17/07/2009 | Yazar: Kemal Ördek

Yeni Delhi Yüksek Mahkemesi, 2 Temmuz’da verdiği kararda, rızası olan eşcinsel çiftler arasında yaşanan cinsel birlikteliklerin yasadışı olmadığına hükmetti.

Yeni Delhi Yüksek Mahkemesi, 2 Temmuz’da verdiği kararda, rızası olan eşcinsel çiftler arasında yaşanan cinsel birlikteliklerin yasadışı olmadığına hükmetti. Uzun yıllardan beri, kolonyal dönemden kalan 148 senelik bu homofobik yasanın kaldırılması için faaliyet gösteren Hindistanlı LGBT örgütleri, mahkeme kararını ‘Hindistan’ın Stonewall’u’ olarak nitelendiriyorlar.
 
Yasalara göre, önceden eşcinseller arası cinsel birliktelikler 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılıyordu. Hindistan Ceza Yasası’nın 377. bölümü, eşcinsel birliktelikleri ‘doğa düzenine aykırı’ olarak niteleyip yasadışı ilan ediyor. Yüksek Mahkeme kararında, bu yasanın
eşitlik hakkının antitezi ve temel özgürlüklere karşı olduğunu vurgulayarak, eşcinsel birlikteliklerin yasal olduğuna hükmetti.
 
Ancak, homofobik yasanın iptali ile birlikte ayaklanan dinci gruplar, oy kaybetme korkusu ve muhafazakar tavrıyla mahkeme kararını sahiplenmeyen hükümeti pasif tutumu üzerine, LGBT hakları aktivistleri ile beraber diğer insan hakları aktivistlerini açıkça tehdit etmeye başladılar.
 
Hindistan Hristyan Katolik kilisesi mahkeme kararını onaylamadıklarını, kilisenin böyle bir şeye izin veremeyeceğini belirtiyor. Kilisenin Hindistan Başrahibi Dominic Emanuel eşcinselliği ‘Doğal olmayan, ahlaksız davranış’ olarak niteliyor. Hindistan’daki Müslümanların dini lideri Ahmed Bukhari de ‘Bu tamamı ile yanlış. Müslümanlar bu kararı asla desteklemeyeceklerdir,’ dedi.
 
Dini gruplar ayrıca, medyayı da arkalarına alarak nefret söylemi üretip LGBT bireyleri açıkça hedef gösteriyor.
 
Hindistan’daki LGBT aktivistlerinden Yashwinder Singh, Kaos GL’yi bilgilendirerek geçenlerde yaşanan bir olayın Hindistan’daki durumu gözler önünde serdiğini ve homofobik grupların saldırılarının arttığını belirtti.
 
Yüksek Mahkeme kararından sonra düzenlenen bir gey partide arkasından yaklaşan biri Yashwinder’in başına cam şişeyle vurmuş ve Yashwinder o anda yere yığılıp kalmış, başına da sekiz dikiş atılmış. Kendisine yapılan saldırıdan hemen dakikalar sonra, bir başka arkadaşının yanına iri yarı birinin yaklaşıp yüksek mahkeme kararı için çalışan LGBT aktivistlerden olup olmadığını sormuş, aldığı olumlu yanıttan sonra da bu kişi arkadaşına saldırmış. Arkadaşının kolu ve bacağında kırıklar var. Mekanı terk etmeden önce bu şahısların bağırarak İslami gruplardan olduklarını ve geylere derslerini vereceklerini söylediklerini aktardı Yashwinder. Ona göre bu olay, Hindistan’ın yüksek mahkeme kararından sonraki ilk nefret suçu.
 
Yüksek Mahkeme kararına sevinemeden, LGBT örgütlerin karşısında daha şimdiden iki tehlikeli olasılık var. Bir tanesi mahkeme kararının bir üst mahkemeye taşınması ve iptal edilmesi; diğeri ise konuyla ilgili bir yasa hazırlığı için parlamentonun devreye girmesi. İkinci olasılık, parlamentodaki muhafazakar baskın çoğunluk sebebiyle LGBT örgütleri korkutuyor.
 
 

Etiketler: insan hakları
Nefret