08/04/2020 | Yazar: Yıldız Tar

Filmmor’un canlı yayınında konuşan Kaos GL’den Aylime Aslı Demir, koronavirüs pandemisi gibi kriz anlarında LGBTİ+’ların dertlerinin katmerlendiğini hatırlattı.

“Heteroseksüel aile yuvası, herkes için güvenli bir yer değil” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Yeni tip koronavirüs (Covid-19) pandemisi nedeniyle gösterimlerini online ortama taşıyan Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali, dün (7 Nisan) Fundamental: Yükselen Güç filmini yayınladı.

ABD’deki kuir feministlerin, giderek artan faşizmin patriyarkayı beslemesine karşın büyüyen mücadelesini anlatan film gösterimin ardından Filmmor’un Instagram sayfasında söyleşi de yapıldı.

Gazeteci Sibel Yükler’in moderatörlüğü üstlendiği söyleşide Kaos GL Akademik ve Kültürel Çalışmalar Program Koordinatörü Aylime Aslı Demir konuştu.

Film üzerine başlayan sohbette, feminist hareket ve LGBTİ+ hareketinin gündemi ve kriz anlarında mücadele yöntemleri tartışıldı.

“Şimdi sırası mı?”

Yükler’in, faşizm yükseldikçe kadın ve LGBTİ+ hareketlerine “şimdi sırası mı” denildiğini hatırlatması üzerine Demir şöyle konuştu:

“Böyle dönemlerde mücadele etmeyi bırakmadığı için günün sonunda sokakta gördüğümüz tek hareket feminist hareket olabiliyor. Kriz anlarında, “daha büyük dertlerin olduğu” zamanlarda geri plana itilmeye alışık olan hareketler, günün sonunda sokakta kalan tek harekete dönüşüyor. Sürekli geri plana itilmek sizi daha dirençli kılıyor. Bir diğer konu ise; daha büyük dertler olsa dahi bu saydığımız gruplar için bu dert daha katmerli hale gelebiliyor.”

Demir, koronavirüs pandemisi sırasında insanlara evde kalınmasının söylendiğini de hatırlatarak, “İnsanların evde kalması söyleniyor ama ev içinde şiddetin daha fazla arttığını görüyoruz. Büyük sorun denilen şey, dezavantajlı gruptaki için daha katmerli hale gelebiliyor” dedi.

Güvencesizlikle mücadele

Yükselen sağ popülizm ile beraber sadece Türkiye’de değil, dünya çapında yeni bir yönetme biçimiyle karşı karşıya olduğumuzu vurgulayan Demir, “Bu bağlamda kriz anları denilen anlar LGBTİ+ hareketi için ve feminist hareket için kendilerini daha fazla hatırlatması gereken anlar. Daha güvencesizler ve bu güvencesizlik barınma ile de çok alakalı. Ev denilen o “mutlu heteroseksüel aile yuvası” herkes için güvenli bir alan olmayabiliyor” ifadelerini kullandı.

“Bir aktivist olarak geleceği nasıl görüyorsun?”

Yükler’in bir aktivist olarak geleceği nasıl görüyorsun sorusuna Demir’in yanıtı ise şöyleydi:

“Hemen hemen herkes gibi elbette karamsarlığa kapıldığım çokça an var bu salgın günlerinde ancak küresel düzeyde muhtemelen herkes ne kadar kolay yaralanabileceğini, bedeninin kırılganlığını fark ediyor. -Elbette ötekiler bunu zaten biliyordu- O hiç tanımadığımız bedenlere olan temel bağlılığımızı kabul etmek bizi öfkeye sürükleyebilir, bu öfke daha fazla muhafazakarlaşmayı beraberinde de getirebilir, ancak anonim ötekilere olan ve irademizle ortadan kaldıramadığımız ve bütün bedenimizle hissettiğimiz bu bağlılık bence başka yaşamları hissedebilmek, empati kurabilmek için bizlere inanılmaz bir fırsat veriyor. Dolayısıyla salgın günlerinde bu bağlılığı hissediyor olmamız bence küresel düzeyde inanılmaz bir deneyim.”

Filmmor gösterimleri

Dünya Sağlık Örgütü’nün pandemi olarak tanımladığı korona virüsü nedeniyle festivali ertelediğini duyuran Filmmor, online gösterimlere başladı. Kadınlarla kadınlar için sinema yapmak üzere kurulan Filmmor Kadın Kooperatifi’nin bu yıl 18.’sini düzenleyeceği Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali her gün bir filmi sinemaseverlerle buluşturuyor. Filmmor, daha önce Filmmor Kadın Filmleri Festivali'nde gösterilmiş filmlerden oluşan FilmmorOnline seçkisinden her gün bir filmi sosyal medya hesaplarından paylaşıyor.


Etiketler: insan hakları, kadın, kültür sanat
Nefret