14/04/2009 | Yazar: Kemal Ördek

Son dönemde artarak vuku bulan nefret cinayetlerine yönelik uluslararası tepki büyüyor.

Son dönemde artarak vuku bulan nefret cinayetlerine yönelik uluslararası tepki büyüyor. Daha önce Polonya’dan LGBT derneği Homofobi Karşıtı Kampanya, TC Büyükelçiliği’ne, TC Hükümeti’ni LGBT bireylerin temel insan haklarına karşı yapılan saldırıları kınayan ve hükümeti acil önlem almaya davet eden bir protesto mektubu göndermişti. 

Şimdi de, Lübnanlı LGBTQI örgütü Helem, Türkiyeli LGBT bireylerin yaşam hakkına yönelik ihlallerin bir an önce bertaraf edilmesini talep eden bir protesto mektubunu Lübnan’daki TC Büyükelçiliği’ne gönderdi.
 
Mektupta, LGBT bireylere karşı gerçekleştirilen suçların ‘nefret suçları’ kategorisinde değerlendirilmesi, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığının suç olarak kabul edilmesi, katillerin bulunması ve LGBT bireylerin diğer vatandaşlarla kanun önünde yasal/fiili eşitlik hakkına sahip olması yönünde talepler bulunuyor.
 
Mektubu sizlerle paylaşıyoruz: 
 
Serdar Kılıç                                                                                                 13 Nisan 2009
Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi
 
Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği,
Rabieh, 2. Bölge, 1. Cadde, Metn, Lübnan
 
Sayın Büyükelçi,
 
Türkiye toplumu içerisinde yer alan LGBT (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Transgender) bireylere yönelik gerçekleştirilen homofobik ve transfobik şiddetin farkındayız ve – ne yazık ki – bu her geçen gün artmaktadır. LGBT bireylere yönelik gerçekleşen insan hakları ihlalleri, güvenlik zaafı ve devam eder biçimde ölümcül sonuçlara varacak derecede, toplumun bu kesimini hedef almayı sürdürmektedir.
 
Ne yazık ki, Türkiye’deki dostlarımızdan gelen haberler, Ahmet Yıldız’ın İstanbul’da 15 Temmuz 2008’de vurularak öldürüldüğünü, Dilek İnce’nin de 12 Kasım 2008’de Ankara’da vurularak öldürülüğünü gösteriyor. Kısa süre sonra, 10 Mart 2009’da, İstanbul’da Ebru Soykan’ın bıçaklanarak öldürüldü. Bununla beraber, bu insanlık dışı ve soğukkanlı saldırılar bu defa, Eskişehir’de bir transeksüele yönelik saldırı ve yaralama ile devam etmiştir. Talihsiz bir biçimde, Bursa’da bir transeksüel sokakta başı bedeninden kopmuş biçimde bulunmuş, Edirne’de de bir eşcinsel, ilişki teklif ettiği gerekçesiyle öldürülmüştür.
 
Kaygımız, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin, LGBT bireylere karşı gerçekleştirilen insan hakları ihlallerini engellemek adına, bu bireylere yönelik yasal koruma sağlamaya girişmemektedir. Türkiye’deki LGBT bireyler, anayasal haklarının olmaması dolayısıyla hem yasalar hem de hükümet tarafından yalnız bırakılmıştır. Bu gibi nefret suçları, insanlık dışı olması ve kişilerin yaşam hakkını gasp etmesi açısından, uluslararası camia tarafından görmezden gelinemez.
 
Uluslararası insan hakları sözleşmelerine uymayı garanti etmiş bir ülke olan Türkiye’den, ülkede yaşayan LGBT bireyleri diğer vatandaşlarla eşit şekilde korumasını, LGBT bireylere karşı gerçekleştirilen suçları nefret suçları kapsamında değerlendirmesini, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığını bertaraf etmesini ve suçluların bir an önce bulunmasını talep ediyoruz.
 
Cevabınızı bekliyoruz.
 
HELEM – Lübnanlı LGBTQI Bireyleri Koruma Örgütü
 

Etiketler: yaşam, dünyadan
Nefret