiyorum. Belki ileride küçük butik bir pastacı açıp süslü pastalar yapmak istiyorum. Ben Mersin’deyken ait olduğum cinsiyeti bir gün bulabileceğimi, birkaç operasyon geçirip kendimi bulabileceğimi düşünmüyordum açıkçası. Sürecim benim için hayal gibiydi. Bu kampanya bir yandan hayallerimi gerçek kılmak için yol arkadaşları beklentisi.

Ameliyatlar sosyal güvencen varsa ücretsiz değil mi? Neler yaşanıyor o süreçte?

Türkiye Cumhuriyeti yazılı belgeler üzerinde transların uyumlama operasyonlarını ücretsiz yaptığını ve bütün sürecin ücretsiz olacağını söylüyor. Ama o iş öyle değil. Çok zorlu ve bürokratik olarak uzun bir süreç bana kalırsa. Süreçte çok ciddi aksaklıklar olabiliyor. Ve gerçekten tükenmiş hissediyorsun o hastanelere gide gele. Birçok arkadaşım örneğin ürologların kendilerini görmek istemediğini söylüyor. Yine hastanelerde özel randevular paralı. Test sonucunu almak için, kan vermek için birçok işlem için para veriyorsun, vermek zorunda kalıyorsun. Yoksa gerekli olduğu için değil, tamamen bürokratik sebeplerle uzuyor.

*Cinsiyet ve trans geçiş süreçlerinde geçirilen cerrahi operasyonlar için “cinsiyet uyum operasyonu”, “beden uyum operasyonu”, “trans geçiş operasyonu" ifadeleri kullanılıyor. Kişinin kendi adlandırmasına sadık kalarak bu içerikte “beden uyumlama” ifadesini kullandık.


Etiketler: yaşam